Halep 'hayalet şehir'e dönüyor

Halep 'hayalet şehir'e dönüyor
Halep 'hayalet şehir'e dönüyor
Halep'te muhaliflerin ele geçirdiği semtlerde caddeler yanmış tank ve araçlarla dolu. Silahlı muhalifler kol geziyor. Araç ve yakıt bulan kaçıyor.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

İç savaşa sürüklenen Suriye’de ticaretin merkezi Halep, 15 gündür süren çatışmalar nedeniyle kısmen ‘hayalet kente’ döndü. Muhaliflerin kontrolündeki semtlerde yollar yanmış tanklar ve ters dönmüş araçlarla dolu. Çöpler dört yana dağılmış. Açık dükkân neredeyse yok. Araç bulabilen şehri terk ediyor. Gece helikopterlerin kilometrelerce yükseklikten bıraktığı bombalar sönük bir havai fişeğe benziyor. Halep’e ulaşmak büyük sıkıntı. Çünkü hâlâ Beşşar Esad güçlerinin kontrolünde olan yollar var. Daha büyük sorunsa yakıtı olan bir araç bulabilmek. Bazı noktalarda ordunun kontrol noktaları var. Bu yolları kullanmak riskli. Toprak yollardan Halep’in içine girdik. Esad’ın askeri birliği olan bir bölgeden geçtik. Muhalifler buranın ele geçirilememe nedenini şöyle anlatıyor: “Bize kurşun sıkmayan askere biz de kurşun sıkmıyoruz. Oralarda güçleri yok. Asker bir süre sonra fırsatını bulup kaçıyor. Bizim için milis gücü Şebbihalar daha büyük tehlike.” 

Fırıncının yakıtı muhaliflerden
İç kesimlerde ana yolların çoğunda yanmış araçlar ve tanklar var. Her taraf çöp yığınlarıyla dolu. Görebildiğim tek çöp aracı da yanmış. Sokaklardaki insanların çoğunda silah var. Muhalifler Kalaşnikov kullanıyor. Sivillerde ise pompalı tüfekler var. Çok az insan normal hayatının akışına devam ediyor. Evlerin perdeleri örtük, kapıları kilitli. Yiyecek bulmak zor. Devlet fırınları hıbız denilen ekmek üretiyor. Ancak birkaç ekmek alabilmek için 5 saat bekleyen var. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), fırıncılara yakıt temin ederek insanlara ekmek ulaşmasına yardımcı oluyor. Ekmek bulup evine dönenlerin yüzü gülüyor. İymet de savaşı unutmuş ekmek derdinde olanlardan biri. Mahallesi Meseke Hanano’da çatışmalar yoğunlaşınca kaçmış ancak silahlar susunca hemen geri dönmüş. Yine çatışma çıkarsa ne yapacağını soruyorum, “Kendimizi korumasını öğrendik. Gidecek bir yerimiz yok. Burada kalmaya mecburuz” diyor. Halep’ten kaçanlardan biri de Ahmet’in ailesi. Kaçarken yakıt bittiği için yolda kalmışlar. İstikametleri Türkiye sınırına yakın köyler. Küçük bir kamyonete doldurabildiği kadar eşyayı doldurmuş. Halep’in içinden ayrılamadan yolda kalmışlar. Yakıt konusunda muhaliflerden yardım istiyor. Birkaç saatlik arayışın ardından yakıtı bulup yollarına devam ettiler. 

‘Sinsi’ helikopter
Çatışmaların yaşandığı mahalleleri gezerken bir evin tepesindeki silah silueti dikkatimizi çekti. Keskin nişancıdır diye hemen uzaklaştık. Muhaliflerin en sık uyarısı ‘keskin nişancılar’ olmuştu. Dün gündüz saatlerinde çok az silah sesi ve birkaç bomba sesi duyuldu. Ancak gece helikopterler yaklaşık bir saat boyunca belli bölgelere bomba attı. Helikopterler uçaksavarların menzilinden çıkmak için çok yüksekten uçuyor. Sesleri duyulmuyor. Nerede oldukları ise açtıkları ateşten anlaşılıyor. Önce bir ışık görülüyor, birkaç saniye sonra da sesi duyuluyor. Helikopter sesi başlarına yağacak bomba anlamına geliyor. 

3 muhbir yakalandı
Tek savunma ise sağlam görünen bir evin altına sığınmak. Geceye doğru silah sesleri sustu. Karargâhın yanında bir taburede otururken birden büyük bir ses duyuldu. Herkes dağıldı. Eller tetiklere gitti. Ancak öğrenildi ki, muhalifler ele geçirdikleri ‘12.5’ dedikleri uçaksavarı denemişler. Karargâha akşam üzeri 3 muhbir getirildi. İddiaya göre, karargâhta büfe işleten bu kişiler muhaliflerin faaliyetlerini rejim güçlerine bildiriyordu. Sorgunun ardından ikisi ‘muhbir’ olduğunu kabul etti. Bu kişiler bir üst karargaha gönderildi. Akıbetlerinin ne olacağı ise tüm muhaliflerce ‘biliniyor’. Muhaliflerin mermi ve silah sıkıntısı olsa da moralleri yüksek. Esad’la ilgili tek tartışma, düşüp düşmeyeceği değil, ne zaman düşeceği…

Üniversiteli gencin infaz mutluluğu
Velit, Tişrin Üniversitesi’nde 1. sınıf öğrencisi. Bilgisayar ve cep telefonunu satıp Özgür Suriye Ordusu’na katılmış. Silah bulması bir ay sürmüş. Çok sevinçliydi. Sebebini sordum. Berri aşiretinin liderine kurşun sıkanlardan biriymiş: “Gösterilerde sivillere kurşun sıkıyorlar. Öldürdüğü kişi başına 300-400 dolar alıyorlar. Liderleri Zeyno Berri’nin 300-400 adamı vardı. Önceki gün operasyon düzenledik. Birliğim gitmedi. İzin almadan katıldım. Berri önce sorguya çekildi. Onlarca arkadaşımızı şehit etmişti. Kurşuna dizdik.”