Hamaney'in ticari imparatorluğu

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in emrindeki Setad İcraiye Farmane Hazreti İmam (İmamın Emrini İfa Merkezi) adlı kuruluşun ‘sahipsiz’, ‘terk edilmiş’ mülklere el konulması ve elde edilen gelirin yatırımlara dönüştürülmesiyle 95 milyar dolarlık bir servet biriktirdiği belirtildi. Reuters muhabirleri Steve Stecklow, Babak Dehghanpisheh ve Yeganeh Torbati 6 ay süren çalışmalarla Setad imparatorluğunun portresini çıkardı. Araştırmaya göre İslam Devrimi’nin lideri Ayetullah Humeyni’nin ölümünden kısa süre önce verdiği talimat doğrultusunda ülkeyi terk edenlerin geride bıraktığı mülklerin yönetimi ve satışı için kurulan Setad’ın kontrolündeki mülk ve yatırımların değeri İran’ın elde ettiği petrol gelirinden fazla.

Ağır ‘koruma’ bedeli

Setad’ı ‘İran sanayiinin finanstan petrole, telekomünikasyondan doğum kontrol hapı üretimine kadar her sektöründe pay sahibi Hamaney’in sarsılmaz iktidarının anahtarı’ olarak niteleyen araştırmada yer alan iddialara göre Bahailer gibi, kuruluş dinsel azınlıklar ve ülkeden kaçan devrim karşıtları dahil farklı kesimlerden birçok kişinin mülküne sistematik bir biçimde el koydu. Sadece mayısta değeri milyonlarca doları bulan 286 mülk Setad tarafından satışa çıkarıldı. Satış ilanlarında Setad ismi kullanılmasa da verilen irtibat telefonları Setad ofislerine aitti. Setad zaman zaman terk edilmiş mülklere dair açılan davalarda yalan beyanatlar kullandı, hak iddiasında ısrar eden ya da mülkünü boşaltmayanları tehdit etti ya da mülkiyet hakkını belgeleyenlere yüksek miktarlarda ‘koruma bedeli’ fatura etti. Yurtdışında yaşayan bir işadamı yıllar sonra Tahran’da 90 bin dolarlık mülkünü satmak için girişimde bulunduğunda 50 bin dolar koruma faturası ödemek durumunda kaldığını anlattı. Bir başkası mahkeme kararıyla geri aldığı mülkü için toplam 50 bin dolar ‘humus’ yani beşte bir oranında ‘dini vergi’ tahsil edildiğini söyledi. Bahai Uluslararası Topluluğu’na göre Setad 2003 itibariyle Bahailere ait 11 milyon dolar değerinde 73 mülke el koydu.

Bahailer en kolay hedef
Şah’la işbirliği yapmakla suçlanıp mağdur edilen Bahailerden biri de Hamedan’da 750 hektarlık arazisini Setad’a kaptıran Aminullah Katirai. Eşi Bahailerle ilgili yürüttüğü faaliyetler için 1982’de 9 kurşunla idam edilen Vahdet-e Hak ise Setad’ın sırf inançları nedeniyle 3 apartman dahil tüm mülklerine zorla el koyduğunu ve sonunda 1993’te İran’ı terk etmek zorunda kaldığını söyledi. Vahdet-e Hak altı yıl sonra Sedat’ın bir mektup göndererek İran’ı terk etmeden önce kaldığı daireyi kendisine satmayı önerdiğini, bunu reddedince de kendi dairesi için kira bedeli çıkartıldığını, bunu da reddedince mülkün satıldığını belirtti.

Güya geçiciydi, holdingleşti

Hamaney’in liderliği döneminde Setad özel ve kamu sektöründe düzinelerle şirket satın aldı. 2008 rakamlarıyla elindeki mülklerin değeri 52 milyar doları bulan Setad, 37 şirketi kontrol ediyor. Bu şirketlerden birinin değeri 40 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Ayrıca 14 özel şirkette hisseleri olan Setad kamu şirketlerinde de toplam 3.4 milyar dolarlık hisselere sahip. Bu faaliyetlerin görünürdeki amacı ülkenin ekonomik büyümesine destek olacak İran kökenli bir şirket kümelenmesi yaratmaktı. Dini lider, yargıçlar ve meclis yıllar boyunca çıkardıkları kararla Setad’ı güçlendirdi. Meclis Hamaney’in izni olmadan Setad üzerinde denetim yetkisini kabul etmedi. El konulan mülklerle ilgili davalara bakan ve 2010’da Almanya ’ya yerleşen avukat Naghi Mahmudi “Setad’ın sahip olduğu mal- varlığını sorgulayacak hiçbir denetim kurumu yok” dedi. Halbuki Setad yoksullara ve savaş gazilerine yardım etmek için ve sadece iki yıl boyunca faaliyet göstermesi koşuluyla oluşturulmuştu. Reuters İran makamlarına yöneltikleri soruların yanıtsız bırakıldığını kaydetti. { İSTANBUL /REUTERS}