'Harmuş silahla kandırıldı'

'Harmuş silahla kandırıldı'
'Harmuş silahla kandırıldı'
Suriye'ye teslim edilen Harmuş'un kardeşi İbrahim ve eşi Gofran, Radikal'e konuştu: MİT mensubu Harmuş'a silah vaat etti.
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

HATAY- Hatay’daki mülteci kamplarına girmek için izin aldığımızda reddedemeyeceğimiz bir teklif de beraberinde geldi: Hüseyin Harmuş’un ailesiyle buluşmak. Özgür Suriye Ordusu’nun kurucularından Albay Harmuş’un 6 ay önce Suriye’ye kaçırılması dünya basınında geniş yer bulmuş, muhalifler olaydan Türkiye istihbaratını sorumlu tutmuştu. Harmuş’un eşi Gofran Hicazi de ekimde eşinin kaçırılmasından dolayı Türkiye’yi suçlamıştı. Hicazi’yi Altınözü’nde 4 oğluyla kaldığı ufak çadırda bulduğumuzdaysa suskundu. Suratında donuk bir ifade vardı, yorgun ve bezgindi. Kocasını en son, kaçırıldığı 29 Ağustos’ta gördüğünü, sonra da Suriye devlet televizyonunda tehdit altında verdiği röportajda izlediğini anlattı. Çoğunlukla kocasının kardeşi İbrahim Harmuş’a bıraktı konuşmayı. Büyük oğlu kenarda minderde bize arkası dönük, yattı röportaj boyunca. 

‘Adı Ebu Mehmet’ti’
Hüseyin Harmuş’u kamptan çıkartarak Suriye’ye teslim eden adamı tanıyor muydunuz?
İbrahim Harmuş: Tabii ki. Kampta Ebu Mehmet diye bilinirdi, herkes onu tanırdı. Kampa giren herkesi yakından takip ederdi. 

Hüseyin Harmuş’la ilişkisi nasıldı?
Harmuş: Sık sık görüşürlerdi. Hüseyin hiçbir yerden silah bulamıyordu. Tek bir mermi bile alamadı kimseden. Hiç parası da yoktu zaten. Bin lira borcu vardı, karısına kiraladığı evin eşyalarını satıp ödemişti. Ebu Mehmet bu sırada ona silah ve para vereceğini, ne isterse ayarlayacağını söyledi. ‘Türkiye size yardım etmek istiyor’ diyordu Hüseyin’e. 

Güveniyor muydunuz ona?
Harmuş: Hayır, son zamanlarda yalan söylediğini hissetmeye başlamıştım. Zaten herkes silah vereceğini iddia ediyor ama kimse sözünü tutmuyor.
Hicazi: Kocama ‘bu adama güvenmiyorum, dikkat et sana oyun oynamasın’ dedim ama dinlemedi. 

Hüseyin Harmuş’un kamptayken birkaç kez Suriye’ye gidip geri geldiği doğru mu?
İbrahim: Evet. Giderken haber vermezdi, gelince söylerdi. Özgür Suriye Ordusu’ndan askerlerle buluşuyordu. Orada mücadeleye hep devam etti. 

Hatay’da kimlerle görüşüyordu?
İbrahim: Ordudan kaçan kim varsa görüşürdü. Besimi Halid’le çok görüşürdü. Bir de Nebi Zayid vardı, Suriye vatandaşı ama Hatay’da yaşıyor. Ondan bir miktar borç almıştı. 

‘Dava açtım, reddedildi’
Önceleri olanlardan dolayı Türkiye’yi suçladığınızı söylüyordunuz. Hala şikâyetçi misiniz?
İbrahim: Ebu Mehmet yakalandı. Artık durum ortada. Bir nebze de olsa rahatladık diyebiliriz.
Hicazi: Şu an suçlamak istemiyorum Türkiye’yi. Eğer hükümetin bu işte eli olsaydı bu adam ortaya çıkartılmazdı. 

Olayın Ebu Mehmet’ten ibaret olduğunu mu düşünüyorsunuz?
İbrahim: Ebu Mehmet’e Hatay’da dava açmıştım ama reddedildi delil eksikliğinden. Şimdi ortaya çıktı suçlu olduğu. Sadece Ebu Mehmet değil birçok kişinin suçlu olduğunu, bu pis işi yapmak için para aldığını biliyorum. Ama kim oldukları muamma. Suriye konsolosluğuyla iletişim halindeyiz, bizi bilgilendiriyorlar. 

Suriye’de aileniz tehdit altında mı?
İbrahim: Ailemizden 14 kişiyi öldürttü Esad. 5 kişi de tutuklu. 20 gün önce yeğenimin cesedini bir yolun kenarında buldular, yalnızca kafası ve dizden aşağısı kalmış. Gerisi iskelet. Kan bile yoktu, sinek konmuyordu üzerine dediler. Ama Esad’ın sonu çok yakındır. Yanımızda hiç kimse durmasa bile mücadeleye devam edeceğiz, bu savaşı alacağız. 

‘Başbakandan talebim...’ 
Neden geri gitmiyorsunuz peki?
İbrahim: Ben gitmek istiyorum ama ailem bırakmıyor. Bu çadır kentte yalnızca ben ve kardeşim kaldık, onun da ayağında kurşun yarası var yeni iyileşiyor. Ailemizin geri kalanına gözkulak olmak zorundayız. 

Şu an Hüseyin Harmuş’un nerede olduğunu biliyor musunuz?
Harmuş: Suriye’de cezaevinde olduğunu duyuyorduk önceleri. Birkaç gün önce telefon geldi. Esad, kardeşimi İran’a götürmüş. Orada Özgür Suriye Ordusu’ndan yaklaşık yüz askerle birlikte rehin tutuyormuş. Yakalanırsa onları kullanarak tehdit edecek insanları. Tabii bir de Harmuş’u Suriye’den iyice izole etme isteği var...
Hicazi: Başbakandan tek bir isteğim var: Hüseyin’i geri getirin. Nasıl gittiyse öyle gelsin. 

Türkiye’den silah bulabiliyor musunuz?
Harmuş: Hayır. Silahların küçük bir kısmı Lübnan’dan geliyor... 

Ya Müslüman Kardeşler?
Harmuş: Onlar kendi adamlarını silahlandırıyor. Bize gelince ‘paran varsa konuşalım’ diyorlar.

Albay’a ne olmuştu?
6 ay önce Altınözü’ndeki çadır kampta yaşayan Suriyeli Albay Hüseyin Harmuş ve Binbaşı Mustafa Kassum, eski MİT’çi Ö.S. (kamptaki adıyla Ebu Mehmet) tarafından Suriye’ye teslim edilmişti. Ö.S. önce gözaltına aldındı ve teşkilattan ilişiğinin kesildiği açıklandı, sonra da olaya karışan 4 kişiyle birlikte tutuklandı. Bir iddiaya göre Harmuş 9 PKK ’lıyla takas edildi. Son iddiaya göre Ö.S. Harmuş için 100 bin dolar aldı. 19 yıldır MİT’te çalışan Ö.S.’nin avukatıysa iddiaları reddediyor.