Helal sana bu iklimler!

Helal sana bu iklimler!
Helal sana bu iklimler!
"Dinler iklim değişikliğine bir çözüm olabilir mi?" Bu sorunun cevabını henüz bilmiyoruz ancak dini liderler son birkaç aydır canhıraş uğraşıyor. Önce Papa Francis, iki ay önce bir 'ferman' yayımladı. Şimdi de İslam dünyasının dini liderleri İstanbul'da bir araya gelerek bir 'deklarasyon' açıkladı. Dünyadaki 1.7 milyar Müslüman'a çağrıda bulundu. 'İslam Deklarasyonu'nun kısa halinin cuma hutbelerinde okutulması planlanıyor.
Haber: Serkan Ocak / Arşivi

RADİKAL - Tam adı ‘Uluslararası İklim Değişikliği Sempozyumu’. Onlarca dini temsilci İstanbul ’da 17-18 Ağustos tarihleri arasında bir çağrı metni hazırlamak için toplandı. Küresel ısınmayla ilgili yıllardır çeşitli organizasyonlar yapılıyor. Ancak ilk kez ‘İslam’ adı altında böyle bir toplantı yapıldı.

Dünyanın kirlenmesine ve iklim değişikliğine en çok sebep olan fosil yakıt zengini Suudi Arabistan’ın müftülerinden Uganda Yüce Müftüleri ve Güney Afrika’daki Müslüman azınlığın temsilcilerine kadar çok sayıda temsilci toplantıya katıldı.

Aslında tüm bu toplantılar, çağrılar Aralık 2015’te Paris’te yapılacak ‘İklim Zirvesi’ öncesi bir hazırlık niteliğinde. BM’nin 21. Taraflar Kongresi’nde gezegenin geleceği belirlenecek. Burada dünya devletlerinin liderleri bir araya gelecek. Mücadele konusunda neler yapacaklarına dair somut adımlar atacak. Tabii bunlar sadece beklenti...

 

PAPA VARSA BİZ DE VARIZ... 

 

Papa Francis, hazırladığı yaklaşık 200 sayfalık genelgede, ekosistemin emsalsiz şekilde mahvoluşuna dikkat çekmişti. Buna karşı hareket geçmek zorunda olduklarını anlatmıştı. Bu genelgenin en önemli özelliği ise, dünyadaki yaklaşık 300 milyon Ortodoks’u temsil eden İstanbul Ekümenik Patrikhanes’ne atıflar yapılmasıydı. ‘Yeşil Patrik’ olarak da anılan Patrik Bartholemeos’un görüşleri Papa’nın genelgesinde yer bulmuştu.

İslam âlimleriyse geri kalmadı. Sadece iki ay sonra İstanbul’da bir araya geldi. İki günlük toplantılar sonucunda 190 sayfa olmasa da içinde Kuran’dan ayetlerin bulunduğu sekiz sayfalık bir çağrı metni yayımladı.

Sempozyumun en önemli eksikliği ise Türkiye ’den resmi bir temsiliyetin olmamasıydı. Gönüllü bazı akademisyenin dışında Diyanet’ten herhangi bir katılım olmadı. Organizatörler, davet ettiklerini ancak yanıt vermediklerini söyledi.

 

SAVAŞTA BİLE AĞAÇ KESİLMEZ

 

Sempozyuma katılanlardan Dünya İslami Yardım Örgütü’nden (Islamic Relief Worldwide) Mohamed Ashmawey, Müslüman ülkelerin eyleme geçmesi gerektiğine karar verdiklerini ve bu nedenle böyle bir toplantıyı yapma kararı aldıklarını anlattı. “Bir gemide yaşayan kardeşleriz, gemiyi kurtarmamız gerekiyor” diyen Ashmawey, Allah’ın yarattığı her şeyi korumayı emrettiğini, İslamiyet’in savaşta bile ağaç kesmeyi yasakladığını hatırlatarak iklim değişikliği konusunda 1.7 milyar Müslüman’ın çözümün bir parçası olması için yardımcı olacaklarını anlattı. İslamiyet’in ve Müslüman’ların gezegeni kurtarmak için herkesle işbirliği yapacağını da söyledi. Ekoloji İçin İslami Vakfı kurucusu Fazlun Khalid da deklarasyonu tüm dillere tercüme ettireceklerini camilerde de kısa bir versiyonun cuma hutbelerinde okutulmasını sağlayacaklarını belirtti.

 

BAŞKA BİR YEŞİL EKONOMİ

 

Deklarasyonda zengin ve petrol üretici ülkelere, şirketlere, iş ve finans dünyasına, tüm insanlığa ve devlet liderlerine ayrı ayrı çağrılar var... Bunlardan bazıları şöyle:

“*Yüzyılın ortasından geç olmamak üzere, mümkün olan en kısa sürede, sera gazı emisyonlarını terk etmek konusunda önderlik etmeye...

*Çevreden ahlak dışı kâr etmeye odaklı endişelerini değiştirerek dünyanın yoksullarını korumaya ve durumunu iyileştirmeye...

*Yeşil ekonomiye yatırım yapmaya...

*Kaynakları kurutan, çevreyi bozan ve eşitsizlikleri derinleştiren finansal sistem yerine saadet ve refah modelini hayata geçirmeye...

*Tüm grupları, bize destek olmaya, bizlerle işbirliği yapmaya, bu çabalarımızda bizimle dostça rekabet etmeye çağırıyoruz... Diğer tüm dinlerden gelecek katkıları memnuniyetle karşılayacağız, bu mücadelenin kazananı hepimiz olacağız...”

 

 

İSLAM DİNİ DOĞAYI KORUR

Suudi Arabistan’dan toplantıya katılan Uluslararası İslami İnanç Akademisi Direktörü Abdulqahir Quamar:  “İslam toplumu enerji verimliliği konularıyla ilgili 2009’dan beri çalışıyor. Bu konuyla ilgili birçok kriter ve yasa da yakında çıkacak. Çünkü İslam dini denge kurma ve doğayı koruma üzerine kuruludur. Bu yeni bir olgu değil. Biz ilk başka İslam dininin doğayı nasıl koruduğuna dair bir bildiri yayınlamayı düşünmedik. Ancak bir yandan da iklim değişikliği için bir bildiriye ihtiyacımız olduğunu fark ettik.

Fosil yakıtların kullanımının hesaplanmasında eşitlik olması gerekiyor. Örneğin, Lübnan’ın yüzölçümü Suudi Arabistan’dan çok daha küçük ve bu sebepten ülkelerin sadece fosil yakıt kullanımları değil yüzölçümleri de dikkate alınmalı. Körfez ülkelerinde, özellikle de Suudi Arabistan’da, fosil yakıt kullanımı tamamıyla ekonomik bir konu. Çünkü fosil yakıtların tükenmesini istemiyorlar. Ama bir diğer yandan da Suudi Arabistan’ın, içinde tren istasyon ağı ve başka enerji verimli projelerin olduğu beş yıllık sürdürülebilir enerji kullanımı stratejisi var. Bunlar şu anda hayatta ve fosil yakıt kullanımını peyderpey bitirmeyi hedefliyorlar.”

 

MEDENİYETİMİZE ÇAĞRI:

 

Dr. Mohammet Er, Lübnan Başmüftüsü : Gerçekte İslam dini büyük bir din ve dünyada 1 milyardan fazla Müslüman var. Ve biliyorsunuz ki Müslümanlık bir yaşam biçimidir. Bu bildiri, bizim dinimizden ziyade medeniyetimize bir çağrıdır çünkü bizim dinimiz hem medeniyeti hem de insanlığı temsil eder.