Hükümete de muhalefete de mesaj var

Hükümete de muhalefete de mesaj var
Hükümete de muhalefete de mesaj var
ABD yönetimi Davutoğlu'na 'NATO müttefinde Çin füzesi imkansız' mesajı verecek. Ziyarete hazırlanan Kılıçdaroğlu ile ilgili de ABD'nin kuşkuları var.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye’den Washington’a iki hafta içinde iki kritik ziyaret var. Biri iktidardan, diğeri muhalefetten. ABD yönetimi iki ziyareti de önemsiyor ancak ikisinde de ‘eleştirel’ mesajlar vermeye hazırlanıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun önündeki en sıkıntılı konu ‘Çin füzesi’ olacak. Washington, Davutoğlu’na “Ticari kaygılarınızı anlıyoruz ama Çin füzesi NATO şemsiyesi altına girmeyecek” mesajı verecek. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ’nu ise ‘NATO radarına karşı çıkan, Amerikan karşıtı söylemleri olan CHP imajı’ konusundaki kuşkulu bakış açısı bekliyor.

Normalleşme not edilmiş

Washington’a ilk ziyaret 18 Kasım’da başlayacak. Davutoğlu, resmi temaslar için ABD’ye gidiyor. Davutoğlu’nun ve ABD’li muhataplarının gündemindeki konular Suriye, Irak, İsrail, Mısır gibi konular. Amerikalı diplomatik kaynaklara göre, son dönemde Türkiye ile ABD arasında Suriye, İsrail, Mısır gibi konularda ortaya çıkan görüş ayrılıkları, Türkiye’nin tavır değişiklikleri nedeniyle azaldı. Ankara’nın Kaide’ye, Suriye’deki unsurları da dahil olacak şekilde mesafe koyması ve Suriye konusunda ABD ile tam işbirliği yapmaya başlamasından memnun olan Washington, Bağdat ile Ankara arasında başlayan trafiği de yakından izliyor. Çünkü bu temasın derinleştirilmesi Irak’ın enerji kaynaklarıyla ilgili Ankara-Washington hattındaki işbirliğini de arttırabilir, Türkiye’deki çözüm sürecine pozitif katkıda bulunabilir. Türkiye’nin Mısır ile ilişkilerini koparması, Büyükelçi’yi geri göndermesi de ABD yönetiminin not ettiği ‘normalleşmenin’ işaretleri.
Ancak Türkiye-ABD ilişkilerinde gündemin üst sıralarında yer alacak iki sorunlu konu var. İlki Türkiye’nin Çin’den füze sistemi alması. Türkiye’nin ticari kaygılarını anladıklarını belirten Amerikalı kaynaklar, NATO müttefiklerinin uyması gereken koşullarla Türkiye’nin Çin ile yürütmek istediği projenin ticari olmasa da stratejik açıdan birbirine ters düştüğüne işaret ederek şu yorumu yapıyor: “Türkiye’ye NATO şemsiyesi altında bu projeyi sonuçlandıramayacaklarını açıkça ifade ediyoruz. Türkiye’nin ticari kaygılarını anlıyoruz ancak NATO’nun güvenlikle ilgili stratejik ve siyasi kaygılarının daha hayati olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Davutoğlu’na ‘NATO müttefikinde Çin füze sistemi imkânsız’ mesajını vereceğiz...” ABD yönetiminin bir başka endişesi, Türkiye’nin İsrail konusundaki tutumundan geri adım atmaması. Bir yetkiliye göre Türkiye-İsrail ilişkileri, İsrail Başbakanı Netenyahu’nun Başbakan Tayyip Erdoğan ’dan özür dilediği günden daha kötü ve bu durumun ortaya çıkmasında Türk tarafının tutumu belirleyici. Obama yönetiminin bu konudaki hassasiyeti iletmesi de bekleniyor. ABD’nin düşünce ve basın özgürlüğü konusundaki hassasiyeti de sürüyor. Görüşmelerde bu konu da gündeme gelecek. Ancak ABD’liler bunu artık Türkiye ile ilişkilerde ‘rutin konu’ olarak görüyor. 

Kılıçdaroğlu’nun kırması gereken önyargılar var

ABD’liler, Kılıçdaroğlu’nun kasım sonunda gerçekleşecek ziyaretinin Davutoğlu’nun ziyareti ile kıyaslanmasını doğru bulmuyor. Çünkü, Davutoğlu’nun ziyareti devletler arası resmi bir ziyaret. Kılıçdaroğlu ise ABD’yi ziyaret eden bir siyasetçi. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun yönetimden üst düzey bir karşılama bulması da zor. Beyaz Saray ve Dışişleri’nden bazı yetkililerin Kılıçdaroğlu ve heyeti ile görüşmesi mümkün ama seyahatte CHP heyetinin asıl olarak Kongre ve düşünce kuruluşları ile bir araya gelmesi öngörülüyor. ABD’li kaynaklara göre, Kılıçdaroğlu’nun Irak, Suriye ve Mısır ile ilişkiler konusunda verdiği mesajlar, AB üyelik sürecine ilişkin ısrarcı tutumu Washington’un dikkatini çekse de ABD’de CHP’ye yönelik şüpheci yaklaşımı ortadan kaldırmamış. CHP’nin Kürecik Radarı’na karşı çıkarken NATO ve ABD karşıtı söylemler kullanması, anti-emperyalist vurguları hala bir siyasi arguman olarak kullanması, Kürt sorunun çözümünde milliyetçi söylemlerden kurtulamaması, başta demokratlar olmak üzere, Amerikalıların CHP ile ilgili kaygılarının sürmesine neden oluyor. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinin ‘destek bulma’ aşamasından önce ‘önyargıları yıkma’ ziyareti olması daha muhtemel.