Humus'ta katliam

Humus'ta katliam
Humus'ta katliam
Suriye'nin Humus kentinde güvenlik güçlerinin halkın üstüne ateş açtığı iddia ediliyor. Gelen bilgilere yüzlerce ölü var. Şam yönetimi: saldırılarla ilgimiz yok!

Suriyeli muhalifler, dün Humus'ta güvenlik güçlerinin büyük bir operasyon düzenlediğini ve en az 260 sivilin hayatını kaybettiğini öne sürdü. Suriye hükümeti, iddiaları yalanladı. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi bugün Suriye için toplanıyor. 

Rusya ve ABD Dışişleri Bakanları da Münih'te Suriye konusunu ele aldı.Merkezi İstanbul 'da bulunan Suriye Ulusal Konseyi'nden (SUK) yapılan açıklamada, ölen 260 kişi arasında kadın ve çocukların da bulunduğu belirtildi. Açıklamada, Suriye ordusunun bombaladığı kentte yüzlerce kişinin de yaralandığı ifade edildi. El Cezire ve El Arabiya, operasyonda öldürüldüğü iddia edilen Suriyelilere ait cesetlerin görüntülerini yayınladı. El Arabiya, dün Suriye'deki olaylarda 337'si Humus'ta olmak üzere 400'den fazla kişinin öldüğünü bildirdi.

Suriye hükümeti ise ordunun, Humus'u bombaladığı iddialarını reddetti. Resmi haber ajansı SANA, televizyon görüntülerindeki cesetlerin, silahlı kişilerce kaçırılıp öldürülen Suriyeli vatandaşlara ait olduğunu belirtti. Devlet televizyonu da "katliam haberlerinin", bugün Suriye'yle ilgili bir karar tasarısını oylaması beklenen BM Güvenlik Konseyi'ni etki altına almak için ortaya atıldığını iddia etti.

MÜNİH VE NEW YORK'TA İKİ KRİTİK TOPLANTI
Humus'ta yaşananlar Batılı devletleri de harekete geçirdi. BM Güvenlik Konseyi, bugün Suriye ile ilgili karar tasarısı üzerinde uzlaşma sağlamak ve oylamak için toplanıyor. Toplantı TSİ 16.00'da başladı. Fas tarafından hazırlanıp BM Güvenlik Konseyi'ne sunulan karar tasarısı metninde, Rusya'nın itirazları üzerine Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın görevden ayrılmasına ilişkin açık bir çağrı yer almıyor. Ancak metinde, “Arap Birliği'nin, Suriye'de demokratik ve çoğulcu siyasi geçiş sürecini kolaylaştırmayı amaçlayan 22 Ocak 2012'deki kararına tam destek verildiği" ifade ediliyor. Arap Birliği planı kapsamında, “Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın yetkilerini yardımcısına bırakması” öngörülüyor.

Tasarının 15 üyeli Konsey'den geçmesi için hiçbir daimi üye (ABD, Fransa, İngiltere, Çin ve Rusya) tarafından veto edilmemesi ve en az dokuz üyenin “evet” oyunu alması gerekiyor. Tasarıyla ilgili toplantı öncesi Rusya'nın itirazlarını gidermek ve uzlaşma sağlamak amacıyla ABD devreye girdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Münih'teki Güvenlik Konferansı çerçevesinde ikili bir görüşme yaptı. Görüşmeye ilişkin bilgi veren ABD'li bir yetkili, Clinton ve Lavrov'un Suriye'deki durumun acil olduğu konusunda uzlaşmaya vardıklarını söyledi. Yetkili, meselenin New York'taki temaslarda daha detaylı ele alınacağını vurguladı. Itar-Tass ajansı da Lavrov ile Rusya İstihbarat Şefi Fradkov'un 7 Şubat'ta Esad'la görüşmek için Suriye'ye gideceğini duyurdu.

LAVROV: KARAR ÇIKAR VE ESAD GİTMEZSE BATI NE YAPACAK?
BM Güvenlik Konseyi'nden Suriye konusunda çıkacak kararın önündeki en önemli engel, Rusya'nın itirazları olarak görülüyor. Rusya, BM'nin "Suriye'de yaşanan iç savaşın tüm taraflarına eşit mesafede durması" gerektiğini savunuyor. Rusya ayrıca, Esad'a açıkça görevden ayrılma çağrısı yapılmasına karşı çıkıyor. Lavrov sabah saatlerinde Rusya'nın Rossiya televizyonuna yaptığı açıklamada, karar tasarısının mevcut haliyle oylamaya sunulması halinde, Batı'nın yeni bir "skandal" ile karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Lavrov, "Bize hiçbir şekilde uymuyor. Umarım oylamaya sunulmaz" dedi. Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyi'nde Ekim ayında yapılan oylamada Suriye'yi kınayan bir karar tasarısını veto etmişti.

Lavrov, 48'inci Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı konuşmada ise, "Karar tasarısı onaylanır ve Esad gitmezse, ABD ve Avrupa'nın Suriye'yle ilgili gelecekteki planları ne olacak?" diye sordu. Rusya'nın tasarıyla ilgili en büyük itirazının, tasarının Esad hükümetine karşı önlemler almasına karşın, "barışçıl protesto gösterilerini manipüle eden silahlı grupları" hesaba katmaması olduğunu söyleyen Lavrov, "İkisini de yapmazsanız, iç savaşın tarafını tutmuş olursunuz" dedi. Rusya'ya en sert tepki ise Fransa'dan geldi. Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe Güvenlik Konseyi'nde alınacak Suriye kararını engelleyeceklerin, "tarih karşısında büyük bir sorumluluk" alacağını söyledi.

TUNUS "TANIMAYI" ÇEKTİ
Tunus, Humus'ta yaşananlara tepki olarak, Suriye Büyükelçisi'ni ülkesine geri gönderme kararı aldı. Tunus Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada, büyükelçinin sınır dışı edilmesi ve Suriye rejiminin artık tanınmaması için resmi işlemlerin başlatıldığı belirtildi. Humus'tan gelen haberlerin ardından Suriye'nin Türkiye Büyükelçiliği ve İstanbul'daki Suriye Başkonsolosluğu önünde protesto gösterileri düzenlendi. Gösterilere katılan Suriyeliler, Esad aleyhinde sloganlar attılar. Suriyeli muhalifler, Suriye'nin Kahire Büyükelçiliğini yağmalarken, Londra ve Kuveyt'teki diplomatik misyonlara da saldırdı. Londra'daki büyükelçilik binasına zorla girmeye çalışan altı kişi gözaltına alındı. (Hürriyet)