İran Press Tv: Müzakereler İstanbul'da yapılacak

İran Press Tv: Müzakereler İstanbul'da yapılacak
İran Press Tv: Müzakereler İstanbul'da yapılacak
İranlı Press TV, İran ile 5+1 nükleer müzakerelerin İstanbul'da yapılacağının teyid edildiğini bildirdi.

TAHRAN – İran basını, nükleer programına ilişkin 5+1 müzakerelerinin İstanbul ’da yapılacağının teyid edildiğini bildirdi.

Press TV, İranlı kaynaklara dayanarak “İstanbul, gelecek hafta İran ile 6 büyük nükleer güç (5+1) arasında planlanan gelecek tur müzakerelerin yeri olarak teyid edildi” dedi.

İSTANBUL’DA İLERLEME OLURSA, SONRAKİ TOPLANTI BAĞDAT’TA YAPILACAK”

İran medyası İstanbul’da kayda değer ilerleme olursa sonraki toplantının Bağdat’ta yapılacağını duyurdu.

Yine aynı kaynaklar İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin 5 Daimi Üyesi ve Almanya’dan oluşan 5+1 grubu ile müzakerelerin İstanbul’da yapılması konusunda mutabık kaldıklarını belirtirken diplomatlara dayanarak görüşmelerin 14 Nisan’da gerçekleşmesinde de anlaşmaya varıldığını kaydetti.

Bu arada, Batı’nın görüşmelerin yeri olarak bazı Avrupa kentlerini önerdiklerini ancak İran’ın bu önerileri reddettiği belirtilirken, son toplantısı Ocak 2011'de İstanbul'da gerçekleşen müzakerelerde 5+1 grubuna başkanlık eden AB Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’un önerdiği ülkeler arasında Norveç, İsviçre ve Avusturya’nın da bulunduğu ifade edildi.

ERDOĞAN: TEYİT EDİLMEMİŞ BİR OLAY

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki temasları çerçevesinde Büyük Pazar'ı ziyaret eden Başbakan Erdoğan, burada gazetecilerin ‘nükleer müzakerelerin İstanbul'da yapılacağı’ haberleriyle ilgili sorusunu cevapladı.

sorusu üzerine Erdoğan “Teyit edilmeyen bir konu üzerinde herhangi bir açıklama yapmamız doğru olmaz. Teyit edildiği anda zaten bunu hemen sizlerle paylaşırız, şu ana kadar teyit edilmiş değil” yanıtını verdi.

YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜ

Başbakan Erdoğan'ın İran ziyareti sırasında dini lider Hamaney nükleer müzakerelerin İstanbul'da yapılacağını açıklamış, fakat Türkiye 'de yapılan ve muhalifleri destekleyen 'Suriye'nin Dostları' konferansından sonra İran'ın açıklamaları tam bir yılan hikayesine dönüşmüştü. İran'da bazı bürokratların ve Meclis yetkililerin Türkiye aleyhine sert açıklamaları hükümet kanadı tarafından yumuşatılarak ikili bir oyun sergilenmeye başlandı.

 En son, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e tavsiyelerde bulunan, Düzenin Yararını Teşhis Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Türkiye’nin İran ile yapılan bazı anlaşmalara bağlı kalmadığını belirterek, nükleer görüşmelerin Şam, Bağdat, veya Beyrut’ta yapılması yönünde teklif verileceğini söyledi. Bu açıklamaya Başbaka Erdoğan'ın cevabı çok sert oldu ve 'İran dürüst değil. İpe un seriyor' yorumunda bulundu. İran'da da dün Erdoğan'a 'Asıl Erdoğan dürüst değil' yanıtı geldi. İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Hüseyin İbrahimi'nin bu açıklamasının ardından bu sabah da İranlı kadın milletvekili Zühre İlahiyan, Türkiye'nin, "Suriye düşmanları"nın zirvesine ev sahipliği yapmasına ve Ankara yetkililerinin "İran karşıtı" son tutumuna bakıldığında, 5+1 ile müzakere için İran'ın seçeneği olmadığını savunmuştu.

SURİYE’NİN DOSTLARI KONFERANSI ESAD’I DEVİRMEK İÇİN YAPILDI

Press TV, Türkiye'nin konferansa ev sahipliğini Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı “devirmek” için yaptığını öne sürerken, kanala konuşan Lübnanlı Al-Akhbar gazetesi editörü Ömer Nashaba da, bu tür konferansların, Suriye’nin “içişlerine müdahalenin açık bir örneği” olduğunu savundu.

İranlı Press TV, yayınladığı bir programda “Türkiye, sözde ‘Suriye’nin Dostları’ konferansına evsahipliğini, Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın meşru hükümetini devirmek amacıyla yaptı” iddiasında bulundu.

Programa katılan, Beyrut’ta yayımlanan Al-Akhbar gazetesi editörü Ömer Nashaba da, İstanbul konferansını değerlendirirken konferansın ondan önce Tunus’ta gerçekleştirilen toplantı ile karşılaştırarak “Birçok ortak noktasının olduğunu düşünüyorum” dedikten sonra şu savları dile getird:

“Ancak, Tunus konferansı, temel diplomatik kuralları ve temel uluslararası hukuku ihlal eden biçimde Suriye’nin içişlerine uluslararası müdahalenin açık bir uluslar arası deklarasyonu olan ilk konferans oldu.”

Ömer Nashaba, İstanbul'daki konferansın ilginç unsurunun “tonu” olduğunu, muhaliflere Suriye içerisindeki desteğin azaldığı için toplantıdaki bazı konuşmaların “tonu”nun yükseltildiğini savundu.

Bu tür konferansların “gerçek, dürüst dostluğun" herhangi bir işaretini vermediğini de savunan Nashaba, “Çünkü gerçek, dürüst dostluk, Suriyeli kurumların korunmasını önemsemektedir” sözlerini kullandı. (anka)