@neseidil

İran'ın 'Lozan'ı: Anlaşma hakkında her şey!

İran'ın 'Lozan'ı: Anlaşma hakkında her şey!
İran'ın 'Lozan'ı: Anlaşma hakkında her şey!
İran ile P5+1 ülkeleri arasında 2 Nisan'da varılan ve ABD Başkanı Barack Obama'nın 'tarihi' olarak nitelediği anlaşma, aylardır dünya kamuoyu tarafından merakla bekleniyordu. Peki anlaşma neleri içeriyor?
Haber: NEŞE İDİL - nese.idil@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ve Almanya’dan oluşan P5+1 ülkeleri arasında, İsviçre’nin Lozan kentinde süren nükleer müzakerelerde 2 Nisan’da uzlaşıya varıldı. ABD Başkanı Barack Obama’nın ‘tarihi’ olarak nitelediği anlaşma, İran’daki muhafazakarların ve ABD’deki Cumhuriyetçilerin tepkisini çekse de, birçok ülke 18 ay sonunda gelen uzlaşıya varılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Peki, anlaşma neleri kapsıyor, kaç yıl boyunca geçerli ve bugünlere nasıl gelindi? İşte madde madde İran ve Batı arasında varılan nükleer uzlaşı hakkında  bilmeniz gerekenler:

ANLAŞMA MADDELERİ NELERDİR?

  • - İran, 19 bin santrifüjünün sayısını üçte iki azaltarak 6104’e indirecek. 6104 santrifüjün 5060’ı uranyum zenginleştirme için kullanılabilecek.
  • - 15 yıl boyunca yeni zenginleştirme tesisi kurulmayacak.
  • - İran yalnızca başkent Tahran’ın 150 mil güneyinde bulunan Natanz santralinde uranyum zenginleştirebilecek.
  • - Fordo Santrali, gelecek 15 yıl boyunca uranyum zenginleştirmede kullanılamayacak, ancak araştırma amacıyla ve nükleer fizik laboratuvarı olarak kullanılabilecek.
  • - Arak’ın  plütonyum üreten ağır su reaktörü, nükleer silaha uygun olmayacak şekilde yeniden tasarlanacak.
  • - İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoğunun büyük çoğunluğu seyreltilecek veya deniz aşırı gönderilecek.

              ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ABD Başkanı Obama'nın anlaşmayla ilgili konuşmasını böyle izledi

  • - İran, gelecek 15 yıl boyunca uranyum stoklarını yüzde 3.67’den fazla zenginleştirmeyecek ve 10 bin kilogram zenginleştirilmiş uranyumu azaltıp 300 kilogram uranyum bulunduracak.
  • - Anlaşma 10 yıl boyunca izlenecek ve İran Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerini düzenli olarak kabul edecek.
  • - İran’ın taahhütlerini yerine getirmesi halinde yaptırımlar anında kalkacak. İran’ın anlaşmayı ihlal etmesi durumunda ise yaptırımlar anında yeniden başlayacak. ABD’nin, İran’a güvenlik ve insan hakları ihlalleriyle ilgili yaptırımları ise bu anlaşmadan etkilenmiyor.
  • - İran’ın nükleer silah için malzeme edinme süresi 2-3 aydan bir yıla uzatılacak.
  • - İran plutonyum saflaştırmak amacıyla yeniden işleme tesisleri kuramayacak.

Nükleer müzakerelerde anlaşma sağlandı

HANGİ KONULARDA FİKİR AYRILIĞI SÜRÜYOR? 

  • Yaptırımların kaldırılma tarihi taraflar arasında anlaşmazlığa neden olan maddelerden bir tanesi. Buna göre, İran yaptırımların en kısa zamanda kaldırılmasını istiyor. Ancak, ABD İran’ın anlaşmaya uyduğunu kanıtlaması halinde yaptırımların kaldırılacağını vurguluyor
  • ABD, İran’daki askeri üsler de dahil olmak üzere tüm nükleer tesislerin denetlemeye tabi tutulmasını istiyor.
  • İran’ın anlaşmaya uyduğundan emin olma süreci ve herhangi bir ihlal durumunda yaptırımların nasıl yeniden uygulanacağı konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.
  • İran’ın nükleer yakıt stoğunun nasıl yok edileceği de henüz fikir birliği oluşmamış konulardan.

                          Anlaşmanın açıklanmasının ardından başkent Tahran'da halk kutlamalara başladı

2 NİSAN'DAKİ ANLAŞMAYA NASIL GELİNDİ?

2002: İran Ulusal Direniş Konseyi, Arak’taki ağır su üretim tesisinin konumu ve Natanz’da nükleer yakıt üretim tesisinin inşası hakkında detayları yayınladı. Bu olayın ardından Batı ülkeleri İran’ın nükleer silah geliştirdiği konusunda endişelerini dile getirdi.

2003: Irak’ın işgali sürerken, dönemin İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, Natanz tesisinin varlığını doğruladı. Hatemi, Natanz’ın yalnızca nükleer santraller için düşük zenginleştirilmiş uranyum yakıtı üretme amacı taşıdığını söyledi. İran, Birleşmiş Milletler nükleer gözlemcisinin ve Uluslararası Atom Enerji Ajansı’nın (UAEA) Natanz’a ziyaret isteğini kabul etti. İran, UAEA’nın Kalaye Elektrik’i ziyaret etmesine izin verse de denetimcilerin numune almalarına izin vermedi. UAEA’nın raporunda İran’da yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum izine rastlandığı vurgulandı. Raporun ardından İngiltere, Almanya ve Fransa, İran’ın nükleer politikaları sorununu hedef alan bir diplomatik çaba başlattı. ABD bu görüşmelerde bulunmayı reddetti. İran Almanya, Fransa ve İngiltere’yle, Tahran Deklarasyonu olarak bilinen anlaşmaya vardı. UAEA’yla tam anlamıyla bir işbirliği içinde olacaklarını belirten İranlı yetkililer, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini askıya alacaklarını vurguladı. Ne var ki, anlaşma uygulanmadı.

2005: Mahmud Ahmedinejad İran’ın cumhurbaşkanı seçildi. Ülkesinin nükleer programına desteğiyle bilinen Ahmedinejad, tüm yaptırım tehditlerine rağmen Arak ağır su reaktörünün temelini attı. Birleşmiş Milletler’de bir konuşma yapan Ahmedinejad, İran’ın nükleer programını geliştirmeye hakkı olduğunu söyledi.

2006: BM Güvenlik Konseyi, oylama sonucu, İran’a uranyum zenginleştirme ve balistik füze malzemelerinin ihracı ve ithaline ambargo getirme kararı aldı. Oylamanın ardından İran, uranyum zenginleştirmeye yeniden başlayacaklarını duyurdu. Nisan ayında Ahmedinejad, İran’ın nükleer teknolojiye sahip ülkeler arasında olduğunu açıklarken, bu teknolojinin silah üretmekte kullanılmadığını belirtti. Haziran’da P5+1 kuruldu.

2009: ABD Başkanı Barack Obama, Fordo’da, yer altında bir zenginleştirme tesisi bulunduğunu açıkladı.

2013: ABD, İranlı yetkililerle gizli görüşmelere başladı. Görüşmeler P5+1’deki partnerlerden de gizli tutuldu. Haziran’da Hasan Ruhani İran Cumhurbaşkanı seçildi. Ruhani’nin Ahmedinejad’a göre daha ılımlı ve pragmatik olduğu ifade edilirken, nükleer müzakerelere de açık olduğu konuşulmaya başlandı. Eylül’de Obama Ruhani’yi aradı. Bu görüşme, ABD ve İran arasında 1979’dan bu yana meydana gelen ilk doğrudan temastı. Telefon görüşmesinin yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin, İranlı mevkidaşı Cevad Zarif’le görüşmesi de iki ülke arasında işbirliği döneminin başlangıcı olarak nitelendi. Kasım’da İran ve P5+1 ülkeleri arasında bir geçici anlaşma imzalandı. Anlaşma kapsamında İran’ın nükleer faaliyetleri kısıtlandı, yaptırımlar ise kısmen kaldırıldı.

2014: Temmuz’da İran ile P5+1 arasındaki geçici anlaşmanın süresi dört ay uzatıldı. Kasım’da ise bir kez daha nihai anlaşmaya varılamadı ve tarih bu kez yedi ay uzatıldı. 2015’in Mart ayında çerçeve anlaşmaya varılması hedeflendi.

2015: Taraflar İsviçre’nin Lozan kentinde toplandı ve 2 Nisan’da uzlaşma sağlandığı duyuruldu.

                                           İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, ülkesinde coşkuyla karşılandı

Mardin'de şiddete karşı kitap okuma eylemi

Tahran'da nükleer anlaşma kutlaması

ABD VE İRAN'IN LİDERLERİ ANLAŞMA HAKKINDA NE DEDİ? 

ABD Başkanı Barack Obama, anlaşmayı ‘tarihi’ olarak nitelerken, “Eğer İran bizi kandırırsa bunu dünya bilecek” ifadesini kullandı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise yaptırımların kaldırılmasının önemini vurgulayarak, “Bu anlaşmanın uygulanmaya başlamasıyla tüm yaptırımlar ve İran aleyhine alınan kararlar kaldırılacak. Böylece tüm dünyayla iyi ilişkiler ve karşılıklı menfaatler çerçevesinde kurulacak işbirlikleri için yeni bir dönem başlayacaktır” dedi. Ruhani, Dışişleri Bakanı Zarif’i de tebrik etti.

Ruhani: Kazan-kazan durumunu benimsiyoruz

İran'da muhafazakarlar nükleer anlaşmaya tepkili

İRAN, SUUDİ ARABİSTAN VE TÜRKİYE ANLAŞMAYA NE TEPKİ VERDİ?

Nükleer görüşmelerin başlangıcından bu yana eleştirilerini sıklıkla dile getiren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, varılan uzlaşının “İsrail’in varlığını tehdit ettiğini” öne sürdü.  Suudi Arabistan’dan ise anlaşmaya olumlu tepki geldi. Anlaşmanın ardından Obama’nın Kral Selman’la telefon görüşmesi yaptığı belirtilirken, Suudi Kral, anlaşmanın “hem bölgenin hem de dünyanın güven ve istikrarını güçlendireceğine inandığını” kaydetti. Ne var ki, Reuters’ın haberine göre, Tahran ve Riyad arasındaki gerginlik nükleer anlaşma konusuna da yansıyor ve krallıktaki birçok kişi bu anlaşmayla İran’ın güçlenecek olmasından rahatsızlık duyuyor. Anlaşmaya Türkiye'den de destek geldi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İran'ın nükleer programı konusunda varılan anlaşmanın Türkiye tarafından olumlu karşılandığını belirtti ve "Bu anlaşma sağlandığı için çok mutluyuz" dedi.

Çavuşoğlu: Nükleer uzlaşma sağlandığı için çok mutluyuz

Netanyahu'dan Obama'ya: Nükleer anlaşma İsrail'in varlığına tehdit