İsa Huso suikastı bir bedel mi?

İsa Huso suikastı bir bedel mi?
İsa Huso suikastı bir bedel mi?
Haber: MUTLU ÇİVİROĞLU / Arşivi

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim’in Türkiye ziyareti hem içerde hem de dışarıda oldukça yankı buldu. Gelen tepkilerin büyük çoğunluğu olumlu. Birçok yazar, Türkiye’nin, Rojava Kürtleri ile iyi ilişkiler geliştirmesinin her iki tarafın da yararına olacağına dair iyimser bir tablo çiziyor.
Müslim hem kendisiyle Radikal gazetesi için yaptığım röportajda, hem de diğer tüm röportajlarda olumlu mesajlar verdi. Görüşmemiz sırasında son derece iyimser olduğunu gözlemlediğim Müslim, bu ziyaretin kendileri ile Türkiye arasında yeni bir sayfa anlamına geldiğini ve bazı yanlış anlaşılmaların giderilmesine vesile olduğunu belirtmişti.
PYD lideri Türkiye’nin, bölgedeki idari boşluğu doldurmak ve halkın ihtiyacı olan hizmetleri sunmak için oluşturmak istedikleri “geçici yönetim” fikrine de sıcak baktığını dile getirmişti. Uzun süredir abluka altında olan Kürt Dağı bölgesi ile Kobane ve bölgenin genelinde yaşanan temel ihtiyaç ve sağlık malzemesi sıkıntısının giderilmesi için Türkiye’den sınırı açma taleplerinin de olumlu karşılandığını bildiren Müslim yakın zamanda sınırın açılmasını beklediklerimi ifade etmişti.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Müslim’in Türkiye ziyareti ile ilgili Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada ziyaretle ilgili olumlu açıklamalarda bulunup, ziyaretin önceden planlanmış bir gezi olduğunu belirtmişti. Davutoğlu devamla, Müslim’in dile getirdiği görüşlerin ve verdiği mesajların Türkiye’nin prensipleriyle uyum içinde olduğunu ifade etmişti. Davutoğlu’nun bir başka dikkat çeken açıklaması ise son 2-3 aydır Suriye’deki bütün Kürt kesimleriyle yoğun temaslar sürdürdüklerini, bunu da çözüm sürecinin devreye girmesine paralel olarak yaptıklarını belirtmesiydi.
Müslim’in ve görüştüğüm diğer Kürt yetkililerin beklentilerinin aksine, Ankara ’dan sınırın açılması ile ilgili herhangi bir gelişme henüz yok. İnsani yardım içeren onlarca TIR halen sınır kapılarında, Rojava’ya geçiş izni bekliyor. Durumun aciliyetini dile getiren Kürt yetkililer, Türkiye’nin bir an bu konuda somut adımlar atıp, iyi niyetini göstermesi gerektiğini belirtiyor.
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim’in hükümet tarafından Türkiye’ye davet edilmesiyle başlayan iyimser hava, salı günü tanınmış Kürt siyasetçi İsa Huso’nun Kamışlı’da suikasta kurban gitmesiyle gölgelendi. Batı Kürdistan Halk Meclisi Yürütme Konseyi ve Yüksek Kürt Konseyi (YKK) Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Huso’nun bombalı saldırı sonucu yaşamını yitirmesi Rojava’da (Batı Kürdistan) şok etkisi yarattı. Kürtler arasında çok sevilen Huso aynı zamanda PYD ve Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) kurucularındandı. Kendisiyle görüştüğüm PYD Dış İlişkiler Sorumlusu Zuhat Kobani, Huso’nun gerçek bir halk önderi olduğunu ve ölümünün derin bir üzüntü yarattığını söyledi. Kobani bu cinayetin Kürtleri yıldırmayı amaçladığını ama halkı daha fazla birbirine kenetlediğini dile getirdi. Bu cinayetle Kürtlere birtakım mesajlar verilmek isteniyor. Suikastın Salih Müslim’in Türkiye ziyaretinden hemen sonra gerçekleştirilmiş olması dikkat çekici.
Ziyaretin bir takım çevrelerde rahatsızlık yaratmış olduğu aşikâr. Bu eylemi gerçekleştirenlerin amacının Huso gibi sembol bir kişiyi öldürerek PYD’ye gözdağı vermeye çalıştığı ihtimali göz ardı edilemez. Gelişmelerden rahatsızlık duyanların başında Esad rejimi geliyor. İç savaş sürerken PYD gibi siyasi ve askeri anlamda güçlü bir örgütün Türkiye ile olan yakınlaşmasının Şam rejimini zorlayacağı açık. Mevcut durumda Kürtler ‘üçüncü yol’ ile ne rejim ne de muhalefetten yana bir strateji benimseyerek kendi topraklarını korumaya çalışıyor. Halen Kamışlı ve çevresinde önemli bir gücü bulunan rejimin böyle bir suikastı gerçekleştirmesi ihtimal dışı değil. Her ne kadar son dönemlerde Kürtler karşısında ağır yenilgiler alan Nusra ve türevlerinin isimleri bu suikastla anılsa da bu ihtimal zayıf görünüyor. Saldırının gerçekleştiriliş şekli ve kullanılan sofistike yöntem bunun daha çok profesyonel bir istihbarat işi olduğuna işaret ediyor. Nusra gibi örgütlerin daha ziyade patlayıcı yüklü araçları kalabalığın arasına sürüyor.
Bunun son örneği salı günü Girkê Legê’de yaşandı. Meyve ve sebze taşıyan kamyonete yüklenen bombaları patlatmak isteyen saldırgan, güvenlik güçlerince son anda durduruldu. Sürücünün öldüğü bu saldırıda 15 kişi yaralandı. Fail kim olursa olsun görünen o ki Kürtleri zor bir dönem bekliyor. Bir yandan Kaide saldırıları, diğer yandan Kürtlere karşı ambargo hayatı olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin sınır kapılarını açıp yardımlara izin vermesi önemli.
PYD lideri Müslim’i resmen davet ederek kendisiyle görüşen Türkiye, Rojava Kürtleri’ne mutlaka somut yardımda bulunmalıdır. Bir an once sınır kapılarını açıp, yardım geçişine izin vermeli ve ambargo altında zor şartlarda yaşayan halka destek sunmalıdır. Yine Nusra ve benzeri radikal örgütlere silah ve benzeri desteğe son vermesi de Rojava’da Turkiye’ye karşı oluşan olumlu havayı daha da perçinleyecektir..