İşgalin altındaki gerçek: Petrol

İşgalin altındaki gerçek: Petrol
İşgalin altındaki gerçek: Petrol
İsrail'in Yeşil Hat'tın üzerinde sondaj yaptığı petrol rezervinin büyük kısmı işgal altındaki topraklarda. Ancak İsrail zenginliği Filistin'le paylaşmıyor.

Filistinli tuksakları salıvermesinin ‘tazminatı’ olarak 5 bin yeni yerleşim yeri açacağını duyuran İsrail, 3 yıl aradan sonra başlayan barış görüşmelerine petrol rezervlerinde tek taraflı hak iddia ederek de darbe indiriyor. İşgal altındaki Batı Şeria’da bulunan petrol kuyusunda sanıldığı gibi 1.5 değil 3.53 milyar varillik petrol olduğu ortaya çıktı. Ancak İsrail, 1948’teki savaşın ardından BM kararıyla iki taraf arasında çekilen Yeşil Hat’tın tam üzerinde yer alan rezervi Filistin’le paylaşmayı reddeidiyor.
Petrol arama şirketi Givot Olam, İsrail kasabası Roş Haayin ile Filistin köyü Rantis arasında ve Ramallah’ın kuzeybatısında bulunan Meged 5 adlı alandaki rezervden 2 yıla 40 milyon dolarlık petrol çıkardı. İsrail’in, yeni verilere göre Katar topraklarındaki petrolün yedide birine tekabül ettiği düşünülen rezervi 1993 Oslo Anlaşması’nın gerektirdiğinin aksine kendine saklamaya çalışması tepki topluyor. İsrailli araştırmacı Dror Etkes’e göre Meged 5, Yeşil Hat’ın ‘onlarca metre’ içinde. 

Utanç duvarının yeri değişti
İsrail’den üst düzey bir yetkiliye göre 125 ila 250 kilometrekarelik bir alana yayılan Meged 5’teki rezervin büyük bir kısmı Filistin topraklarında bulunuyor. Filistinli yetkililer de İsrail’in güvenlik için olduğunu savunduğu ‘utanç duvarının’ geçeceği yerin sırf Givot Olam reservi rahatça kullanabilsin diye değiştirildiğini savundu. İsrail, ordunun hemen yan tarafta atış talimi yaptığı gerekçesiyle alana girişleri zorlaştırmıştı.

Filistinliler mahrum

Filistin’in müzakere biriminden Eşref Katip de İsrail’in Filistin’e ait doğal kaynakları çalmaya devam ettiğini belirterek “Yalnızca yerleşim yerlerini değil doğal kaynakları da işgal ediyorlar. İsrail’e bu işte çok para var. İşgalin kaldırılmamasının nedeni de bu” dedi. Araştırmalara göre Batı Şeria’nın üçte ikisini kaplayan ve Meged’in büyük bir kısmını da içine alan C Bölgesi’ndeki işgal kalkarsa bütçe açığı 2 milyar dolar olan Filistin Yönetimi yıllık 3.4 milyar dolar ek gelir sağlayabilir. Nitekim Dünya Bankası’nın raporu, İsrail’in sözde askeri bölgeler açarak Filistinlilerin tarım arazisi, akifer, maden, arkeolojik ve turistik alanlara yakınlaşmasını önlediğini gösteriyor. Oslo Anlaşması’na göre ortak alandaki kaynakları Filistin’le paylaşması gereken İsrail su kaynaklarının denetimini elinde tutabilmek için Filistinlilere ait yüzlerce kuyuya zarar vermişti. Sivil toplum örgütü El Hak da İrail’in Batı Şeria’daki akiferden elde edilen suyun yüzde 89’unu kullandığını ortaya çıkardı. Buna göre İsrailliler günde 300 litre su kullanabiliyorken Filistinlilerin payına Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği rakamın da altında olan 73 litre su düşüyor. Diğer taraftan İsrail 1967’de işgal ettiği Suriye’nin Golan Tepeleri’nde petrol aranması için şubatta uluslararası hukuku hiçe sayarak onay vermiş, Sina Yarımadası’nda da işgal ettiği 15 yıl boyunca petrol ve su dahil tüm doğal kaynakları kullanmıştı.