İslamofobi sahaya indi

İslamofobi sahaya indi
İslamofobi sahaya indi
Fransa'da İslam karşıtlığı yeşil sahaya da sıçradı. Petit Bard oyuncuları, maç öncesi başörtülerini çıkarmayınca oyun iptal edildi.
Haber: ÇAĞIL KASAPOĞLU - cagil.kasapoglu@radikal.com.tr / Arşivi

Fransa’da 22 Nisan’daki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi, ‘helal et’ tartışmalarını takip eden ‘İslami terör’ korkusuyla alevlenen İslam paranoyası yeşil sahalara da sıçradı. Güney kenti Narbonne’da ev sahibi takım ile Monpellier’nin Petit Bard kadın takımı arasında 18 Mart’ta oynanması beklenen maç ‘başörtüsü engeline’ takıldı. Maçın hakeminin, kimlik tespiti için başörtülerini çıkarmalarını talep ettiği Petit Bard oyuncuları hakeme karşı çıkınca, hakem maçı iptal etti. Hakem kararını, Uluslararası Futbol Federasyonu’nun (FIFA) 2007’de ‘boyundan bağlamalı eşarp ve türbanın futbolcunun sağlığını tehlikeye attığı ve güvenlik riski oluşturduğu’ gerekçesiyle koyduğu yasağa dayandırdı. Ancak hakemin kararının, Toulouse ve Montauban’da Cezayir asıllı Muhammed Merah’nın 7 kişiyi öldürdüğü saldırılar ve ‘helal et’ üretiminin yaygınlaştığı iddialarının ardından gelmesi zamanlama olarak Fransa’nın ‘İslamofobik’ bir yapıya büründüğü tartışmalarını da beraberinde getirdi.

‘Hayatımızı zorlaştırıyor’
Konuştuğumuz Petit Bard takımının başörtülü oyuncularından Fatima Louky, “Kararın seçim öncesi gelmesi ilginç. Fransa’da bazı kurallar, Müslümanların özellikle kadın olarak bizlerin hayatını zorlaştırıyor” dedi. Montpellier’de nüfusun yaklaşık yüzde 80’inin Kuzey Afrikalıların oluşturduğunu belirten Petit Bard Başkanı Jean-Damien Castanier’ye göre ‘başörtüsü Montpellier’nin yadsınamaz bir gerçeği’. France Football dergisine konuşan Castanier “Biz ayrım yapmadan tüm dünyadan oyuncuları takıma alıyoruz. İnançları ve futbol arasında seçim yapmalarını istemeyeceğiz. Bu bizim işimiz değil” dedi. Ev sahibi takım Narbonne’un antrenörü Daniel Verin de kararın adil olmadığını savunup “ Kadın futbolu kurallarında değişikliğe gidilmesinden yanayım. Kadınların başörtüsü takıp takmadığına bakmıyorum. Önemli olan futbol oynamaları ve içlerinde futbol sevgisi olması” diye konuştu. Petit Bard takımının kramponlarına verilen bu ceza onlar için ‘bir ilk’ değil. Zira takımın, kasımda Perpignan’daki maçı da yine hakemin ‘baş örtüsü’ kararı nedeniyle iptal edilmişti.

‘Bu hoşgörü meselesidir’
Yaklaşık 5 yıldır baş örtüsü kullanan oyuncularla çalıştıklarını belirten Castanier, “Artık herkes aklına geldiği gibi karar almaktan vazgeçmeli. Bu gürültünün seçimler bağlantılı olduğunu düşünmeye başladım. Bu artık bir hoşgörü meselesidir” dedi. Oyuncularının futbol tutkularından vazgeçmemeleri için elinden geleceni yapacağını belirten Castanier, topu kurtarmaya çalışırken başına diz darbesi alan ve o günden beri sahaya başında kaskla çıkan Çek kaleci ‘Petr Cech’in kullandığı başlığın boyundan bağlamalı olanlarından’ diktireceğini söyledi. Ceza ödemeleri gerekse de Narbonne’da hakemin kararını kabul eden Castanier, FIFA’nın 2 Temmuz’da yeşil sahalarda ‘başörtüsü’ kullanımı ile ilgili vereceği kararı bekliyor.

Fransa’da yeşil sahalara sıçrayan İslam tartışmalarının kökeninde yaklaşan seçim öncesi ‘oy avcılarının’ izini bulmak mümkün. Özellikle Kuzey Afrika ve Ortadoğu ’dan göçün en fazla olduğu güney bölgelerindeki bu İslam karşıtı yaklaşım seçim sonrası varlığını devam ettirirse Fransa’nın, ‘temel özgürlük prensiplerinden uzaklaştığı’ savının güçlenmesi kaçınılmaz olacak.

Gözler FIFA’ya çevrildi
Uluslararası Futbol Federasyonu (FIFA) futbolcuların ‘güvenliği ve sağlığına’ tehdit oluşturduğu gerekçesiyle sahada başörtüsü kullanılmını 2007’de yasaklamıştı. Londra’da 3 Mart’ta toplanan Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (IFAB) da yasağın kaldırılması konusunda fikir birliğine vardı. FIFA’nın 2 Temmuz’da düzenlenecek toplantıda konuyu karara bağlaması bekleniyor. BM Genel Sekreteri Ban ki Mun da FIFA Başkanı Sepp Blatter’e gönderdiği mektupta ‘yasağın kaldırılmasına’ yönelik teklife destek verdiğini açıkladı. Le Monde’a konuşan Fransız ‘Ni Putes Ni Soumises’ adlı feminist grubun başkanı Asma Guefini ise FIFA Başkan Yardımcısı Ürdün Prensi Ali Bin el Hüseyin öncülüğünde sunulan teklifin ‘gericilik sembolü’ olduğunu savundu. Guefini’ye göre, 2022’de Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak Katar’ın televizyon kanalı El Cezire’nin maçların yayın haklarını satın alması ve Ortadoğu’daki ekonomik gücü elinde tutması FIFA’nın kararında etkili olan unsurlar arasında.