İsrail hapishanelerindeki akıl almaz casus oyunu

İsrail hapishanelerindeki akıl almaz casus oyunu
İsrail hapishanelerindeki akıl almaz casus oyunu
MOSSAD'ın, hapishanelere soktuğu casus "serçeler"le Filistinli tutuklulardan bilgi topladığı, hapishane süs verilmiş özel 'setlerde' deneyler yaptığı açıklandı.

GAZZE – Eski bir tutuklu olan Filistinli Ali Asafira, İsrail hapishaneleriyle ilgili çok ilginç bilgiler açıkladı. Asafira, hücrelerde 30 gün tutuklu kaldığını ve 11 Ekim 2011'de, “Özgürlerin Vefası” adlı esir takası anlaşmasıyla serbest bırakıldığını hatırlatarak, İsrail'in soruşturma sürecinin hücre hapsiyle başlayıp, casus “serçelerin” devreye girdiği hapis süreciyle devam ettiğini söyledi.

UZUN SÜREN SUSKUNLUKTAN, İTİRAFA GİDEN SÜREÇ
Tutuklunun hücreye girdikten sonra yalnızlık hissine kapıldığını vurgulayan Asafira, “Tutuklu konuşmayı, kendi sesini duymayı istiyor, bu istek o derece şiddetleniyor ki, gardiyanlardan kendisini sorguya çekmesini ve bu sayede bağırıp çığlık atmayı isteyecek seviyeye geliyor” dedi.

İsrail istihbaratının kendisini hücre hapsine koymasının nedenini çıkınca anladığını belirten Asafira şöyle devam etti:

“Burada tutukluların psikolojisiyle ilgili araştırma yapılıyor, zayıf noktaları tespit ediliyor. İkinci aşamada ise tutuklu, hapishane olduğunu zannettiği bir yere götürülüyor. Aslında bir tiyatro sahnesinden ibaret olan ve tutuklu dışında bütün oyuncuların casuslardan oluştuğu bu yerde casus “serçeler”, tutukluya kendilerini Filistinli direnişçiler olarak tanıtıyor. Tutuklu, bu kişilerin casus olduğunu anlayıp konuşmadığında istihbarat subayına sevk ediliyor ve orada ona 'falancanın casus olduğunu nasıl anladığı' soruluyor. Soruşturma bittikten sonra tutuklu pek çok casusun olduğu bir araçla gerçek hapishaneye naklediliyor. Araçtaki casuslar, tutukluyu hapishanedeki casuslara karşı uyarıyor ve böylece onun güvenini kazanmaya ve dostuymuş gibi görünüp bilgi almaya çalışıyor.”

İNSANLIK DIŞI HAPİSHANE ŞARTLARI
Tutukluların 2 metrekarelik hücrelerde zor şartlarda yaşadıklarını belirten Asafira, penceresi olmayan hücrelerin kalın demir kapılarla örtüldüğünü, duvarlarının yaslanıp dinlenmeye elverişli olmayan çimentodan sivri çıkıntılarla dolu olduğunu, ara sıra gardiyanların gelip hücrenin içinde bulunan tuvalete yakın bir yere 'yiyeceğe benzer' bir şeyler koyduklarını anlattı.

Asafira, ilk defa hapse atılanların hapishane “serçelerinden” haberdar olmadıklarını ve bu nedenle tutuklanmadan önceki görevleriyle ilgili tehlikeli bilgiler verdiklerini dile getirdi.

İsrail Hapishaneler İdaresi tarafından görevlendirilen bu casuslar, gidecekleri hapishaneleri kendileri seçtikleri için, “seçim özgürlüğünden dolayı”, “serçe” olarak adlandırılıyor. (aa)