İstihbaratla ürküten bağlantılar

İstihbaratla ürküten bağlantılar
İstihbaratla ürküten bağlantılar
Almanya'da bir muhbir Türkleri hedef alan cinayet örgütünü kurdu. Bir başka muhbir 6 cinayette olay yerinde ya da yakınındaydı.
Haber: CEM ARAS / Arşivi

Almanya ’da 2000’den sonra 8 Türk, 1 Yunan ve 1 Alman polisinin öldürüldüğü ‘dönerci cinayetleri’ ile gizli servis arasındaki bağlara ilişkin skandal büyüyor. Hessen’deki Anayasa Koruma Teşkilatı’nın (AKT) bir muhbirinin 6 yerde cinayet işlenirken olay mahallinde bulunduğu ortaya çıktı. Daha önce yakalanmamak için intihar eden Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos ile polise teslim olan Beate Zschaepe’den AKT’ye ait kimlikler bulunmuştu. Bir istihbarat muhbirinin kurduğu ‘Thüringer Heimatschutz’ adlı örgütün üyeleri olan bu 3 kişinin daha sonra Nasyonal Sosyalist Yeraltı adıyla yeniden örgütlendiği tespit edilmişti. 

NPD işin içinde 
Bild gazetesine göre Neonaziler, 2006’da 21 yaşındaki Halit Yozgat’ı Kassel’de öldürdüğünde, AKT’nin muhbiri Thomas Dienel olayın yaşandığı kafede bulunan 6 kişiden biriydi. 5 kişi hemen ifade verirken muhbir 10 gün sonra polise şunları söyledi: “Kafede internette seks sayfalarına baktım sonra çıktım. Haberleri dinlemediğim için hiçbir şey duymadım.” Evinde ruhsatsız silah bulunduğu halde bırakılan Dienel ayrıca diğer 5 cinayette olay yeri yakınındaydı. 

Dienel’in Milliyetçi Demokrat Parti ’nin (NPD) Thüringen eyalet teşkilatı eski başkanı olduğu belirtildi. Frankfurter Allgemeine gazetesine göre, Dienel’in afişe olmasının ardından seri cinayetler bıçak gibi kesildi. Dienel’in istihbaratla ilişkisi 1999’da koptu. Bir yıl sonra da onu işe alan Thüringen Eyaleti AKT Başkanı Helmut Roewer istifa etti. Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Ehrhart Körting, NPD’nin yasaklanması çağrısı yaparken Almanya İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich “NPD’yi izlemek zorlaşır” diyerek karşı çıktı.

Almanya, Dink cinayetini çağrıştırdı
Hrant Dink’in 19 Ocak 2007 de Agos gazetesi önünde öldürülmesi olayında tetiği çeken Ogün Samast’ın arkasındaki isim Yasin Hayal’di. Hayal’i bu işe azmettiren ise ‘büyük abi’ olarak adlandırılan Erhan Tuncel’di. Cinayetten sonra Tuncel’in yardımcı istihbarat elemanı olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştı. Yasin Hayal’in her ne şekilde olursa olsun bir tetikçi bularak Hrant Dink’i öldüreceği, Trabzon Emniyeti’nin İstanbul Emniyeti’ni bu konuda uyardığı, ancak hiçbir işlem yapılmadığı belirlenmişti. İstihbarat daire başkanlığına gönderilen evrakın içeriğinde yer alan “Cinayet işlenecektir” beyanı “Eylem yapılacaktır” şeklinde yumuşatılmıştı. Trabzon’daki Jandarma istihbaratının da Yasin Hayal’in Hrant Dink’i öldürteceği bilgisini aldığı ortaya çıkmıştı. Dönemin Jandarma Alay Komutanı Ali Öz, istihbarat elemanlarının getirdiği bilgiyi sumenaltı etmiş, bir anlamda cinayetin önünü açmıştı.

Neden Pembe Panter?
Almanya’da cinayetleri işleyen Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhard’ın yaptıklarını anlatmak için çizgi film kahramanı Pembe Panter’i kullanarak hazırladıkları film gündem konusu oldu. Pempe Panter’in kullandığı “Daha bitmedi, bir daha geleceğim” sloganının aşırı sağcıları cezb etmiş olabileceği yorumu yapılıyor. 60’li yılların başında çevrilen ‘The Pink Panther’ adlı film çok ilgi toplayınca çizgi film serisi çekilmişti.

Kurbanın ninesi kalp krizinden öldü
Thüringen’de üçüncü kurban Süleyman Taşköprü’nün Afyon’daki babaannesi, torununun Neonaziler tarafından katledildiğini öğrenince kalp krizi geçirerek öldü. Almanya’daki Türkler, kurbanları Berlin’deki Brandenburg Kapısı önünde andı. (Kemal Doğan- Hürriyet Hamburg)