Kadın askerlerin cephe savaşı

Kadın askerlerin cephe savaşı
Kadın askerlerin cephe savaşı
Amerikan ordusundaki kadın askerler 'tam eşitlik' için mücadele veriyor. Hedef, cephe gerisinden çıkıp en ön saflarda savaşabilmek.

Tarih: 1991, Yer: Irak… Birinci Körfez Savaşı’nın en sıcak anlarının yaşandığı günlerde, ABD ordusunda görevli bir subay olan Yüzbaşı Karen Walden’ın kullandığı helikopter kum fırtınası sonucu düşer. Hemen ardından gerçekleştirilen bir operasyon sonucu ekibin kalanı kurtarılmıştır ama taktik becerisi sayesinde zayiatın artmasını önleyen Pilot Walden hayatını kaybetmiştir. Aradan yıllar geçer, bu olay unutulur. Ta ki bir Kongre üyesinin verdiği teklife kadar…
Bu teklif, Körfez Savaşı’nda gösterdiği üstün başarı ve cesareti nedeniyle Walden’ın en prestijli ödülle, ‘Şeref Madalyası’ ile onurlandırılmasını ister. Ancak subayın ölüm nedeni muammadır. İfadeler çelişkili, olay anı da bulanıktır. Konuyu aydınlatmak için bir subay görevlendirilir, eski defterler yeniden açılır... Denzel Washington başrolde yer aldığı, Meg Ryan’ın üniformaya büründüğü 1996 yapımı ‘Courage Under Fire’ (Ateş Altında Cesaret) filminin sinopsisi kısaca böyle.

İkinci sınıf askerler
Film, bir yandan ABD ordusunda ilk kez ‘Şeref Madalyası’ almayı hak eden bir kadın subayın hikâyesini anlatırken, bir yandan da ateş altında kalan kadın askerlerin ‘kriz yönetimi’ yeteneğini sorguluyordu. Her ne kadar milliyetçilik sosuyla bulanmış bir yapıt olsa da, 1994’te çıkan ‘kadın askerlerin ön cephede savaşmasını yasaklayan’ kanuna da iğneleyici atıflar yapıyordu. Çünkü bu değişiklik yüzünden kadın askerler fiziksel, psikolojik ve taktiksel sebeplerden dolayı geri hizmetlere alınmış, kendi tabirleriyle ‘ikinci sınıf’ askerliğe itilmişlerdi.
Konuyla ilgili hukuk mücadelesi başlatan Çavuş Jennifer Hunt ve diğer iki kadın askerin bu uzun soluklu savaşı, Pentagon’a açılan davanın sonuçlanmasıyla birlikte ‘kısmen’ meyvesini verdi. Buna göre kadın askerler henüz ‘ön saflarda’ olmasa da, ‘daha tehlikeli’ koşullar altında savaşabilecek. Tabii bu kadın askerlere 14 bin yeni kadro açılması anlamına geliyor. Ancak gerekçeli kararda çekince hâlâ mevcut. Kadın askerlerin cephede ön saflarda savaşmasına yine izin yok. Sebebi ise kadınların fiziksel olarak erkekler kadar dayanıklı olmaması ve kadın varlığının cephedeki düzeni bozacağına yönelik inanç.
ABD Savunma Bakanlığı Sekreteri Leon Panetta, orduda kadın-erkek eşitsizliğine neden olan bu yasanın 2016 itibariyle yenileneceği ve birtakım değişikliklere gidileceği müjdesini verdi. Bu üç yıllık süre zarfında ise konuyla ilgili altyapı çalışmaları yapılacak ve cephede kadın varlığının arttırılması için çaba sarf edilecek. Fakat Panetta’nın konuşmasını incelediğimizde ordudaki cinsiyet ayrımının tamamen ortadan kaldırılacağına dair bir mesaja rastlamıyoruz.
Amerikan ordusunda görev yapan Çavuş Jennifer Hunt’a göre de mevcut yasa hala kadınların askeri kariyerlerinde ilerlemelerini engelliyor. Ordudaki 240 binden fazla pozisyona giden yolda kadınların önünü kapadığı ve cinsiyet ayrımcılığını derinleştirdiği gibi, kadın askerlerin silah arkadaşları tarafından cinsel istismara ve tecavüze uğrama oranını da arttırıyor.
Konuyu irdeleyen The Independent gazetesi ise muhafazakârların ‘politik doğruculuk’ peşinde koşarak, kadın ve erkeğin kâğıt üzerinde eşit olduğunu ancak savaş koşullarında ön cephelerin kadınlara emanet edilmesinin zor olabileceği yönünde görüş belirttiğine ışık tutuyor. İşin diğer kanadında yer alan liberal medya ve feministler ise kadın ve erkeklerin her rolde birbirinin yerini alabileceğini söylüyor.
Ancak uygulamada, kadınların ön cephede yer almasına getirilen bu engel, ‘ateş altında cesaret’ ve kriz yönetimi algısını cinsel farklılıklara indirgiyor. Kadınlar, erkekler kadar karar alma mekanizması gelişmemiş bir öğe olarak görülürken, bir yandan da varlıklarıyla cinsel tacize ve tecavüze kapı açan bir unsurmuş gibi nitelendirilmeye devam ediliyor.

DÜNYA ORDULARINDA KADIN ASKERLER

Türkiye : Personel sayısı 700 bini aşan TSK’da son verilere göre 1343 kadın subay görev yapıyor. Bu sayı tüm ordudaki subaylar arasında yüzde 3’lük bir orana tekabül ederken, 370 kadın astsubayın orana yansıması ise binde 4. Mevzuatta kadınların ön cephede yer almamasıyla ilgili herhangi bir ibareye rastlamıyoruz. Ancak İç Güvenlik Harekâtı’nda yer alan personelin, özellikle operasyona çıkan kısmı erkeklerden oluşuyor.

İsrail: Dünyada kadınların zorunlu askerlik hizmetine tabi olduğu tek ülke İsrail. Ülkede 1959 yılından bu yana belirli şartları taşıyan tüm kadınlar iki yıl askerlik yapmakla mükellef. Orduda kadın askerler için ayrı taburlar kurulu olmasına rağmen ancak sadece yüzde 3’lük bir bölüm ön cephede savaşabiliyor. Geri kalan kadın askerler ise geri hizmette görevli. Bunun en büyük sebebi ise kadınların düşman tarafından esir alınması ‘ulusal değerlerde’ yıkıcı etki yaratması ve yaralı bir kadın askeri gören erkek askerlerin içgüdüsel bir şekilde görevi bırakarak yaralı askere doğru yardıma koşmaları…

Kanada:Kanadalı kadın askerler, ülkenin 1989’da çıkardığı İnsan Hakları Kanunu’na göre erkek silah arkadaşlarıyla aynı konumda. Müttefik kuvvetlerinin Afganistan ve Irak’taki operasyonlarında kadın askerler ön cephede muharip olarak savaşmışlardı.

Norveç:Ahım şahım bir silahlı kuvveti olmasa da Norveç de, ordusunda kadın erkek eşitliğini sağlayan ülkelerden. Hatta ülkenin eski Savunma Bakanı, Norveç’in kadın asker oranını arttırmak için e-mail ve SMS teknolojisini kullandığını söyleyerek övünmüştü...