Kimyasalı eritsek mi sulandırsak mı?

Kimyasalı eritsek mi sulandırsak mı?
Kimyasalı eritsek mi sulandırsak mı?
'Gönüllü ülke' bulamayan ABD, Suriye'nin kimyasal stokunun denizde bir sondaj ünitesi veya bir gemide imhası planını gündeme aldı.

ABD , Suriye ’nin kimyasal silahlarının kendi topraklarında imha edilmesine izin veren bir ülke bulamayınca çözümü ‘denizde imhada’ bulmaya çalışıyor. Reuters ajansının özel haberine göre, Arnavutluk’un geçen hafta ‘imhayı üstlenmesi’ önerisini reddetmesinin ardından Amerikalı yetkililer, Suriye’nin kimyasal cephaneliğinin denizdeki bir sondaj ünitesi ya da bir gemide imha edilmesi planını değerlendirmeye başladı. Haber, Batılı diplomatlar ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nden (OPCW) bir yetkiliye dayandırıldı. OPCW yetkilisi henüz bu yönde kesin karar alınmadığını vurgulayıp “Şu anda bilinen tek şey bunun teknik olarak yapılabilir olduğu” dedi. Reuters’a konuşan Amerikalı bir yetkili de “Kimyasal stoğun bir gemide imha edilmesine dair görüşmeler yapılıyor” bilgisini verdi. Yetkililer, denizde imha işleminin Akdeniz’de mi yoksa okyanusta mı yapılacağını belirtmedi. 

İki farklı plan var

New York Times’ın Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberinde ise ‘kimyasal bileşenlerin yük taşımak için kullanılan mavnalarla denizde yakılarak ya da eritilerek imhasının’ planlandığı kaydedildi. Gazeteye göre, 75 gün içinde hayata geçirilebileceği tahmin edilen denizde imha operasyonuyla ilgili iki farklı plan değerlendiriliyor. İlk plan, ‘en tehlikeli ve ölümcül kimyasal bileşenlerin mavna üzerindeki 2.700 derece sıcaklıktaki fırınlarda yakılmasını’ öngörüyor. Bu operasyonun yaklaşık 60 gün sürmesi planlanıyor. Yetkililer, bu işlemin ardından ortaya çıkacak malzemenin ise zararsız tuzlar ve diğer katı malzemeler olacağını belirtti. İkinci plan ise Pentagon’un geliştirdiği ‘son derece sofistike bir mobil sistem’ olan ‘Konuşlandırılabilen Arazi Hidroliz Sistemi’ ile imhayı öngörüyor. Bu plan ise ‘cephaneliğin, su ve başka kimyasallarla karıştırıldıktan sonra ısıtılması yoluyla kimyasal materyallerin askeri amaçla kullanılamayacak hale dönüştürülmüş olmasına’ dayanıyor. Bu plan 10 günde tamamlanabiliyor.

Kerry atıf yapmıştı

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin pazartesi günü ‘imha planlarında bir tıkanma olup olmadığına’ dair soru üzerine “Alternatifsiz değiliz. Hatta iki alternatif üzerinde çalışıyoruz” deyip mevcut süreci de ‘kaydadeğer bir olay’ diye nitelerken, denizde imhaya atıf yaptığı sanılıyor.
Bu arada yetkililer, bu iki planın yanı sıra ‘ülke arayışının’ sürdüğünü ve şu an en önemli aşamanın ‘bir ton veya iki tonluk konteynirlerde tutulan kimyasalların güvenli şekilde Suriye limanlarına ulaştırılması’ olduğuna dikkat çekti. Nitekim bir yetkili, konteynirlerin saldırıya uğraması ihtimaline vurgu yapıp “Şu an en kritik önemde olan şey, kimyasalların bir gemiye yüklenip ülkeden çıkarılması” dedi. OPCW ve Suriye’nin anlaşması uyarınca, 31 Aralık’a dek ‘kritik’ kimyasalların, geri kalanının ise 5 Şubat’a dek imhası gerekiyor. 

Çevresel tepki gelebilir

Öte yandan uzmanlar başta Japonya olmak üzere başka ülkelerin daha önceden denizde imhayı gerçekleştirmesine karşın Suriye’nin cephaneliğinin 1300 ton olduğu düşünüldüğünde bunun ‘eşi benzeri görülmemiş ölçekte büyük ve karmaşık bir operasyon olacağını’ vurguladı. Çevre örgütlerinin de işlemin denize olası zararlarıyla ilgili olarak plana muhalefet etmesi bekleniyor.