Kırgızistan'dan dehşet manzaraları

Kırgızistan'dan dehşet manzaraları
Kırgızistan'dan dehşet manzaraları
Rusya, nisanda Bakiyev'i halk isyanıyla devirmesine onay verdiği geçici Kırgız hükümetini bu kez yalnız bıraktı. Olaylar durulsa da insani durum feci. Oş'ta tecavüz ve keskin nişancıların avından canını zor kurtaran Özbekler dehşet manzarası çiziyor. 27 Haziran'daki yeni anayasa referandumu zorda

 

 

OŞ - Kırgızistan’da en az 171 ölü, 1800 yaralı bırakan etnik çatışmalar evlerinden sürülen Özbek azınlık için insani krize dönüşürken, aciz kalan Roza Otunbayeva başkanlığındaki geçici yönetim yalnız bırakıldı. Ülkede askeri üsleri olan Rusya ve ABD, krizden uzak dururken, hükümetin güneyi kontrol edemediği bir ortamda başkanlık sistemini parlamenter sistemle değiştirecek referandumu 27 Haziran’da yapması umut ediliyor.
Nisanda Moskova’nın onayıyla Kurmanbek Bakiyev’i iktidardan indiren Otunbayeva’nın güneyde kendisini destekleyen Özbek azınlığa karşı etnik temizlik yürütülürken güvendiği dağlara kar yağdı. Otunbayeva’nın geçen hafta “Durum kontrolden çıktı” diyerek istediği askeri yardımı esirgeyen Rusya liderliğinde dün Moskova’da yapılan Ortak Güvenlik Anlaşması Örgütü (OGAÖ) zirvesinden salt lojistik destek kararı çıktı. Gerekçesi de Rusya ile Kırgızistan, Ermenistan, Beyaz Rusya, Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan’ın yer aldığı OGAÖ’nün kuruluş şartında barış gücü göndermenin bulunmaması olarak açıklandı. Bunun üzerine Otunbayeva zaten ortamın durulduğundan hareketle talebinden çark edip “Barış gücüne ihtiyaç yok. Kendi güçlerimizle durumun üstesinden gelmeyi umuyoruz” dedi. Eski Başbakan Felix Kulov ise “Barış gücü gönderilmezse silahlı gruplar iktidarı ele geçirir” ikazı yaptı. 

‘Maksim Bakiyev sorumlu’
İnsani durum da kaygı verici. Ölü sayısı resmen 171 verilse de 200 ceset gömdüklerini söyleyen Özbek liderleri sokaklarda cesetler bulunduğunu aktarıyor. AFP, Oş’ta Özbek ve Kırgızların esir takası yaptığını, Özbek evleri küle çevrilirken boyayla ‘KG’ yazılı evlere dokunulmadığını aktardı. Özbekistan’a sığınanlarsa kadın ve kızlara tecavüz edildiğini, keskin nişancıların kaçanları avladığını anlatıyor. Kızılhaç Andican’daki kamplarda kurşun yarası taşıyan 40 kişiyi rapor etti. Oş’ta doktor Lutsalla Khakimov, “Bir kilometre öteden keskin nişancılar ateş açıyor, ardından çeteler zırhlı araçlarla geliyor. Bu organize, savaş çıkarmak istediler” diye anlattı. Hal böyleyken dün BM evlerini terk eden 275 bin insan olduğunu belirtip insani yardım için acilen hava koridoru açılmasını, sınırların herkese açılması çağrısı yaptı. Ancak Özbekistan daha fazla mülteciye yer kalmadığını duyurdu.
Geçici yönetimin Başbakan Yardımcısı Almazbek Atambayev yaşananlardan Bakiyev’in ‘prens’ lakaplı oğlu Maksim ile kardeşi Canıbek’i sorumlu tuttu. Asileri 10 milyon dolarla finanse ettiği söylenen Maksim, Britanya’nın Hampshire havalanına özel uçakla inince tutuklandı. Bişkek’in Interpol’den yakalama emri çıkarttığı Maksim’in iadesini istedi. Baba Bakiyev ise sürgünde bulunduğu Minsk’te iddiaları reddetti. (Dış Haberler)

Neler oldu?

7-8 Nisan: 118 kişinin öldüğü isyanla Bakiyev devrildi.

15 Nisan: Bakiyev yurtdışına çıkıp istifasını yollasa da “Başkan benim” dedi.

13 Mayıs: Bakiyev taraftarları Oş, Celalabad ve Batken’de hükümet binalarını işgal etmeye kalkıştı.

19 Mayıs: Bakiyev’in evine baskından Özbekleri sorumlu tutan Kırgızlar gösteri yaptı. İki Kırgız’ı öldürdü.

10 Haziran: Özbek ve Kırgız gençler arasında çıkan bir kavga bahanesiyle Özbeklere yönelik saldırılar başladı. Olağanüstü hal ilan edilse de çatışma etnik temizliğe dönüştü.

 

FELAKET BÖLGESİNDEN GELEN TÜRKLER ANLATIYOR

İSTANBUL - Kırgızistan’daki çatışmalar yüzünden Çin, Hindistan, Afganistan, Pakistan ve Avrupa ülkeleri kendi vatandaşlarını tahliye ederken Türkiye de THY uçağıyla 151 Türk vatandaşını İstanbul’a getirdi. Gelenlerin anlattıkları şöyle: 

Celalabad Türk Öğrenci Derneği Başkanı Ahmet Akdeniz: Evden çıkamadık. Mağazalar kapalıydı. Her taraf yangın yeriydi. 4. gün askeri uçaklar gelince Bişkek’e döndük. Uçaklar ağzına kadar doluydu, insanların çoğu ayakta ve pilot kabinindeydi.

Öğrenci Kürşat Korkmaz: Kimin ne yaptığı belli değil. Evler ve iş yerleri ateşe verildi. Özbeklerin okuduğu Kadir Can Üniversitesi de... Bütün Özbek evleri yakıldı. Celalabad’a giriş çıkış yasaklandı. Etnik savaş var. Türklere karşı cana kast eden yok ama para ve eşyayı zorla alıyorlar.

Öğrenci Emrah Çelik: Celalabad’da yurta 40 arkadaşım mahsur kaldı. Fahri konsolos da onlarla. Olaylar başlayınca Celalabad’ın Türk köylerine kaçan Türkler var. Onlarla temasa geçilsin.

Kırgız Günnaz Şayova: Kırgızlar ve Özbekler kardeş kardeş geçiniyorduk. Provokatörler karıştırdı. 

Kırgız eşi ve kızıyla dönen öğrenci Ali Kaya: Eşimin ailesinin evinde kalıyorduk. Onun sayesinde kurtulduk

Tekstilci Yavuz Şimşek: Vahşetin içinden geldik. İnsanlık diye bir şey yok. Her şeyi talan ettiler. Orası bir cehennem, Ahıskalılar olmasaydı burada olamazdık. 

Öğrenci Ali Ekber Aysel: Yaşananlar Özbeklere yönelik soykırım. 

Oş Lisesi’nde öğretmen Erdal İnandı: Kırgız veliler, bizi evlerine aldı. Türklere sert davranmadılar. (Radikal)