@idrisemen

Kobani için acil ihtiyaç listesi: İlaç, tıbbi malzeme, elektrik, su...

Kobani için acil ihtiyaç listesi: İlaç, tıbbi malzeme, elektrik, su...
Kobani için acil ihtiyaç listesi: İlaç, tıbbi malzeme, elektrik, su...
Kobani'de çeşme suyu yok, halk içmek için de kuyu suyu kullanıyor. Sadece bir hastanesi bulunan kentte yaralılara acil müdahale yapacak tıbbı malzeme sıkıntısı yaşanıyor.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL- IŞİD’in 134 gün boyunca bombalayarak harabe bir kente çevirdiği Kobani'de, hemen hemen her sokakta patlamamış bir bombaya rastlamak mümkün. Çatışmalar sırasında ölen IŞİD'lilerin sokaklarda bırakılmış cesedi çürümeye başlamış. Su ve altyapı sorununun yaşandığı Kobani salgın hastalık riskiyle de karşı karşıya.

Türkiye sınırında çadırlarda yaşayan ailelerle röportaj yaptığımız sırada sınıra atılan top atışlarından dolayı bir kişi hayatını kaybederken sekiz kişi de yaralanıyor.

Alt yapı sisteminin çöktüğü Kobani’de, bazı noktalara jeneratörle elektrik verilirken akşamları kentin neredeyse tamamı karanlığa gömülüyor. Kobani’de çeşme suyu yok, halk içmek için de kuyu suyu kullanıyor. Sadece bir hastanesi bulunan kentte yaralılara acil müdahale yapacak tıbbı malzeme sıkıntısı yaşanıyor. IŞİD’in geri çekilmesinden sonra Kobani’yi tamamen güvene almak için civar köylere yoğunlaşan YPG güçleri henüz şehir merkezindeki sorunlarla ilgilenemediği için her sokakta IŞİD üyelerinin cesedine rastlamak mümkün. Çürüyen cesetlerin Kobani halkı için büyük bir tehlike oluşturduğunu söyleyen Kobani Sağlık Bakanı Doktor Nahsen Ahmet, durumu, "Şehirde temiz su yok. Salgın hastalıklara gerekli tıbbi malzememiz yok. Bir an önce şehri temizlememiz lazım. Ancak şehrin alt yapısı tamamen çöktüğü için henüz temizlik çalışmalarına başlayamadık. Ciddi bir salgın hastalık riskiyle karşı karşıyayız.’’ 

İdris Emen'in objektifinden Kobani fotoğrafları




'ACİLEN İLAÇ VE TIBBİ MALZEME LAZIM' 
Hafif yaralıları Kobani’de tedavi etmeye çalıştıklarını ancak ağır yaralıları Türkiye’ye gönderdiklerini söyleyen Nahsen Ahmet sözlerine şu şekilde devam ediyor: 

"Saldırıdan önce Kobani’de üç hastane bulunuyordu. Üçü de yıkıldı. Kendi imkanımızla bir hastane kurduk. Ancak acil müdahale yapmak için alt yapımız çok zayıf. Çocukları tedavi edemiyoruz. Şehirde çok fazla yaşlı olduğu için kronik hastalıklarla da mücadele etmek zorundayız. Sokaklarda bir sürü IŞİD cesedi var. Ancak önceliğimiz şehre düşen ve patlamamış bombaları imha etmek. Dolayısıyla şehir salgın bir hastalıkla karşı karşıya. İlaç ve tıbbi malzemeye ihtiyacımız var. Acil yardım yapılması lazım."

'OĞLUM ŞEHİT DÜŞTÜ, KOCAM CEPHEDE'
Her gün morallerin daha da yükseldiği Kobani’de çocuklar sokaklarda çevrede yaşanan savaştan habersiz, oyunlar oynamaya başlamış bile. İki yaşındaki Dicle’nin sınırda büyüdüğünü söyleyen anne Hamide Haci yaşadıklarını şöyle anlatıyor: 

"Kobani’ye 15 kilometre uzaklıktaki Devşe köyündenim. IŞİD’ten sonra iki ay sınırda kaldık. Dicle defalarca ölüm tehlikesi geçirdi. Yeğenim ve oğlum IŞİD’le savaşırken şehit düştü. Kocam da şu an cephede savaşıyor. Beş günde bir eve uğruyor. Artık buna alıştık." 

Hala sınırda yaşayan aile var mı, diye soruyorum, "Olmaz mı" diyor Hamida, "yüzlerce aile var..." 

Bunun üzerine ben de sınırın yolunu tutuyorum. 



SINIRDA BOMBA: 1 ÖLÜ, 8 YARALI
Türkiye sınırındaki aileleri korumak için kurulan YPG asayiş birimini geçtikten sonra çadırlara varıyoruz. Çadırların bulunduğu bölge ile Suruç’un Yumurtalık köyü arasında yaklaşık 1 kilometre bulunuyor. Türk askerinin sürekli nöbet tuttuğu bu bölgede insanlar araçlarda, çadırlarda yaşamaya çalışıyor. Bir aileyle röportaj yaparken 500 metre uzağımıza bir top mermisi düşüyor. O an orada bulunan dört kişi yaralanıyor. Yaralılar nakil edildikten sonra bir top mermisinin aynı bölgeye isabet etmesiyle bir kişi hayatını kaybederken, 4 kişi daha yaralanıyor. Ardından bölgeye gelen Peşmergeler topun geldiği IŞİD mevzilerini top ve Katyuşa füzeleriyle dövmeye başlıyor.