Komutanın derdi silah

Komutanın derdi silah
Komutanın derdi silah

Akçakale de dükk nı zarar gören berber Salih Duyar Dükk nda bomba patladı dediler. 2 çocuğum içerdeydi. Koşarak geldim. Şoktayım. Çocukların birini buldum, diğerini bulamıyorum. Ambulansla götürmüşler dedi.

Tel Ebyad'ı ele geçiren Suriyeli muhalif komutan Keleş, teker teker ilçeleri düşürüp Rakka ilini ele geçirmeyi planlıyor. Bunun için de Türkiye'den silah istiyor.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

Şanlıurfa-Akçakale’yi de etkisi altına alan sınırın öte yakasındaki Tel Ebyad’da akşam vakti; top atışlarının yoğunlaştığı ve güvenliğin en aza indiği saatler. Sokaklar boş ancak yine de dolaşmak riskli. Yoğun bir çatışmadan çıkan Suriye’nin Tel Ebyad ilçesini dolaşmanın yorgunluğu üzerimde. Tüm gün ilçeyi gezip, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) askerleri ile konuştuktan sonra sıra komutana geldi. Ara sokakların birinde durduk. Dar bir kapıdan geçip, bir evin avlusuna çıktık. Birkaç kamuflajlı asker ve çok sayıda sivil oturmuş toplantı yapıyor. Karşımdakiler ‘Askeri Direnişin Rakka Konseyi’ üyeleri. İlk uyarı: ‘Sivillerin fotoğrafını çekme’. Konseyde, askeri kanadı, sivilleri, insani yardım boyutunu temsil edenler var. Harekât planları yapılıyor. Güvenlik nedeniyle konsey her akşam farklı yerde toplanıyor. Komutan Tümgeneral Hüseyin Keleş toplantıyı yarıda kesiyor. Herkes söyleşiye kulak kabartıyor. İlçede muhalifler 4-5 farklı grup halinde bulunuyor. Keleş, tüm grupların komutanı. 3 ay önce ordudan ayrılmadan önce 17. Tugay’ın komutanıymış. Aldığı bir emir ayrılma nedeni olmuş: “Ben tankçıydım. Tugayın komutanı olarak bana bir emir geldi. ‘Tanklarla şehri vur’ dediler. Kaçtım. Şu an terörist listesindeyiz.”  

Gıda yardımı İHH’den 
Tel Ebyad’da Türkmenlerin kendisini koruduğunu belirtip ekliyor: “Mücadeleye Esad’ın zulmü nedeniyle başladık. ÖSO Tel Ebyad’ın etrafını sarmıştı. 3 aydır hazırlıklarımızı yapıyorduk. Sayımızı vermek istemiyorum ama Esad ordusunun düşüneceğinden çok daha fazla bir sayıya sahibiz. Burada 1000’den fazla asker vardı. Çoğu kaçtı. Sınır kapısını almamız 24 saat sürdü. Tel Ebyad’ı almamız ise 3 günde tamamlandı. Bu çatışmalarda sadece 6 kişi yaralandı. 1 çocuk ise öldü. Hedefimiz Rakka’ya kadar ilçeleri ala ala ilerlemek. Önce Şarakrak var. Sonra Rakka’ya kadar gideceğiz. Günlük yiyeceğimiz Türkiye ’den geliyor. İHH İnsani Yardım Vakfı bize bir TIR gıda yardımı gönderdi. Ama yetersiz. Gıda, ilaç, çocuk maması ihtiyacımız var.” 

En önemli destekçimiz... 
Keleş, Türkiye’ye sığınan subaylar ve Suriye ordusunun gücüne ilişkin şunları söylüyor: “Onlara kızmıyorum. Çünkü herkesin kendi düşüncesi farklı. General Manaf Tlas’ı da çok iyi tanırım. Babası Savunma Bakanı, kendisi özel birliklerin başındaydı. Şam’da görev yaparken ben de özel birliklerdeydim. Tlas bir suçludur. Kendisinin hiçbir katkısı olmadı. Yeni Suriye’de onu kabul etmeyeceğiz. Beşşar Esad cumhurbaşkanı olmadan önce 5-6 kez görüştüm. Tamamı askeri konulardı. Askeri bilgisi bir teğmeninki kadar bile değil… Ordunun elindeki tanklar eski. Zırhları yok. Attıkları bombalar parça tesirli. Uçak gelmedikten sonra bize tankın, topun etkisi olmaz. Bunlara karşı koyabiliriz. Askerimiz çok ama silahımız yok. Esad’ın tankları, topları var. Bizim yok. Erdoğan’dan silah bekliyoruz. En önemli destekçimiz Türkiye. Türk halkına, hükümetine teşekkür ediyoruz.” Keleş, savaşın kaderinin Halep’e bağlı olduğunu söylüyor. “Halep düşerse, savaş biter. Yani Türkiye için İstanbul neyse, Suriye için de Halep odur” diyor. 

Bomba bu kez merkeze düştü Suriye’den atılan bir top mermisi Şanlıurfa-Akçakale’nin merkezinde hükümet konağının yanındaki evlerin arasına düştü. Mermi bir evin ve bir avukatlık bürosunun duvarlarını yıktı. DHA temsilciliği dahil onlarca yerin camı kırıldı. Ölen olmazken bir kişi yaralandı. Av. Mehmet Yıldırım “Duvarın yanında görüşme yapıyordum. Bomba düştü, bir saniye sonra patladı. Odamın duvarı yıkıldı” dedi. {serkan ocak / AKÇAKALE } 

Hamle büyük mevzi küçük 

Suriyeli muhalifler Halep’i düşürmek için önceki gün ‘kararlı bir savaşa başladıklarını’ ilan etti. Ancak şiddetli çatışmalar zafer getirmedi. Muhalif komutan Ebu Fırat “Halep ya bizim olacak ya da kaybedeceğiz” derken bir muhalif şunları söyledi: “Süleyman el Halibiye’ye ulaştık ama rejimi dışarı atamıyoruz.” Deyr el Zor’da yazar İbrahim Harit ile oğlu öldürüldü. ABD Savunma Bakanı Leon Panetta da rejimin kimyasal silahları taşıdığı ama güvende oldukları bilgisini aldıklarını söyledi. {HALEP/AP-REUTERS}