Kürt-ÖSO çatışmasından dolayı Türkiye suçlandı

Kürt-ÖSO çatışmasından dolayı Türkiye suçlandı
Kürt-ÖSO çatışmasından dolayı Türkiye suçlandı
PYD'nin iddiasına göre, Kürtlerle çatışmayı Türkiye bağlantılı kişiler kışkırttı.
Haber: FEHİM TAŞTEKİN - fehim.tastekin@adikal.com.tr / Arşivi

Suriye’nin Halep kentinde Kürtlerle Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında cuma günü yaşanan çatışmanın ardından gerilim sürerken Demokratik Birlik Partisi (PYD) lideri Salih Muslim olaylardan Türkiye ’yi sorumlu tuttu. Radikal’e konuşan Salih, eski Kürdistan Halk Birlik Partisi Başkanı Salah Badruddin’in kışkırtmasıyla ÖSO’ya bağlı Selahaddin Eyyubi Birliği’nin Halep’te Kürtlerin kontrolündeki Eşrefiye Mahallesi’ni ele geçirmeye kalkıştığını öne sürdü. 

PYD ile ÖSO’nun karşı karşıya gelmesinin nedeni ne, sizce kim sorumlu? 
Öncelikle şunu düzelteyim: Onlar PYD gücü değil, Halk Savunma Birlikleri. Bu gücün amacı Eşrefiye’yi korumak. İlk gün Eşrefiye’nin doğusunda karakolda çatışma oluyor, 15 kişi ölüyor. ÖSO üyeleri Eşrefiye’ye kaçınca rejim güçleri mahalleyi bombalıyor. Ertesi gün 200 ÖSO üyesi bu kez batı tarafından Eşrefiye’ye giriyor, “Eşrefiye’yi özgürleştireceğiz” diyerek kontrolü ele almaya kalkışıyor. Halk ÖSO’yu istemiyor ve gösteri düzenliyor. Onlar da kalabalığı tarayarak 3’ü kadın 10 kişiyi öldürüyor. Sonra Halk Koruma Birlikleri devreye giriyor ve ÖSO’yu püskürtüyor. Çatışmada 19 kişi ölüyor ve birkaç kişi esir alınıyor. Bunun üzerine ÖSO Afrin-Halep yolunda barikat kurup 300-400 arasında Kürt sivili rehine alıyor. 

Anlaşma sağlanamadı mı? 
Görüşmelerin ardından 50 kişi bırakıldı. Bir taraftan görüşmeler yapılıyor ama gerilim de sürüyor.
ÖSO’ya bağlı Tevhid Tugayı komutanı Yusuf Abud, PYD’yi kastederek “ PKK tutumunu değiştirmezse Esad’ı bitirdikten sonra onlarla da savaşırız” tehdidi savurdu. Esad devrilirse bir Kürt-Arap çatışması gibi bir risk var mı?
Hayır, böyle bir risk görmüyoruz. Bunlar küçük gruplardır. Bunlar Sayın Erdoğan’dan aldıkları emirlere göre konuşuyorlar. Bunlar Arapları temsil etmiyorlar. Ayrıca ÖSO tek bir grup değildir. Türkiye ile ilişkisi olan bazı ÖSO üyeleri kışkırtmaya çalışıyor. Kürtlerin ÖSO ile ilişkisi var, beraber devrimin bir parçasıyız. 

Kışkırtanlar kim? 
Bunlar Selahaddin Eyyubi Birliği’ne bağlı kişiler. Türkiye rejimi ile ilişkileri olan bazı unsurlar var. Sayın Erdoğan’la ilişkileri var. ÖSO komutanlarından Malik el Kurdi “Bir yanlışlık oldu, bazı Kürtler bizi kışkırttı” diye açıklama yaptı. Kışkırtan da Salah Badruddin’dir. Selahaddin Eyyubi Birliği’nde Badruddin’e bağlı kişiler var. Karanlık ilişkileri olan biri. Çatışmada ölenlerin 19 kişiden 7’si de Kürt, bunlar Selahaddin Eyyubi’ye bağlı. Meseleyi çok basite alıyorlar. Birkaç kişiyi öldürerek bölgeyi ele geçireceklerini sanıyorlar. Ancak böyle olmadığını anladılar. 

Kürt Ulusal Konseyi (KUK) ile Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) birleşmesi konusunda yeni bir girişim var mı? 
Hayır yok. KUK ile ortak konsey kurduk, kalkıp tek başına bir anlaşma sağlayamaz. 

Engel ne? 
Kürt realitesini tanımamak. SUK’un % 60’ı dinci. AKP ’yle birlikte hareket ediyorlar. Kürt realitesinin tanınmaması yönündeki baskı buradan. 

Onlar da sizi Esad adına hareket etmekle suçluyor. 
Öyle bir şey yok. Biz devrim hareketinden önce mücadeleye başladık, 2004’ten beri rejimle savaşıyoruz. Ama tarzımız farklı. Biz kimsenin emrinde değiliz. Başkalarının askeri olmak istemiyoruz.

Peki Türkiye’den yetkililerle hiç temasınız olmadı mı? 
Hiçbir temasımız olmadı, bizi kabul etmiyorlar. Türkiye halkı ve devletiyle sorunumuz yok. Ama bazıları kirli ellerini üzerimizden çekmeli. Asla Türkiye ile düşman olmak istemiyoruz. Kürtlerin olduğu bölgeden Türkiye’ye yönelik bir tehdit olmayacak. Kimseyle derdimiz yok, sadece halkımızı korumaya çalışıyoruz.
 
Suriye tezkeresinin asıl hedefinin Kürtler olduğuna dair yorumlara ne diyorsunuz? 
Tezkere bir kozdur, istediği zaman Kürt bölgesine girmek içindir. Ama büyük çapta bir müdahaleye uluslararası şartlar el vermiyor. Meclis’in buna izin vermemesi gerekiyordu. Herhangi bir müdahale olursa kendimizi savunuruz. 

Diğer Kürt gruplardan Erbil Anlaşması’nın şartlarını yerine getirmediğiniz ve yetki paylaşımına yanaşmadığınıza dair eleştiriler alıyorsunuz. 
Bu gerçek değil. Bazı konularda eksik oldukları için, Halk Koruma Birlikleri’ne katacak adamları olmadığı için kalkıp bizi suçluyorlar. Küçük sorunlar çıkıyor ama anlaşarak adım adım ilerliyoruz.