Londra'dan AB'ye tam çalım

Londra'dan AB'ye tam çalım
Londra'dan AB'ye tam çalım

AB ülkelerinden gelen binlerce inşaat işçisi Brüksel de Doğu Avrupalı işçilerin Batı Avrupa da düşük ücretlerle istihdam edilmesini protesto etti.

Britanya, AB üyeliğinden çıkma önerisini referanduma götüreceğini duyurdu. AB karşıtları kararı alkışlarken Liberal ortağı tepki gösterdi.

Britanya Başbakanı David Cameron geçen hafta Cezayir’deki rehine krizi sebebiyle bu haftaya ertelediği AB konuşmasını yaptı. Cameron, Muhafazakâr Parti’nin 2015’te seçimi kazanması halinde, ülkesinin AB üyeliğini referanduma götüreceğini açıkladı. AB’ye 1973’te giren ülkede AB karşıtlığının bugüne dek hiç olmadığı kadar arttığını savunan Cameron, referanduma kadar Brüksel ile ilişkileri yeniden müzakere edeceklerini kaydetti. Cameron, “Yeni anlaşmayı müzakere edince halka bu şartlar çerçevesinde AB’de kalmak ya da tamamen çıkmak gibi çok basit bir seçenek sunacağız. Tamam ya da devam referandumu olacak” dedi. Cameron, yeni meclisin görev süresinin ilk yarısında yani en geç 2017 sonuna kadar referanduma gitme sözü verdi. AB’den ayrılma kararının ‘gidiş-dönüş değil tek yön bilet olduğunun’ da altını çizen Cameron, Brüksel ile daha gevşek ilişki kurulmasının Londra’yı yalnızlaştıracağı eleştirisine ‘ülkesinin kendisini dünyadan tecrit etmeye çalışmadığı’ yanıtını verdi.
Cameron ‘derhal sandığa gidilmesinin yanlış olacağını’ ise şöyle anlattı: “ Avrupa euro krizinin ardından değişecek. Nasıl bir Avrupa’nın ortaya çıkacağı bilinmiyor. Dolayısıyla ilişkileri doğru yola koyma şansımız varken halka ‘Kalalım mı yoksa ayrılalım mı’ diye sormak yanlış olur.” 

Ortağı isyan etti 

Britanya lideri, ‘27 ülkenin egemenlik haklarının genişletilmesinin gerektiğini’ savunup “Ulusal meclisler meşruiyetin kaynağı olmalı” dedi. Britanya lideri, “Euro kullanmayan AB ülkelerini koruyacak bir sisteme ihtiyaç var. AB’nin tek pazar olarak rekabet gücünü arttırması gerek” diye konuştu. Koalisyon ortağı olan Başbakan Yardımcısı ve Liberal Demokrat Parti lideri Nick Clegg ise “Referandum ulusal çıkarlara uygun değil” çıkışı yaptı. Clegg, “Referandum için doğru yer ve doğru zaman vardır. Ancak öncelik ulusal çıkarlar olmalı ve bence yeniden müzakereler, ulusal çıkarlara uygun değil. Bu, ekonomik büyüme ile imkânlarını kötü etkiler” dedi. Şu anda seçim anketlerinin birincisi konumunda olan anamuhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Ed Miliband de benzer şekilde Cameron’ın ulusal çıkarlar değil parti dengelerine göre hareket ettiğini savundu. Londra’nın Muhafazakâr Belediye Başkanı Boris Johnson ise Cameron’ı destekledi: “Tek pazara ait olmak önemli ancak bu, AB’nin gereksiz işlemleriyle ilgilenmek anlamına gelmemeli.” Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP) lideri Nigel Farage ise referandumun 2015’ten önce yapılması gerektiğini savundu. Cameron partideki AB karşıtlarıyla mücadele ederken muhafazakâr seçmenleri UKIP’e kaptırmaya başlamıştı. (LONDRA / AP-REUTERS)

Fransa: Alakart Avrupa olmaz
‘Britanya Başbakanı David Cameron’ın AB üyeliğini referanduma götürme kararına ilk tepki Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius’tan geldi. Bu adımın başta Britanya’ya zarar vereceğini savunan Fabius, Cameron’ın, yeniden müzakereler sonucunda AB’den adalet, güvenlik ve istihdam gibi farklı alanlarda bazı yetkileri geri almak istemesiyle ilgili şu eleştiriyi yaptı: “Avrupa bir futbol kulübü gibidir. Bu kulübe üye olursunuz. Ancak üye olduktan sonra, ‘Ben rugby oynamak istiyorum’ denemez. Avrupa’yı insanların, neyi isteyip neyi istemeyeceğine karar verebileceği alakart bir yemek mönüsü gibi sunamayız.” Bu arada dün Le Figaro’da yayımlanan ankete katılan 15 bin Fransızın yüzde 70’i de “Britanya AB’den çıksın” şıkkına destek verdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel ise “Almanya ve şahsen ben, Britanya’nın AB’nin önemli bir parçası ve aktif üyesi olmasını istiyoruz” açıklaması yaptı. Londra’ya AB’deki geleceği konusunda uzlaşmaya gitmesi çağrısı yapan Merkel’in kendisi de uzlaşmacı bir ton tutturup “Britanya’nın isteklerini konuşmaya hazırız. Almanya gelecek aylarda Britanya ile düşünceleri konusunda yoğun şekilde görüşecek’’ dedi. Avrupa Komisyonu ise Cameron’ın yeniden müzakere edildikten sonra bile olsa AB’de kalmak istediği sözlerine odaklanmayı tercih etti. Sözcü Pia Ahrenkilde Hansen, “Komisyon, Cameron’ın AB’de kalmak istemesini memnuniyetle karşılar. Londra’nın aktif üye kalması hem AB hem Britanya’nın çıkarına” dedi. Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz da “Britanya’nın Dover Limanı’nda demirli kalmamasını, aktif bir üye olmasını istiyoruz. Cameron’ın açık büfe Avrupa’sı seçenek değil. Zira anlaşma tartışmaları içinde kaybolmak yerine istihdam ve büyümeye odaklanmalıyız” açıklaması yaptı. {BRÜKSEL/ AP-BBC-REUTERS}