Maliki'den Türkiye'ye mezhep uyarısı

Maliki'den Türkiye'ye mezhep uyarısı
Maliki'den Türkiye'ye mezhep uyarısı
Irak Başbakanı Nuri el Maliki, son dönemde gerilen Ankara-Bağdat ilişkilerini ve başta Suriye olmak üzere bölgesel konuları değerlendirdi

Türkiye 'nin bir etnik unsurun lehine diğerinin aleyhine hareket etmeye başladığını söyleyen Maliki, "(Suriye'de) etnik ve mezhepsel farklılıkları kışkırtan her ülke bilmelidir ki bu politikalar kendilerine dönecektir" dedi. A Haber televizyonuna konuşan Maliki'nin açıklamalarından satır başları:

Türk hükümeti 2002'de başa geldiğinde ilişkiler daha iyi noktaya geldi. O dönemde son derece iyimser bir hava hâkimdi. Geçmişte ulusal düzeyde sıkıntılar meydana gelmişti ama biz bunların sorumluluğunu yeni hükümete yüklemedik. Bu tablonun daha iyi noktalara gelerek ilelebet devam etmesini amaçladık ama ilişkilerde sorunlar meydana geldi ve devam etmekte.

Türkiye gibi Irak'ın da etnik yapısı homojen değil. Fakat son tahlilde tek bir ülke söz konusu ve adı Türkiye… Erdoğan'a da aynı şey söyledim. Türkiye'nin bir etnik unsurun lehine diğerinin aleyhine hareket etmeye başladığı yönünde bir görüntü oluştuğunu söylemek isterim.
Ürdün'e, "Sizden istediğim tek bir şey var, havaalanında Iraklılara Sünni misin Şii misin diye sorulmasın" dedim. Kral bu konuda derhal talimat verdi.

KUZEY IRAK
Kuzey Irak ile alışveriş yapılıyor, sınır açılıyor, anlaşmalar yapılıyor. Onlar bizim yönetimimiz sıkıntımız yok ama ilişkilerin merkezi yönetim üzerinden gerçekleşmesi lazım. Türkiye de bizim doğrudan etnik gruplarla iletişime geçmemizi kabul etmez.

Biz Türkiye ile ilişkilerin düzelmesini umuyoruz Saddam dönemine benzemeyiz. Tüm taraflarla iyi ilişkiler kurmak isteriz. Türkiye, Suriye, Suudi Arabistan ile ticaret hacmi artmaya devam edecek. Başka ülkelerin içişlerine karışmak gibi bir niyetimiz de yok.

KERKÜK ZİYARETİ BİZİ ŞOKE ETTİ
Kerkük özel durumu olan siyasi durumu olan bir ülkedir. Herkes Kerkük'ü konuşuyor. Buy sorun bölgesel bir gücün müdahalesiyle çözülmez. Bütün Iraklıların yapacağı anlaşmayla çözülür. Biz Davutoğlu ziyareti konusunda komisyon kurduk. Dediğine göre vize almış. Herkes alabilir. Ziyaret bizi şoke etti, haberim yoktu. Vali, Dışişleri Bakanı ve ben bundan haberdar edilmedik.

Türkiye’nin merkezi yönetimin haberi olmadan neden bu kadar açık olmayan bir tavır sergilediği konusunda bir soruşturma başlattık.

EKSEN KAYMASI
Türkiye önceleri kendini izole etmişti, tüm odağı AB'ydi. Fransız yetkililer buranın bir Hıristiyan kulübü olduğunu söyledi ama Türkiye ısrarlı davrandı. Biz Arap yöneliminden memnun olduk ve Müslüman ülkeler arasında entegrasyon olabilirdi.

“BU ATEŞ GENİŞLEYECEK”
İran Türkiye'nin bu adımını selamladı. Suriye aile dostu oldu. Sıfır sorunla önemli mesafe katedildi. Ama yine başa döndük. O zamanki politikalar şu ana göre çok farklıydı. Etnik ve mezhepsel farklılıkları kışkırtan her ülke bilmelidir ki bu politikalar kendilerine dönecektir. Ben Suriye'yi de aynı konuda uyarmıştım. Bu ateş Suriye’de mi kalacak hayır genişleyecek.

Ben Türkiye'nin Irak’la olan ilişkilerinin iki devlet arası ilişkiler olarak görülmesi anlamına geldiğini söyledim. Petrol boru hattı kurulmasına izin verilmesi bizi kaygıya sevk etti. Taraflarda ne oluyor, bunlar bizi endişelendiriyor. Bunlar tüm teamüllere aykırı. Merkezi yönetimin onayı olmadan temas olmaz.

HAŞİMİ’NİN TÜRKİYE’YE SIĞINMASI
Türkiye İnterpol tarafından aranan birine kucak açıyor. Türkiye aynı zamanda siyasi faaliyet ve açıklama şansı da tanıyor. Bizim bütün ilişkimizi kesmek gibi niyetimiz yok. Hiçbir ülkeyle problem yaşamak istemiyoruz. Ortak bir iradeye gereksinim var. Bizim niyetimiz ve irademiz iyi komşuluk ilişkileridir, ortak çıkarlara hizmet edecek ilişkiler kurmaktır.

"İLİŞKİLERİ KOPARMA NİYETİNDE DEĞİLİZ"
Gözden geçirme sadece ziyaretle ilgili değil. Bizim Gözden geçirmeden kastımız koparma değil iyileştirme. Biz kurallara uygun diplomatik ilişki istiyoruz.

Sınırlar federal sınırlardır. Bölgesel sınırlardır. Bu bölgesel yönetimlerin geçiş açamayacağı anlamına gelmiyor. Açabilirler ama merkezi hükümetin onayı olmadan olmaz. Hepsi federaldir ve merkezi yönetime tabidir.

Suriye dosyası karmaşık ve riskli. Ben diğer AB ülkeleri gibi bakmamalarını söyledim. Mezhep ve etnik unsurları karıştırmayın dedim. İlerleme yok, iç savaş derinleşiyor.

“İLK ÖNCE KOMŞULAR ETKİLENİR”
Bizim isteğimiz halkın taleplerinin yerine getirilmesi. Savaş genişliyor ve genişleme potansiyelini içinde barındırıyor. Rejimin şiddetle devrilmesi zor. Yangın sınırlı kalmaz, ilk önce etkilenecek olan biz komşularız. Bizim tutumuz net. Halkın taleplerinin karşılanması gerektiğine inanıyoruz.
Biz Kürtlerin yönetime katılmasına izin verdik. Aynı demokrasinin Suriye’de de olmasın istiyoruz.

Clinton’la yaptığım görüşmede onun endişeli olduğunu gördüm ve ona bunun başkasının adına yapılan bir savaş olduğunu söyledim. Bunun Irak’a etkileri olacak. Taraflardan yana olmama kararı aldık o yüzden sınırda güvenlik önemli aldık ki kimse geçmesin.

El kaide canlandı hayat buldu güçlendi, etkili eylemler düzenlemeye başladı. Irak ve Lübnan’a girmeye başladı. Biz sınıra o yüzden polis koyduk. Ama insanlar sınırlarımıza akın edince açmak zorunda kaldık.

Bizim tavrımız kesinlikle tarafsız kalmaktır hatta hava sahamızdan geçen uçakların silahsız olmasını istiyoruz.

“MÜDAHALEYE KARŞIYIZ”
Biz taraf değiliz benzeri süreçleri yaşadık bu yüzden bizden ders alabilirsiniz. Başta ekonomik kuşatmaya karşıyız. İnsanlar ahlaki çöküş yaşadı. Ama Saddam’dan kurtulamadı. Yaptırımla rejim devrilmez halk aç kalır. Müdahale işleri iyice içinden çıkılmaz hale getirir.
İki temel eksen var: Birincisi çatışmaların durdurulması. Dış müdahale ve silahlandırma durdurulmalı, silah bırakılmalı.

İkincisi ise siyasi reformların gerçekleştirilmesi. Hükümet kurulmalı, parti kurulmalı, diyalog kurulmalı, seçim yapılmalı.(hurriyet.com.tr)