Mısır, toy demokrasisini yeniden tesis etmeli, hem de süratle

Mısır, toy demokrasisini yeniden tesis etmeli, hem de süratle
Mısır, toy demokrasisini yeniden tesis etmeli, hem de süratle
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Financial Times için yazdı: Hep Mısır liderlerini ulusun hayrına birlikte çalışmaya yönelik tarihi fırsatı kaçırmamaları için teşvik ettim. Kapsayıcılık tavsiye ettim.

Mısır, bölgede ve daha geniş çevrede her daim ilerlemenin motor gücü olmuştur. Mısır ve halkı, pek çok büyük uygarlığın vârisi ve Arap âleminin amiral gemisi olarak, diğerlerine örnek olup yol gösterdiği gibi ulusun başarıları, başarısızlıkları ve yön değiştirmeleri sadece Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da değil, İslam âleminin tamamında yakından takip edilir ve etkileri hissedilir.
Ocak 2011 devriminin ardından Türkiye , Mısır halkının özgürlük, demokrasi ve onurlu yaşam arayışını destekledi. O büyük değişimin ertesinde ülkeyi ziyaret eden ilk devlet başkanı bendim. O zamandan beri Türkiye, ülkenin yeni filizlenen demokrasisinin sağlamlaşmasına yardımcı olmak ve siyasi sisteminin halkın tüm kesimlerini kucaklamasını sağlama almak için hiçbir çabayı esirgemedi.
Mısır siyaseti, ordusu ve sivil toplumunun liderlerini ulusun hayrına birlikte çalışmaya yönelik tarihi fırsatı kaçırmamaları için bizzat teşvik ettim. Ilımlılık, itidal, sabır, tahammül ve -hepsinden önemlisi- kapsayıcılık tavsiye ettim ısrarla. Ekonomik canlanmanın önemini de vurguladım, nitekim Türkiye’nin Mısır ekonomisine desteği, Mısırlıların yeni dönemin faydalarını gündelik yaşamlarında hissetmelerini sağlamayı amaçlıyordu.

Erken seçim çare olabilirdi


Maalesef, demokrasi yönünde atılan bu tarihi adım iki yıldan kısa sürede başarısızlığa uğradı. Mısır’ın demokratik yollardan seçilen ilk devlet başkanı olan Muhammed Mursi’yi deviren darbe, ülkenin ilerlemesini apaçık raydan çıkardı. Belki kördüğümden kaçınmanın yolları vardı. Belki bu durumdan erken seçimle çıkılabilirdi. Ama ne olursa olsun, sorunların demokratik mekanizmalarla çözülmesi gerekirdi.
Biz kendi tecrübemizden bu mekanizmaları işler tutmanın ve açık demokratik değerlere sadık kalmanın ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Bu, sadece iyi zamanların düsturu değil. Tehlike anlarında demokrasi yoluna sıkı sıkıya bağlı kalmak her şeyden daha önemli.
Şimdi Mısır, kendi geleceğinin yanı sıra ‘Arap Baharı’yla ortaya çıkan genç demokrasilerin de kaderini belirleyecek hassas bir süreçten geçiyor. Bu kritik dönemde, ya uzlaşma yahut daha da parçalanma yönünde atılacak her olası adım, hem ülkenin hem de bölgenin gelecekteki rotasına damgasını vuracak. İlgili tüm tarafların yapıcı ve iyi dile getirilen adımlar atmasının önemi ortada.
Mısır halkı neredeyse iki kampa bölündü, her biri diğerine karşı tehlikeli biçimde protestolar düzenliyor. Bu, endişe verici ve sürdürülemez bir durum. Şimdiden meydan ve sokaklardaki gösterilerde onlarca kişi hayatını kaybetti. Oysa Mısır’da şu an ihtiyaç olan, birbirine karşı bölünmüş bir halk değil, geleceği etrafında birleşmiş bir ulus. Göz korkutucu ekonomik ve toplumsal sorunlar ancak Mısırlıların enerjilerini siyasi bölünmelere sarf etmeyi bırakıp çabalarını birleştirmeleriyle aşılabilir.
Mısır’ın geleceği halkın özgür iradesinin galip geleceği, anayasal meşruiyetin muhafaza edildiği ve hak ve özgürlüklerin garanti altında olduğu demokraside yatıyor. Mısır için tek doğru çözüm yolu bu ve başka hiçbir girişim istikrar getirmeyecek. İşte bu yüzden herkes ülkesine demokratik bir gelecek kazandırabilmek için elinden geleni yapmalı. Halihazırdaki şartlarda ülke daha da kutuplaşma riskiyle karşı karşıya.

Dört aşamalı yol haritası


Bu kavşakta, demokrasiyi yeniden rayına oturtmak için şu adımlar hayati önem taşıyor: Öncelikle, devrimin amacı olan, demokrasiye acil dönüş için kapsayıcı bir geçiş süreci her şeyden önemli. İkinci olarak, tüm siyasi grupların gelecek seçimlere katılmasına izin verilmeli. Herhangi bir grubu dışarda bırakmak sürece zarar verecektir. Üçüncü olarak, Mursi ve siyasi yoldaşlarının serbest bırakılması, uzlaşma ve istikrara muazzam katkı sağlayacaktır. Dördüncüsü, herkes, daha fazla can kaybına neden olmamak için itidalli davranmalıdır. Liderler kördüğümü çözmek için en iyi niyetleriyle çalışsa bile, daha fazla can kaybı verilirse toparlanmak imkânsızlaşır.
Türkiye güçlü kültürel bağların ışığında Mısır ile ilişkileri pekiştirmek ve Mısırlıların ülkelerini demokratik yolda tutmalarına yardımcı olmak için elinden geleni yapacak. Onlar çok daha parlak bir geleceği hak ediyor. Gelin, bu büyük ve bizim için çok kıymetli ulusun parlak bir geleceğe sahip olması için birlikte çalışalım.
(8 Ağustos 2013)