Muhaliflere tanıma var ama silah yok

ABD Başkanı Barack Obama’nın Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nu (SMDK) Suriye halkının yegâne temsilcisi olarak tanıma kararı Fas’taki Suriye’nin Dostları toplantısında etkisini gösterdi. ABC’ye konuşan Obama, “SMDK’nın artık yeteri kadar kapsayıcı olduğuna, halkı yeterli oranda yansıttığına ve temsil ettiğine karar kıldık” dedi. Ancak Obama, ‘tanınmanın bazı sorumluluklar yüklediğini’ de vurgulayıp muhalifler arasında ‘bazı radikal unsurlar olduğuna’ dikkat çekti. Obama ABD’nin terör listesine aldığı Nusra Cephesi’ne atıf yaparak “Esad’a karşı mücadeleye katılan herkes, bizim tasvip ettiğimiz kişiler değil. Sanırım aralarında ABD karşıtı ajandayı benimseyen aşırı uçtaki bazı gruplar da var. Biz bu unsurlar arasında bir ayrıma gitmede çok net davranacağız. SMDK’nın da etkili örgütlenmesi, tüm tarafların temsilcisi olması ve kadın -azınlık haklarına saygı göstermesi gerekir” mesajı verdi. SMDK’yı daha önce Fransa, Türkiye , Britanya ve Körfez ülkeleri tanımıştı. Obama’nın açıklamasının ardından SMDK, Fas’ta 100’den fazla ülke tarafından tanındı. Ancak SMDK’nın ağırlığı artsa da, muhaliflerin başlıca talebi olan silah yardımı pek olası değil. Nitekim bir Beyaz Saray yetkilisi ‘doğrudan silahlandırmama politikasından vazgeçilmeyeceğini’ ima etti: “Silah yardımı siyasi çözümü teşvik edecek şekilde yapılmalı. Bu yüzden de biz, silahların siyasi çözüme nasıl fayda sağlayacağını anlamadan, silah sağlamanın iyi bir fikir olduğuna inanmıyoruz.” Ancak yetkilinin “Obama gelecekte muhaliflere silah sağlanması olasılığını asla dışlamadı” vurgusu da dikkat çekti.

Rusya: ABD taraf seçti
Moskova’dan tepki gecikmedi. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, haziranda Cenevre’de siyasi geçiş süreci formülünde uzlaştıklarını hatırlatarak ABD’yi ‘diyalog sürecini teşvik etmek yerine sadece bir tarafı desteklemekle’ eleştirdi: “ABD, bu kararıyla Cenevre mutabakatını ihlal etmiştir. Karar beni biraz şaşırttı. Zira ABD, bu kararla bütün bahislerini SMDK’nın silahlı zafer kazanacağına oynadı. Biz, rejim temsilcilerinin de yer aldığı görüşme sürecinin gerekliliğini Washington’ın da anladığına inanmıştık. Bu sebeple olayların akışı beklemediğimiz yönde gelişti. ABD’nin bu kararla ne yapmayı amaçladığını netleştireceğiz.”
Britanya Dışişleri Bakanı William Hague ise “Önemli olan SMDK aracılığıyla daha fazla yardımı (öldürücü olmayan) bölgeye kanalize etmek” derken Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius da İngiliz meslektaşı gibi silahlandırma seçeneğini dışladı: “Silahlandırmayı şimdilik düşünmüyoruz. Bunu ilerleyen aylarda değerlendireceğiz.”