Obama İsrail'e kendini affettirdi

Obama İsrail'e kendini affettirdi
Obama İsrail'e kendini affettirdi
Siyonizm'in babası Herzl ile Rabin'in mezarına siyahi lider King'in anıtına ait taşları bırakıp Yad Vaşem'e giden Obama "İsrail Holocaust ile varolmadı" dedi.

ABD Başkanı Barack Obama üç günlük İsrail gezisini dün Kudüs’te gerçekleştirdiği ‘sembolik ziyaretlerle’ noktaladı. Modern Siyonizm’in babası olarak anılan Theodor Herzl ile 1995’te suikasta kurban giden Başbakan İzak Rabin’in mezarlarına çelenk bırakan Obama, Yad Vaşem Soykırım Müzesi’ni gezdi. Obama Herzl ile Rabin’in mezarlarına taşlar bırakıp bir Yahudi geleneğini de yerine getirdi.

Kahire konuşması ‘unutuldu’

Bu taşların, ABD’de eşitlik mücadelesinin sembol ismi olan siyah lider Martin Luther King’in adına Washington’a dikilen anıttan getirilen taşlar olması da dikkat çekti. Obama’nın İsrail’in var olma hakkının altını bu kez sembolik ziyaretlerle çizmek istediği yorumları yapıldı. Önceki gün de Milli Müze’de Ölüdeniz yazmalarını inceleyen Obama’nın Ağlama Duvarı’na gitmeyip Knesset’te konuşmamasına eleştirileri dengelemeye çalıştığı belirtilmişti. Obama, İslam dünyasına seslendiği 2009 Kahire konuşmasında ‘İsrail’in var olma hakkını sadece Yahudi Soykırımı’na dayandırdığı’ gerekçesiyle eleştirilmişti. Bu sebeple de Obama’nın bu sembolik ziyaretlerle İsrail’in varolma hakkını ‘Holocaust’tan daha önce mevcut bir vizyona ve bölgeyle tarihi bağlarına dayandırdığı’ mesajı vermek istediği yorumu yapıldı. Nitekim Obama da, Yad Vaşem’deki konuşmasıyla yorumları doğruladı. ‘Ebedi Ateşi’ alevlendirip kamplarda ölen Yahudilerin küllerinin olduğu taşa çelenk bırakan Obama şunları söyledi: “Burada, sizin tarihi topraklarınızda, tüm dünyanın duyması için söyleyelim. İsrail devleti Holocaust yüzünden varolmadı. Ancak İsrail’in güçlü bir Yahudi devleti olarak varlığını sürdürmesi sayesinde böyle bir soykırım bir daha asla yaşanmayacak.”
Burada gördüklerinin, insanların nasıl barbarca davranabildiklerini gösterdiğini ve modern dünyada ırkçılıkla anti-Semitizme yer olmadığını vurgulayan Obama, “Bizden koparılıp alınan milyonların isimlerini koruduğunuz için teşekkürler İsrail halkı” dedi. İkinci kez ziyaret ettiği bu kutsal mekândan çok etkilendiğini belirten Obama, “Buraya bin kez de gelsek, her seferinde aynı acıyı hissederiz” derken, müzenin ‘insanların seçim yapma özgürlüğünün daima olduğunu gösterdiğini’ de vurgulayıp “Olaylara ilgisiz kalmak ya da harekete geçmek arasında seçim yapmak mümkün” dedi.

En az bir protestocum olmazsa rahat etmem

Obama önceki gün İsrailli üniversite öğrencilerine hitabında bir eylemcinin protestosunu esprili bir dille yanıtladı. İlk olarak “İşte bu gördüğünüz, bahsettiğimiz canlı tartışma ortamının bir parçası” diyen Obama, alkış alınca espriyi patlattı: “Bunu bizim önceden ayarladığımızı söylemeliyim. Zira bu, beni evimde hissettiriyor. En az bir protestocum olmasaydı rahat hissetmezdim.” Eylemci, ‘İsrail casusluğu’ndan 1987’den beri ABD’de hapis yatan Jonathan Pollard’ın bırakılmasına ilişkin slogan attı. Obama onuruna önceki akşam verilen yemekte de renkli anlar yaşandı. Cumhurbaşkanı Şimon Peres, İsrail’in güvenliğine katkılarından dolayı Obama’ya ülkenin en yüksek nişanı olan liyakat madalyasını sundu. Obama da geçen yıl ABD’nin en yüksek nişanı Özgürlük Madalyası’nı Peres’e takdim etmişti.

Obama İsrail’in ilk siyah güzelllik kraliçesiyle sohbette

Obama’nın onuruna verilen yemeğin en ‘dikkat çeken’ konuğu İsrail’in ilk siyahi güzellik kraliçesi olan Etiyopya doğumlu Yityish Aynaw’dı. İkilinin sohbet konusu basına ‘sızmazken’, Aynaw önceki röportajlarında Obama’dan ‘Pollard’ın bırakılmasını isteyeceğini’ söylemişti.