Okyanusun dibine yolculuk

Okyanusun dibine yolculuk
Okyanusun dibine yolculuk
Alien, Avatar ve Terminatör gibi filmleri çeken Hollywood'un usta yönetmeni James Cameron, Deepsea Challenger adlı tek kişilik denizaltısıyla Pasifik Okyanusu'nun 11 kilometre derinliğine daldı.

Cameron’ın dün gece yerel saatle 22.00’da başlayan dalışı iki saatten uzun sürerken, ünlü yönetmen tek başına okyanusta en fazla derinliğe ulaşan ilk insan oldu. Cameron, tek kişilik denizaltısıyla dalışını, Guam adasının yaklaşık 320 km güney batısındaki, dünyanın en derin noktası olarak bilinen Mariana Çukuru bölgesindeki Challenger Deep noktasında gerçekleştirdi. National Geographic’in verdiği bilgiye göre, Cameron’ın dün gece yerel saatle 22.00’da başlayan dalışı iki saatten uzun sürerken, ünlü yönetmen tek başına okyanusta en fazla derinliğe ulaşan ilk insan oldu.

Cameron böylece, 1989 yılında çektiği ve okyanusların derinliklerinde keşif yapan bir araştırma ekibini konu alan Abyss filmini 23 yıl sonra gerçeğe dönüştürdü. Okyanusların en bilinmeyen noktalarından biri olarak kabul edilen çukurun 11 km derinliğine inen Cameron, dibe vardığında “Tüm sistemler sorunsuz çalışıyor” mesajını gönderdi. Twitter'dan da ayrı bir mesaj atan Cameron, "Dibe vardıktan sonra Twitter’dan, “Dibe vurmak hiç bu kadar iyi gelmemişti. Neler gördüğümü sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum” dedi. Mariana Çukuru’nun genişliği, genişliği en fazla 2.4 kilometreye ulaşan ABD ’deki Büyük Kanyon ulusal parkının yaklaşık 120 katı. Çukurun derinliği ise 8 bin 848 metre uzunluğundaki Everest Dağı’nın boyunu bir buçuk kilometre geçiyor.

Cameron, okyanusun en karanlık noktalarından birine ait görüntülerle su yüzüne geri dönecek. National Geographic’ten Terry Garcia, “İlk kez insan bu kadar yabancı bir ortama gözleriyle bakabilme şansı buldu” dedi.

50 YIL SONRA BİR İLK 
Deep Challenger noktasına inmeyi deneyen ilk insan, İsviçreli mühendis Jacques Piccard ve ABD Donanması’ndan yüzbaşı Don Walsh olmuştu. İkili, 1960 yılında dünyanın en derin çukuruna beş saatte inmiş ve burada sadece 20 dakika kalabilmişti. Denizaltılarının okyanusun tabanında çok fazla kumla kaplanması nedeniyle, ikili çok az gözlem yapabilmişti. Garcia, “Cameron, bizim bugüne dek görmediğimiz şeylere tanık olacak. Yeni dünyaları bilim dünyasına sunacak” ifadesini kullandı. Projede yer alan araştırmacılar ise Cameron’un karşısındaki en büyük riskin, bulunduğu derinlikteki yüksek basınç olduğunu belirtti. Bilim insanları, yaklaşık 12 kilometrede oluşan basıncı, tek bir ayak parmağı üzerinde bir kamyonetin ağırlığı kadar baskı oluşmasına benzetiyor.

Cameron, geçtiğimiz ay Papua Yeni Gine’de yaptığı dalış denemesinde, okyanusun sekiz kilometre derinine dalmıştı. Usta yönetmen, AP haber ajansına verdiği röportajda, “Ufak bir sızıntı denizaltının anında havaya uçmasına neden olur” demişti. Okyanusun bilinen en derin çukuruna inmenin kendisini korkutmadığını belirten Cameron, “Dalmaya karar verdiyseniz, mühendisliğin iyi yapıldığından emin olmalısınız” dedi. Okyanusun derinliklerine çocukluğundan beri merakı olduğu bilinen bilim kurgu ustası Cameron, ömrü boyunca 72 derin dalış gerçekleştirdi. Bu dalışlardan 33’ü, Cameron’ın 1997 yılında 11 dalda Oscar kazanan Titanic filminin konusu olan batığa düzenlendi.

ALTI SAAT KALACAK 
Cameron’uın tek kişilik denizaltısıyla altı bin metre derinliğin daha da altına inebilmesi, okyanusların keşfinde bir devrim olarak kabul ediliyor. Okyanusun dibinde altı saat kalması beklenen Cameron, biyolojik ve jeolojik numuneler toplayacak ve 3 boyutlu kamerayla bulunduğu bölgenin videosunu çekecek. Deepsea Challenger projesi, Cameron, National Geographic ve saat yapımcısı Rolex tarafından ortak yürütülüyor. Dünya’nın en az bilinen köşesi olarak adlandırılan Challenger Deep’i keşfetmeyi amaçlayan proje, özel olarak tasarlanmış bir denizaltıyla gerçekleştirildi. Deepsea Challenger, yedi metre uzunluğunda ve dikey olarak suyun yüzeyine yükselebiliyor. Mini denizaltı, dakikada yaklaşık 150 metre mesafe kat edebiliyor. 57 yaşındaki Cameron’ı yüksek basınçtan koruyan kokpit 109 santimetre genişliğinde. Yaptığı işte oldukça tecrübeli olan Cameron su yüzüne çıkar çıkmaz, bir sağlık ekibi hazır bekliyor olacak.

ABD ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) Johnson Uzay Merkezi’nde görevli Walter Sipes, “Cameron çok tecrübeli. Sadece simülatörde değil, gerçek deneyimi de çok yüksek. Endişelenecek bir şey olduğunu zannetmiyorum” dedi. (ntvmsnbc)