Ölüm saçan melekler için gün verildi

Ölüm saçan melekler için gün verildi
Ölüm saçan melekler için gün verildi
ABD, Britanya ve Fransa BM raporunu beklemeden Suriye'ye saldırıya hazırlanıyor. Yetkililere göre 3 günlük saldırı en erken perşembe başlar.

ABD ve Britanya, Suriye’de kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığına dair BM araştırmasının sonucunu beklemeden müdahale hazırlıklarını hızlandırıp askeri operasyon için üs arayışına girerken saldırının en erken Perşembe başlayabileceği ve üç gün süreceği iddia edildi. ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, Başkan Barack Obama’nın emir vermesi halinde ordunun saldırıya hazır olduğunu belirterek “Başkan hangi seçeneği tercih ederse etsin taleplerini yerine getirebilecek şekilde varlıklarımızı düzenledik” derken NBC News’e konuşan Amerikalı yetkililer füze saldırısının en erken Perşembe başlayacağını söyledi. Yetkililere göre 3 günle sınırlı olacak operasyonun amacı Esad rejimine mesaj vermek. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise BM’nin sahada yaptığı araştırmaya itimat etmeyecekleri mesajı v erdi: “Rejimin, BM ekibinin girişine yönelik gecikmiş kararı artık güvenilir olmak için çok geç. Obama, dünyanın en iğrenç silahını, dünyanın en kırılgan insanlarına karşı kullananlara yönelik hesap verebilirlik olması gerektiğine inanmaktadır.” Ayrıca Obama’nın ulusal güvenlik ekibinden BM kararı olmadan yapılacak askeri operasyonu yasal açıdan meşrulaştıracak ayrıntılı bir rapor hazırlamasını istediği belirtildi.

Muhaliflerden hedef listesi

‘Suriye’nin Dostları’ ise İstanbul ’da Suriye Ulusal Koalisyonu’na ‘Esad’ı daha fazla kimyasal silah kullandırmaktan vazgeçirmek için birkaç gün içinde bir operasyon bekleyebilecekleri’ bilgisini paylaştı. Muhaliflerin de hedef listesi sunduğu belirtildi. Reuters’a konuşan bir kaynağa göre Amerikalı elçi Robert Ford’la birlikte 11 ülke temsilcisinin katıldığı toplantıda muhaliflere “Hem Cenevre 2 konferansına hem rejimin çöküşüne hazırlıklı olun” mesajı verildi.
Saldırılar için üs aranıyor
Olası bir saldırıda operasyon merkezi olarak üç yer öne çıkıyor: Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Arnavutluk. Tatilini yarıda kesen Britanya Başbakanı David Cameron, yaz tatilindeki parlamentoyu yarın acil toplantıya çağırırken Guardian gazetesi Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssü Akrotiri’deki (Ağrotur) hareketliliğe dikkat çekti. Gazeteye göre çok sayıda C-130 kargo uçağı üsse inip yaptı. Yunan basını ise ABD’nin Suriye’ye karşı olası müdahalede Yunanistan’dan taleplerde bulunduğunu ileri sürdü. Kathimerini gazetesine göre ABD, Suriye’ye müdahale halinde savaş gemileri ile uçakların geçişlerine kolaylık sağlanmasının yanı sıra Girit’teki Sudas ve Mora Yarımadası’ndaki Kalamata askeri üslerinin operasyona açılmasını istedi. Geçiş koridorlarının belirlendiğini yazan Kathimerini’ye göre, Atina “Muhtemel askeri operasyonlarda fiilen yer almamakla birlikte NATO’dan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getireceği” yanıtını verdi. Yunan Genelkurmayı ise ABD’den talep gelmediğini kaydetti. Britanya, Akrotiri üssü ile birlikte Dikelya deniz üssünü kullanıyor. Arnavutluk medyası ise müdahalede Arnavutluk’un Adriyatik kıyılarındaki üslerinde konuşlu İngiliz uçak gemilerinden füze fırlatılabileceğini yazdı. Arnavutluk’taki üsler 1999’da BM kararı olmadan Kosova’ya yapılan müdahalede kullanılmıştı.
Almanya ve İtalya ise müdahaleye soğuk. Alman Dışişleri sözcüsü “Mevcut operasyonlar nedeniyle ordumuz zaten bir kırılma noktasında” derken İtalya Dışişleri Bakanı Emma Bonino “İtalya, BM dışındaki askeri bir oluşumda yer almayacak” ifadelerini kullandı. Irak ABD’ye hava sahasını kullandırmayacağını duyururken operasyon planlamalarına ev sahipliği yapan Ürdün komşuya saldırıya rampa olmayacaklarını kaydetti. (LONDRA / AP-REUTERS-BBC-NBC)

Cameron, Putin’i ikna edemedi


Britanya Başbakanı David Cameron’la görüşen Rus lider Vladimir Putin, operasyon hazırlıkları karşısında ‘acele etmeyin’ uyarısı yaptı. Britanya Başbakanlığı’na göre Putin, saldırıda kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığına, kullanıldıysa bile bunu hangi tarafın yaptığına dair hiçbir kanıt olmadığının altını çizdi. Cameron muhaliflerin böylesi bir saldırı gerçekleştirme güçlerinin olmadığını savundu. Buna karşın her iki lider de, hazirandaki G8 Zirvesi’nde mutabık kalındığı üzere kimyasal silah kullanıldığı takdirde uluslararası toplumun buna ciddi tepki vermesi konusundaki fikir birliğini korudu. {LONDRA/ AP}

Türkiye muaf kalamaz’

Suudi Arabistan Prensi Bandar’ın 3 hafta önce Moskova’da Vladimir Putin’e ‘Suriye’ye desteği azaltmaları karşılığında silah satın alma’ teklifi yaptığı 4 saatlik görüşmede Türkiye’den de bahsedildiği ortaya çıktı. Görüşmenin tutanaklarını yayımlayan El Sefir gazetesine göre, birlikte petrol piyasasını kontrol etme, silah satın alma ve Rusya’nın Akdeniz’deki çıkarlarını koruma önerisi karşısında Suriye’ye desteği asla kesilmeyeceğini vurgulayan Putin “Suriye kan gölüne dönerken Türkiye bundan beri kalmaz” dedi. Bandar da “Türkiye’nin bugünkü rolü, Pakistan’ın Afganistan savaşındaki rolüne benziyor” ifadesini kullandı. {MOSKOVA/ TELEGRAPH- EL MONITOR} 

‘Türkiye Suriye’ye giden silahlara el koydu’

Kuzey Kore’nin Suriye yönetimine gönderdiği binlerce silah, mermi ve gaz maskesinden oluşan askeri mühimmata Türkiye’de el konulduğu öne sürüldü. Japon gazetesi Sankei Shimbun’un ABD, Japonya ve Güney Kore istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre Libya bandıralı Al En Ti Sar isimli gemi 3 Nisan’da Çanakkale Boğazı’nda durduruldu. Türkiye, ABD’nin izini sürdüğü gemide bulunan 1300 tüfek ve tabanca, 30 bin mermi ve çok sayıda gaz maskesine el koydu. Kaptan gözaltına alındı. ABD’li yetkililere göre yük Türkiye’de boşaltılıp karayoluyla Suriye’ye götürülecekti. {TOKYO/ SANKEİ ŞİMBUN}

Müslim: Esad aptal değil

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim, kimyasal silah iddialarına karşı rejimi savundu. “Suriye rejiminin elinde kimyasal silah var ama bunları BM heyeti Şam’a bu kadar yakınken kullanacak kadar aptal değiller. Kalkıp da ‘Gelin, bizi yakalayın’ demezler. Bu, soruşturma isteyen bir konu” dedi. Müslim, kimyasal silahı muhaliflerin kullandığına hükmedilmesi halinde bu konunun kapatılacağını savundu: “O zaman kimi suçlayacaklar? Katar emirini mi, Suudi kralını mı yoksa Başbakan Tayyip Erdoğan ’ı mı?” {BERLİN/ REUTERS}
Rusya'an tahliye
Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, Suriye’nin Lazkiye kentine 20 ton insani yardım malzemesi götüren uçağın, ülkeyi terk etmek isteyen 75’i Rus vatandaşı 89 kişiyi alarak döndüğünü açıkladı. Rusya haziranda 128 kişiyi tahliye etmişti. {MOSKOVA/ AA}

‘Suriye’ye yönelik saldırı İsrail ve Nusra’nın işine yarar’


Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim kimyasal silah kullanan tarafın Suriye ordusu olduğu iddialarını reddederken olası saldırının İsrail ve Kaide bağlantılı Nusra Cephesi’nin işine yarayacağını savundu. ‘ABD kamuoyuna seslenmek’ amacıyla basın toplantısı düzenleyen Muallim “Dünyada hiçbir ülke kendi insanına karşı kimyasal silah kullanmaz” derken Suriye lideri Beşşar Esad’ın önceki günkü sözlerini yineledi: “Her yerde savaş tamtamları çalıyorlar ama ortada kanıt yok. Dayanağı olmayan bir iddia. Kanıtları varsa göstersinler. Bu bir savaş gerekçesi değildir. Suriye kendini savunacaktır.” Muallim, iddiaları incelemek için önceki gün Muazzamiye bölgesine giderken keskin nişancıların hedefi olan BM heyetinin çalışmalarına muhaliflerin egnel olduğunu savundu. Muallim “Heyete bütün kolaylıkları sağlıyoruz. Güvenlikleri için ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’e güvence verdim. Ordunun kontrolündeki bölgede hiçbir sorun yaşamadan kontrollerini yapıp otele döndüler. Denetlemeyi muhalifler engelledi. Heyete muhaliflerin bulunduğu yerden ateş açıldı. 2. bölgeye gitmekten vazgeçtiler çünkü önce güvenlik kontrollerinin yapılması gerekiyordu” dedi. Heyetin Suriye’ye gelişinin gecikmesinin hükümetten kaynaklanmadığını savunan Muallim, “Doğrudan Doğu Guta’ya gidin diyemeyiz. Bölge çok geniş ve gerekli planlamaların yapılması gerekiyor. Hem biz onlara martta gelin demiştik” eleştirisi yöneltti. 

‘Müdahaleyle Türkiye’nin dengesi tamamen bozulur’

Muallim, ‘ordunun heyet gidene kadar tüm kanıtları yok edeceğini’ öne süren Britanya Dışişleri Bakanı William Hague’a da ateş püskürdü: “Kimyasal silah izlerini Suriye hükümeti yok edemez çünkü o bölgeler zaten muhaliflerin elinde.” Olası bir operasyonun önce İsrail sonra da Nusra’nın çıkarına olacağını savunan Muallim, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun sözlerine atfen “Türk halkının buna gerekli cevabı vereceğine inanıyorum. Türkiye’nin Mısır’da yaşananlarla sarsılan dengesi Suriye’ye müdahale sonrası tamamen bozulacaktır” dedi. {ŞAM/ EL CEZİRE-AP}