Ölümün sıradanlaştığı mazlum şehir: Gazze

Ölümün sıradanlaştığı mazlum şehir: Gazze
Ölümün sıradanlaştığı mazlum şehir: Gazze
Haber: YAVUZ OĞHAN / Arşivi

GAZZE - Issız sokaklar, yıkılmış binalar. Acil gıda satan dükkânlar hariç kepenkler kapalı. İnsanlar sokaklardan uzak. Her an bomba gelebilir endişesi var. Burası Gazze. Yıllardır açık hava hapishanesi gibi yaşayan Filistin kenti. Tarihinde ilk kez bir Türk bakan’ın, Arap Birliği’ne üye diğer dışişleri bakanları ile birlikte de olsa, Gazze’ye gideceğini duyar duymaz yola çıktık. Kahire’ye uçakla, oradan Refah sınır kapısına karayolu ile geçtik. 6 saatlik yolculuğa 4 kez Mısır güvenlik güçlerinin kontrol noktalarında ara verdik. Gazze’nin dünya ile tek bağlantısı Refah. Kapıdan Filistin’e geçmek de zor, Filistin’den Mısır’a ulaşmak da. Aynı yolu daha önce tecrübe edenler geçiş için haftalarca beklediklerini hatırlatıyor. Ancak Türk gazetecileri ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ekibini taşıyan konvoya ayrıcalık tanındı. İki saat pasaportları inceleyen Mısır geçiş izni verdi. Kapıdan Gazze’ye yolculuk yaklaşık yarım saat. Zeytinliklerin arasından yaptığımız yolcukta hayatın normal akışında seyrettiğini düşündük. Ama şehir merkezine yaklaştıkça durum hiç de iç açıcı değil. Havada insanın sinirini bozan, bir arı vızıltısını andıran ses. O ses İsrail’in gözlerinin sürekli Gazze’nin üstünde olduğunu gösteriyor. İnsansız ama silahlı hava gözetleme uçakları hiç ara vermeden Gazze semalarında. Gazzelilere her an saldırıya uğrayabilecekleri hissi veren ses belki de bu son savaşın en önemli simgesi.
Bu satırları yazarken Şifa Hastanesi’nin bahçesindeyim. Arada patlama sesleri geliyor, sonrasında ise ambulans sirenleri. Ambulanslar acil servise yanaştığında tekbir getiren, İsrail’e nefretini sloganlara döken Filistinlilerin sesleri. Son bilanço yine İsrail’in bombası ile hayatını kaybeden en az 20 Filistinli. “İsrail’in kafasını keseceğiz” diyen Gazzeliler ve ‘daha çok ölüm daha çok nefret’. İşte bu psikoloji, her ne kadar Hamas yetkilileri “Onların silahı bizden çok ancak onlar korkuyor, bizim çocuklarımız sokakta oynamaya devam ediyor” deseler de Gazze’de hayatın rengini soldurmuş durumda.
Görünmez bir noktadan gelen ve ölüm saçan silahlarla süren savaşın biteceğine ilişkin umut bile yok artık. Bunlar Davutoğlu ile 11 Arap ülkesi dışişleri bakanlarının hastanede yaralılara yapacağı ziyaretin hemen öncesinde yaşandı. Yani İsrail bu ziyaret sırasında bile durmadı. Vurmaya devam etti. Arap dışişleri bakanlarına da onlarla birlikte Gazze’yi ziyaret eden Davutoğlu’na da mesaj verdi. “Siz de olsanız fark etmez, ben vazgeçmem” dedi, meydan okudu.
İsrail hem de, Davutoğlu ve diğer bakanlar bir önceki saldırıda aynı aileden 12 kişinin hayatını kaybettiği noktada taziye ziyareti yaparken verdi mesajını. Sonra bakanlar programını bitirdi, İsrail’e tepkileri dile getirdi ve Gazze’den ayrıldı, onların ardından da biz. Gazzelileri ölen çocuklarıyla, kadınlarıyla, yaşlılarıyla baş başa bırakarak… Yarın görüşmeler devam edecek belki. İsrail’in stratejisi konuşulacak, Arap Baharı’ndan, Gazze saldırısının Suriye ’deki devrimle bağlantısından dem vurulacak. Ama Gazzeliler ölmeye devam edecek. Eğer birileri İsrail’e gerçekten ‘dur’ demezse nefret kartopu gibi büyüyecek. Barış hayalleri sönecek… Gerçekten dünya İsrail’e dur demezse…