'Öncelik Esad'ın indirilmesi'

'Öncelik Esad'ın indirilmesi'
'Öncelik Esad'ın indirilmesi'
ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Suriye'de siyasi geçiş sürecinin hızlandırılması çabalarının arttırılması amacıyla dün İstanbul'daydı. Suriye'de PKK'nın güçlenmesine karşı olduklarını belirten Clinton "Türk halkının korunması için elimizden geleni yapacağız" mesajı verdi.

Suriye’nin geleceğini görüşmek üzere Tükiye’yi ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, “Birinci önceliğimiz muhalefetin tüm çabalarını destekleyip şiddetin durdurulması, Esad olmadan demokratik bir Suriye’ye erişilmesidir” dedi. İstanbul Conrad Otel’de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’yla dün sabah yaptığı 2,5 saatlik görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Clinton, şunları söyledi:
 
“Bugün, Amerikan ve Türk ekipleri arasında notlarımızı paylaştık ve ortak bir operasyonel resim ortaya koymak istedik. Bu sayede kendi aramızdaki işbirliğini iyileştirmeyi, arttırmayı ve şiddeti durdurmak isteyen herkesle işbirliği yapabilmeyi amaçlıyoruz. Dışarıdan da Suriye’deki şiddettin durabilmesi için elimizden gelen baskıyı devam ettireceğiz. Dün Washington’da İran-Hizbullah-Suriye arasındaki bağlantıların kesilmesi için gerekli adımların atılması kararlaştırıldı ki bu sayede Esad rejimi daha erken bir şekilde gidebilsin.” Uçuşa kapalı bölge ve tampon bölge seçeneklerini de görüştüklerini ifade eden Clinton, Clinton, hiç kimsenin Esad rejiminin ne zaman düşeceğini bilmediğini, ama o günün geleceğini bildiklerini belirterek şöyle konuştu: “ABD, şu anda hem sivil topluma hem de aktivistlere büyük miktarlarda para sağlıyor. Bu parayı nasıl verdiğimiz konusunda detay vermek istemiyorum. Onları tehlikeye atmak istemiyorum. Çok yoğun bir planlama süreci geçirmeliyiz. Eylem planının detaylarını belirlemeliyiz. 

Türkiye ’ye övgü ve teşekkür 
“Sığınmacılara 5 milyon dolarlık bir ek katkıyı BM Mülteciler Yüksek Komiserliği aracılığıyla, 500 bin doları da Uluslararası Göç Kuruluşu aracılığıyla Türkiye’de bulunan Suriyelilere vererek desteği güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu katkıyla ABD’nin gıda, sağlık, battaniye gibi ihtiyaçlar için sağladığı katkı 82 milyon dolara ulaşmış oluyor” dedi. Clinton, Türk halkına ve Türkiye’ye misafirperverlikleri için teşekkürlerini dile getirerek, “Şu aşamada Türkiye’nin yaptıklarını ne kadar övsem yetmez. Burada durmak bilmeyen şiddete karşı Türkiye’nin yaptıkları çok önemli” diye konuştu. PKK ’nın son saldırıları nedeniyle hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyen Clinton “Türkiye’nin Suriye’nin PKK’ya kucak açmaması dileğine katılıyoruz. PKK’nın orada konuşlanmasını biz de istemiyoruz. Teröristlerin Suriye halkının meşru mücadelesini kullanarak şiddeti kışkırtması bizi endişelendiriyor. Türk halkının korunması için elimizden geleni yapacağız” dedi. 

PKK’ya karşı ortaklık 
Davutoğlu ise, Türkiye’nin kendi stratejik hazırlıklarının hep olduğunu, ABD ile bu konudaki koordinasyonlarını da daha yoğun ve sonuç alıcı niteliğe kavuşturmaları gerektiğini dile getirdi. Davutoğlu, “Suriye’de geçiş sürecinin en kısa sürece tamamlanması ve bu geçiş sürecinde herhangi bir güç boşluğunun oluşmaması konusunda da mutabık kaldık. Böylesi bir güç boşluğundan istifade etmek isteyen başta PKK olmak üzere terör gruplarına karşı her türlü tedbiri almamız gerektiği konusunda da ortak bir perspektife sahibiz” dedi. 

‘Diplomatik çabalar kesildi’ 
Davutoğlu, “Maalesef Cenevre’de mutabık kaldığımız geçiş planı çerçevesinde çalışmaları yürüten Kofi Annan’ın istifasından sonra diplomatik çalışmalarda çok ciddi bir kesinti durumu ortaya çıktı. İsterdik ki, uluslararası toplum, bu konuda tek bir vücut halinde hareket edebilsin ve alanda gittikçe kötüleşen duruma müdahil olabilsin. Ancak maalesef Annan’ın istifası diplomatik çalışmaların alandaki duruma yansımasını etkilemektedir” diye konuşarak şöyle devam etti: “İki ana hususta yoğunlaşacağız. Olabilecek olumsuz senaryolara karşı nasıl tepki vereceğiz, olumsuz senaryolar içinde büyük bir insani göç dalgası yaşanabilir. Bazı gruplar kendi egemenliklerini kurmaya kalkabilirler. Kimyasal silahlarla ilgili potansiyel tehdit var. Suriye’deki mazlum halka her türlü korumayı sağlarız. Şimdi olabilecek olumsuz şeylere karşı daha pratik çalışmalar yapma kararı aldık. Yeni Suriye’de düzenli bir geçişin temin edilmesi için atacağımız adımlar olabilir.” (İSTANBUL/AA-DHA)

Tahran, mektupla Türkiye’yi BM’ye şikâyet etti
Suriye BM Güvenlik Konseyi’ne mektup göndererek Türkiye’de muhalifleri desteklemek üzere kurulmuş askeri operasyon merkezi olduğunu iddia etti. Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, mektupta “Türkiye’de ABD, İsrail, Suudi Arabistan ve Katarlı istihbarat servislerinin yönetiminde bir askeri operasyon merkezleri kuruldu” ifadesini kullandı. Daha önce de Reuters, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar işbirliğiyle Adana’da gizli bir üs kurulduğu iddia edilmişti. Öte yandan İran Meclisi Yönetim Kurulu üyesi Cevad Cihangirzade Suriye’ye dış müdahalede en çok Türkiye’nin zarar göreceğini söyledi. Cihangirzade, “ Ankara hükümeti böyle bir hareketi taşıyamaz çünkü Türkiye’nin Suriye’de yapacağı askeri operasyonlar derin ve onarılmaz ayrılıklara neden olur” diyerek bölgede oluşacak istikrarsızlığın öncelikle Türkiye’yi içine çekecek koca bir ateş yakacağını belirtti. İran basını ise bazı Türk subayların Halep’te yakalandığını öne sürdü. {NEW YORK-TAHRAN/JPOST-PRESS TV}

Beyzbol sopasına karşı kazma sapı!
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ziyareti çeşitli gösterilerle karşılanırken, Halkevleri üyesi bir grup Clinton’ı kazma sapıyla protesto etti. ABD Başkanı Barack Obama’nın BaşbakanTayyip Erdoğan’la görüşmesindeki beyzbol sopalı fotoğrafına gönderme yapan grup “Sopa ne anlama gelir? AKP tartışadursun. Biz de Clinton ve Davutoğlu için birer kazma sapı hazırladık. Bu kazma saplarını Ortadoğu’daki politikalarından dolayı her iki dışişleri bakanına da gördüğümüz yerde vereceğiz” dedi. Akaretler yokuşunda ise gösteri yapan bazı ÖDP’liler gözaltına alındı. {İSTANBUL/AA-DHA}