Orda, bir teleskop var uzakta!

Orda, bir teleskop var uzakta!
Orda, bir teleskop var uzakta!
Şili'de And Dağları tepesine yerleştirilen Alma teleskopu uzaylı avına başladı. Başarırsa insanlığın en büyük gizemlerinden birini çözecek.

İSTANBUL - Güney Amerika ’nın en ücra köşelerinden birine kurulan dev bir gözlemevi, büyük bir görev peşinde. Atacama Çölü’nde, deniz seviyesinden 5 bin 100 metre yükseklikte bir alana kurulan Alma Gözlemevi, apartman büyüklüğünde 66 tane antene ev sahipliği yapmakta. Kaynağını radyo ışınlarından alabilen dünyanın güçlü teleskopu olarak “Uzayda hayat var mı” sorusunu yanıtlayacak. Independent gazetesi yazarı Jeremy Laurance, Atacama Çölü’ne gitti ve gözlemevi yetkilileriyle konuştu.
‘Kozmik kökeni araştırma’ sloganıyla kurulan Alma Gözlemevi, 15 ülkeden oluşan European Southern Observatory’nin (ESO)öncülüğünde başlatılan bir proje. Resmi bir törenle açılan gözlemevindeki antenlerin her biri 100 ton ağırlığında ve altı milyon dolar değerinde. Devasa büyüklükteki antenler aynı zamanda uzayın en uzak bölgelerine bile ulaşabilen bir ağa sahip. Toplam 1,4 milyar dolar harcamayla inşa edilen uzay teleskopu şimdilik potansiyelinin 10’da 1’ini kullanabiliyor. Ancak bir yıla kadar maksimum güçle çalışacak. Ve şimdiden galaksiler, yıldızlar ve gezegenlerin orijinleriyle ilgili yeni ipuçları vermeye başladı.
Alma teleskopunu kullanan bilim insanları Güneş’e benzer bir yıldızın etrafında şeker partikülleri tespit etti. ‘Glycolaldehyde’ şeker molekülü, RNA’yı oluşturan bloklardan birisi, aynı zamanda yaşam için gerekli temel elementlerden... Bu araştırmadaki en önemli adımın yaşam koşullarının oluşup oluşmadığını tespit edebilmek olduğu için şeker gibi kompleks moleküllerin bulunması bilim insanlarına doğru yolda olduklarına dair güven veriyor.
Bulgaristan’dan projeye katılan gökbilimci Valentin Ivanov, son on yılda astronomi alanında muazzam yenilikler olduğunu belirtiyor. Alma’nın uzaydaki elementlerin kimyasal içeriklerini bulup analiz edebilmesi sebebiyle bilimde yeni bir devrin başladığını belirten Ivanov, ne var ki Güneş Sistemi dışında uzayda başka bir hayat bulma konusunda temkinli. “En büyük kozumuz Jüpiter ve Satürn’ün uyduları. Ama diğer yıldızların etrafındaki gezegenlerde hayat olduğunu kanıtlamak hala çok güç” diyor Ivanov.
ESO’nun sözcülerinden Douglas Pierce’e göre ise Alma’nın diğer teleskoplara göre avantajı, toz bulutlarının içinden uzak galaksilere bakabilmesi ve böylelikle diğer yıldızların oluşumunu gözlemleyebilmesi.
Bilim insanları için Şili’de yaşamak neredeyse imkânsız. Mühendisler sırtlarında oksijen silindirleriyle tepe yeçıkabiliyor ama orada en fazla 8 saat kalabiliyor. Aynı zamanda tepede sekiz hafta çalıştıktan sonra altı hafta ara verilmesi gerekiyor. Rakım yüksekliğinden ötürü oluşabilecek tehlikelere karşı önlem almak amaçlı hiperbarik oksijen tedavisi için merkezde iki oda bulunuyor.

Burada ‘kaybolmuşlar’!
Atacama Çölü yıllardır astronomide en popüler alanlardan. Dünyanın en büyük teleskopları çoğunlukla buraya yerleştiriliyor. İnkaların yıllar öncesinde ticaret yolu olarak kullandıkları alana yakın olan San Pedro’yu ise günümüzde insanlar ruhani aydınlanma bölgesi olarak kullanıyorlar. Bu bölgeye ‘cennete açılan pencere’ de denilmekte. Çölün bir başka anlamıysa Şili’de Pinochet’nin askeri rejimi sırasında onlarca Şililinin ‘kaybolduğu’ yer olması...