Ortadoğu'da 'çevre kardeşliği'

Ortadoğu'da 'çevre kardeşliği'
Ortadoğu'da 'çevre kardeşliği'
İsrail, Filistin ve Ürdünlü çevreciler, siyasilerin ulaşamadığı birliği 'çevre kardeşliği'nde buldu. Evren'in Dostları sivil toplum örgütü projeleriyle barışın farklı kentlerden değil kendi topraklarından çıkacağını kanıtlıyor.
Haber: ÇAĞIL M. KASAPOĞLU / Arşivi

Ortadoğu ’da barışı Batılı diplomatların iki dudağının arasında aramayan çevreciler, politikacıların ulaşamadığı birliği ‘toprak kardeşliği’nde buldu. Uluslararası sivil toplum örgütü Evrenin Dostları’nın (FoEI) Ortadoğu kolu FoEME, yıllardır paylaşılamayan toprak mirasını koruma ve farkındalık yaratma amacıyla Ürdün, Filistin ve İsrailli çevrecileri bir çatı altında topluyor. Siyasi tutumlarını çevre projeleri üzerinden yürüten FoEME, 1967 sınırları dahilinde bağımsız bir Filistin devleti kurulması ve Doğu Kudüs’ün başkent olarak belirlenmesini destekleyip İsrail devleti ile barış ve uyum içinde varlığını sürdürmesinden yana. Amman, Beytüllahim ve Tel Aviv’de ofisleri bulunan örgüt, siyasi sürtüşmeler ve diplomatik çıkmaz arasında yeterince önem verilmeyen doğal kaynakları koruma peşinde. 

Ürdün Nehri tehlikede 
Batı Şeria’daki Beytüllahim ofisinin müdürü Nadir Hatib’e göre bölge halkı ve doğal yaşam paylaşılan doğal kaynaklara bağımlı. Hatib, “Toprak, yeraltı su havzaları, paylaşılan deniz suyu ve bitki örtüsüne olan bağımlılık bölgesel işbirliğini gerektiriyor” diyor. Hatib’in bahsettiği işbirliği örgütün yeryüzünün en alçak gölü, İsrail’deki Lut Gölü, göle dökülen Ürdün Nehri (Şeria Nehri) ve Filistin’deki su havzaları projelerine yansıyor. Örgütün en büyük projelerinden biri, Büyük Rift Vadisi boyunca akıp Lut Gölü’ne dökülen Ürdün Nehri’ni korumak. Kültürel ve doğal zenginliği olan Ürdün Nehri’nin suyunun yüzde 98’i, kirlilik ve yanlış kullanım nedeniyle kuruma tehdidiyle karşı karşıya. İsrail, Ürdün ve Suriye ’nin kendi tarım arazilerini sulama amacıyla nehrin kollarının yönünü değiştirmesi de bir zamanlar ekosistemin can damarı olan nehir suyunu tüketme noktasına getirmiş. 

FoEME’nin Tel Aviv temsilcisi Gidon Bromberg, gönüllü çevrecilerle birlikte nehirden kanalizasyon atıklarını çıkardıklarını aktarırken temiz su çıkarmanın yanı sıra yeni bir proje için de kolları sıvadıklarını belirtti. Ancak suyun tükenmesi ve kullanımı ile ilgili İsrail, Filistin ve Ürdün arasında uzlaşı sağlanamıyor olması projelerinin hayata geçmesinin önündeki en büyük engel. 

‘İyi su komşuları’ 
FoEME’nin bir diğer projesi de bir türlü paylaşılamayan su havzaları üzerine. ‘İyi Su Komşuları’ adını verdikleri proje aynı su kaynaklarını kullanan İsrail, Filistin ve Ürdün arasındaki sınırlı diplomatik ilişkilere rağmen suyun eşit kullanımı için anlaşmaya varılmasını hedefliyor. Yaklaşık 10 yıldır sürdürülen proje kapsamında örgüt çalışanları Filistin, İsrail ve Ürdün’de kapı kapı dolaşıp suyun bilinçli tüketimi hakkında toplumu bilgilendirdi, okullara, belediye ve kamu binalarına tüketimi azaltacak filtreler yerleştirdi.
Önce Ürdün Nehri ve Lut Gölü çevresindeki halkın güvenini kazanan gönüllüler daha sonra belediye başkanları ile çalışmaya başladı. Birçok çevre ödülü kazanan projeleri sayesinde bölgede bilinçsiz su tüketiminde belirgin bir azalma oldu.
Dünyanın en alçak gölü ve en tuzlu ikinci gölü olan Lut Gölü suyunun her yıl 1 metre geri çekildiğini savunan FoEME, gölü kurmak için çevresindeki turizm yapılanmasına karşı kampanya yürütüyor.
İsrail, Filistin ve Ürdün’lü gönüllülerden oluşan FoEME ekibi, soyu tükenmekte olan bitki ve canlılara da ev sahipliği yapan gölün minerallerinden faydalanmak isteyen turistlerin akınına karşı, bölge için ortak bir proje yürütülmesi çağrısı yapıyor.