Parti kapatmak aşırılıkla mücadelede etkili mi?

Parti kapatmak aşırılıkla mücadelede etkili mi?
Parti kapatmak aşırılıkla mücadelede etkili mi?

Alman İmparatorluk bayrağını taşıyan bir Neo Nazi. Fotoğraf: AP

Almanya, yükselişteki aşırı sağla mücadele yolları arıyor. Bu noktada partilerin kapatılmasının ne kadar faydalı olduğu da tartışma konusu.

BERLİN - Aşırı sağcı örgüt ve partiler yasaklanırsa, aşırı sağcı şiddet engellenebilir mi? Alman uzmanlar ve politikacılar özellikle Nasyonal Demokrat Parti'nin kapatılmasından sonuç alınıp alınamayacağını tartışıyor. Deutsche Welle Türkçe’den Jülide Danışman’ın kaleme aldığı haberde bu tartışmalara yer veriliyor.

Almanya’da Nasyonal Demokrat Parti’nin (NPD) kapatılması tartışmaları, 2001-2007 yılları arasında sekizi Türk, on kişinin aşırı sağcılar tarafından öldürüldüğünün ortaya çıkmasının ardından alevlendi. Aşırı sağcı partinin kapatılması için başlatılan girişim 2003 yılında başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Federal Anayasa Mahkemesi, iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın muhbirleri partide ve üst yönetimde yer aldığı için Nasyonal Demokrat Parti’nin kapatılması talebini reddetmişti.

Peki parti o dönemde kapatılabilmiş olsaydı, Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) adlı aşırı sağcı terör hücresinin işlediği cinayetler engellenebilir miydi? Yasak, aşırı sağcılıkla mücadeleye nasıl bir katkı sağlardı?

Bu sorulara, geçtiğimiz Cuma günü Berlin’de Sosyal Demokrat Parti'ye yakınlığı ile bilinen Friedrich Ebert Vakfı’nın düzenlediği “Aşırı sağcı örgütlerin yasaklanması: Sınırlar ve Deneyimler” başlıklı kongrede yanıt arandı. Kongre, Potsdam Üniversitesi'ne bağlı Moses Mendelssohn Avrupa Yahudi Araştırmaları Merkezi ve Düsseldorf Yüksek Okulu'nun işbirliği ile düzenlendi.

Cinayetler engellenebilir miydi?
Nasyonal Sosyalist Yeraltı tarafından işlenen cinayetleri aydınlatmak üzere Alman Meclisi’nde kurulan Araştırma Komisyonu'nun Başkanı Sebastian Edathy’e göre, aşırı sağcı parti veya örgütler yasaklanmış olsaydı da cinayetler engellenemezdi. Sosyal Demokrat Partili Edathy, kongredeki konuşması sonrasında Deutsche Welle'ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Aşırı sağcılık her zaman varolacak ve siyasi hedeflerine ulaşmak için şiddet kullanmaya hazır olanlar da bunun için hep bir yol bulacaklardır. Ama yasak, çocuk ve gençlerin insan onuruna saygı duymayan bu kişilerin ağına düşmemesinde, önemli bir katkı sağlayabilir. Belki bu (cinayetler) engellenemeyecekti ama temelde aşırı sağcı örgütlerin yasaklanması, bu örgütlerin gençleri etkileme ihtimalini de büyük ölçüde azaltır.”

'Başvuru geri dönerse parti daha da güçlenir'
Almanya’da aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti’nin yasaklanması için Federal Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması konusunda kararın bu yılın sonunda verilmesi bekleniyor. Yapılacak başvurunun yine reddedilmesi olasılığı Almanya’da kaygı karşılanıyor. Zira böyle bir durumda Nasyonal Demokrat Parti’nin daha da güçlenebileceği düşünülüyor.

Alman Polis Sendikası avukatı Sascha Braun, bu kaygılara rağmen aşırı sağcı partinin kapatılması için gereken başvurunun yapılması gerektiğini vurguluyor. Braun ayrıca aşırı sağcılara örgütlere yönelik baskının artırılmasından yana olduğunu belirtti:

“Her türlü yasak, buna maruz kalan örgütü zayıflatır. Ama eğer Neonazi aşırı sağcı örgütlerin ve partinin yasaklanamayacağını düşünüyorsak, o zaman bu kişilerin faaliyetlerini engellemek için her şeyi yapmamız gerekiyor, ki böylelikle etkilerini azaltalım.”

Polis 'normal' davrandı suçlaması
Nasyonal Demokrat Parti’nin yasaklanmasından yana olan Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi Yeşiller Partisi Milletvekili Johannes Lichdi ise aşırı sağcıların parti dışında da örgütlendiğine dikkat çekti. Lichdi, aşırı sağcıların uyguladığı şiddet karşısında polisin tutumu da eleştirerek, Polis Sendikası avukatı Braun’a şu sözlerle yanıt verdi:

“Ben de baskıdan yanayım, Sayın Braun. Ama tam da olayın yaşandığı noktada, yani ceza gerektiren bir suç işlendiğinde veya biri tehdit edildiği zaman. Sonra aklıma şu soru geliyor: Gerçekten soruşturma yapıldı mı, sonuç ne oldu? Bu sözleri bilerek seçtim, çünkü Nasyonal Demokrat Parti’nin yasaklanması tartışmaları ile polisin yaptığı son derece sıradan ve normal çalışmaların, dikkatlice ifade edersem, geri plana atıldığını gözlemliyorum.”

Nasyonal Sosyalist Yeraltı adlı terör hücresinin işlediği cinayetlerin yıllar boyunca aydınlatılamamasında Almanya’daki güvenlik birimlerinin de ihmali olabileceği olasılığı araştırılıyor.

Berlin Demokratik Kültür Derneği Genel Sekreteri Bianca Klose, “Nasyonal Demokrat Parti’nin kapatılması tartışmalarının amacının, polisin ve iç istihbarat birimlerinin yaptığı hataları örtbas etmek olduğunu” savundu. Aşırı sağcılığa karşı projeler yürüten Klose, toplumun merkezinde görülen ırkçı eğilimlerin tehlikelerin dikkat çekerek, bununla mücadelenin de önemine işaret etti.