Rejimi unutup birbirlerine düştüler

Rejimi unutup birbirlerine düştüler
Rejimi unutup birbirlerine düştüler

Kaide-ÖSO çatışması Halep e sıçrarken İdlib in Darkuş kasabasındaki saldırıda 20 kişi öldü.

Kaide bağlantılı Irak- Şam İslam Devleti (IŞİD) ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında önceki gün Halep’te yaşanan çatışmada 50 kişi ölürken dün de İdlib’e bağlı Darkuş’ta bomba yüklü bir araçla düzenlenen saldırıda biri çocuk 20 kişi hayatını kaybetti. Muhaliflerin denetimindeki kasabada pazaryerinde düzenlenen saldırıda onlarca kişi de yaralandı. Yaralılardan bazıları Türkiye ’ye getirildi. Suriye Yerel Koordinasyon Komitesi (LCC) de başkent Şam’ın Emeviyyin ve Abasiyyin bölgelerine çok sayıda havan mermisinin düştüğünü açıkladı.

Cenevre çağrısı

Sahada muhalifler arasında çatışmalar artarken Suriye’nin kimyasal silahlarının imha edilmesini öngören anlaşmanın mimarları ABD ve Rusya’dan Cenevre 2 Konferansı’nın bir an önce toplanması yönünde çağrılar geldi. Londra’da Arap Birliği- AB Suriye Özel Temsilcisi Lehdar İbrahimi ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ‘bir an önce’ kesin bir gün belirlenmesinin önemine vurgu yaptı. Suriye lideri Beşşar Esad’ın meşruiyeti kaybettiğini savunan Kerry, “Geçiş hükümeti olmadan barış mümkün olamaz” dedi. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da rejim düşmeden konferansa katılmayacaklarını açıklayan Suriye Ulusal Koalisyonu (SUK) Başkanı George Sabra’nın “Suriye Ulusal Koalisyonu içindeki en büyük blok biziz. Konferansa katılacak olurlarsa koalisyondan ayrılabiliriz” sözlerine dikkat çekti. Koalisyonun etkinliğini giderek yitirdiğini belirten Lavrov, ABD’den muhalifleri masaya oturtmak için elinden geleni yapmasını istedi: “Barış görüşmelerinin önündeki en büyük engel, partnerlerimizin Suriye muhalefetini masaya oturtamaması. Bizim Şam’ı ikna çabalarımız somut sonuçlar veriyor. Muhalifler üzerinde etkili olmakla kalmayıp onları savaşa devam etme konusunda destekleyen ABD ve diğer ülkeler sorumluluklarının farkına varıp konferansı toplamak için üzerlerine düşeni yapmalı.”

Esad: Nobel benim hakkım

Esad ise Lübnan gazetesi El Ahbar’a demecinde etkin olmadıkları için 1997’de kimyasal silah üretmeyi bıraktıklarını ve 2003’ten beri komşulardan ellerindeki kimyasalları tasfiye etmelerini istediklerini belirtirken şaka yollu Nobel Barış Ödülü’nü hak ettiğini söyledi. Esad “Son birkaç yıldır caydırıcı özelliğini kaybeden kimyasal silahları İsrail’e karşı pazarlık unsuru olarak elde tutuyorduk. Ama onlar kimyasal kullanırsa biz de kullanacaktık. Artık durum değişti. ABD’nin saldırı ihtimalini ortadan kaldırmak için kimyasallardan vazgeçtik” ifadelerini kullandı. “Bölgede gerginlik arttığı zaman İsrail hemen vatandaşlarına gaz maskesi dağıtacak” diyen Esad bu durumun kendi vatandaşlarının moral durumunu olumsuz etkilediğini savundu. Esad İsrail’le savaş ihtimaline dair de “İsrail’i etkisiz hale getirmek için hava sahalarına füze fırlatmak yeterli” dedi. Nobel’in Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’ne (OPCW) verilmesine de değinen Esad “O ödül bana verilmeliydi” diye konuştu. OPCW Başkanı Ahmet Üzümcü de muhaliflerin kontrolündeki bölgelere giremediklerini belirtip çalışabilmeleri için yerel ve kısa süreliğine ateşkes istedi.