Şam Adana'daki sarin dosyasıyla BM'ye gitti

Şam Adana'daki sarin dosyasıyla BM'ye gitti
Şam Adana'daki sarin dosyasıyla BM'ye gitti
Suriye Adana'daki sarin iddianamesine dayanarak Türkiye'yi BM'ye şikayet etti. Şam, Guta'daki saldırıyi Türkiye ile ilişkilendirmeye çalışıyor.

Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü’nün onayladığı plan çerçevesinde 30 Haziran’e kadar elindeki kimyasal silah stoğunu ülke dışına çıkaracak olan Suriye, 21 Ağustos’ta Doğu Guta’daki kimyasal saldırıdan muhaliflerle birlikte Türkiye ’yi sorumlu tuttu. Silahların Türkiye’den girdiğini ve Türk hükümetinin de buna göz yumduğunu iddia eden Suriye ‘teröre destek’ suçlamasıyla BM’ye başvurup soruşturma açılmasını istedi. Lübnan kanalı El Manar’a göre, Suriye Dışişleri Bakanlığı 7 Kasım’da BM Daimi Temsilciliği’ne gönderdiği yazıda, soruşturma talebine dayanak olarak Adana’daki sarin davasındaki savcılığın iddianamesini gösterdi. Operasyonda yakalanan Suriyeli Heysem Kassap’ın terör örgütü üyesi olduğu, Halit Usta, Bekir Karaoğlan, İbrahim Akça, Raif Ay ve Halit Ünalkaya adlarındaki 5 Türk’ün de Ahrar-uş Şam ve El Nusra’ya sarin gazı yapımında kullanılan maddeler temin etmeye çalıştıkları iddia edilmişti. 132 sayfalık iddianamenin Arapça ve Türkçe nüshalarının eklendiği yazıda ‘sanıklara ait itirafların bu kişilerin terör örgütü üyesi olduklarına ve Suriye’de aralarında Kaide’nin de olduğu silahlı terör örgütlerine ulaştırmak üzere Türkiye’de kitle imha silahlarının temin edilmesi yönünde faaliyetler yürütüldüğüne dair kesin kanıt teşkil ettiği’ önü sürüldü.

BM’den 6 talep

Suriye’nin kimyasalların imhası konusundaki işbirliğine değinip kitle imha silahlarının terör örgütlerin eline geçmesinin çok tehlikeli olduğunu belirten Şam, başta Türkiye olmak üzere komşu ülkelerde yaşanan olaylar sonrası bu örgütlerin kendilerini ele verdiklerini kaydetti. Terörler mücadeleden sorumlu birimlere gerekli başvuruların yapılması talimatı veren Suriye BM’den 6 talepte bulundu:
Türkiye’nin terörle mücadelede tam bir işbirliği içinde olmasının sağlanmasının yanı sıra söz konusu iddianame ve benzer başka terör faaliyetlerine ilişkin yapılan güvenlik ve yargı soruşturmalarının bir nüshasını teslim etmesinin zorunlu kılınması.
Terörle ilgili soruşturmaların Suriye ve uluslararası tarafları kapsayacak şekilde genişletilmesi.
Sanıklara kimyasal madde satan Türk şirketlerinin son 3 yıl içinde kitle imha silahlarının imalatında kullanılan maddeleri kimlere sattıkları konusunda sorgulanması.
İddianamede adı geçen kimyasal maddeler ile Şam kırsalı ve Suriye’nin başka bölgelerinde kullanılan kimyasal silahların nitelik ve özelliklerinin BM komisyonu tarafından karşılaştırılması.
Türk yetkililere, kimi sanıkların neden bir süreliğine serbest bırakıldıklarının sorulması.
Sanıkların serbest bırakılmalarıyla geçerliliğini kaybedebilecek kanıtların sorulması.
Henüz ifşa olmayan ve daha büyük hedefler peşinde koşan terör örgütlerinin olabileceğine dikkat çeken Suriye yönetimi, terörle mücadeleye ilişkin BM kararları olduğunu hatırlatıp kurallara uymayan devletlerin ‘gerçekleşmiş ya da gelecekte düzenlenecek terör eylemlerinin de faili oldukları’ konusunda uyardı.

SMDK: PYD düşman örgüt

Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin kurduğu Halk Koruma Birlikleri (YPG) ile Kaide arasında çatışmalar sürerken Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), bölgedeki siyasi aktör PYD’yi ‘düşman örgüt’ ilan etti. SMDK Basın Merkezi’nin yazılı açıklamasında PYD’nin öncülüğünde oluşturulan kurucu meclis ‘ülkeyi parçalamaya yönelik bir girişim’ olarak değerlendirildi. Açıklamada “Bu girişim Suriye halkının kendi toprakları üzerinde bütün, bağımsız, özgür ve egemen bir Suriye kurma mücadelesini temsil etmiyor” denildi.