@neseidil

Sana hükümeti, El Kaide ve Husiler... Yemen'de ne oluyor?

Sana hükümeti, El Kaide ve Husiler... Yemen'de ne oluyor?
Sana hükümeti, El Kaide ve Husiler... Yemen'de ne oluyor?
Charlie Hebdo saldırısının arkasından Arap Yarımadası Kaidesi'nin çıkmasıyla yeniden gündem olan Yemen siyasi sarsıntı yaşıyor. Krizle birlikte mezhep çatışması yaşanmasından endişe ediliyor.
Haber: NEŞE İDİL - nese.idil@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – El Kaide örgütünün oldukça etkin olduğu ve güçsüz bir hükümete sahip Yemen, son yıllardaki en büyük krizlerinden biriyle karşı karşıya... Husi milisleri ile ordu arasında yaşanan çatışmalar dünyanın dikkatini bir anda Yemen’e çevirdi. Husilerin, başkent Sana’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı kuşatması sonucu ilk olarak, Başbakan Halid Mahfuz Bahhah hükümeti, daha sonra ise Cumhurbaşkanı Abdurrabu Mansur Hadi istifa etti. İstifaların ardından ise Sana’da binlerce kişi sokağa çıktı ve Husileri protesto etti. Siyasi kriz yakın zamanda sona erecek gibi görünmüyor.

Peki, Ortadoğu ’nun ve hatta dünyanın dikkatini bir anda Yemen’e çeviren Husiler kimler ve bu çatışmaların asıl sebebi ne?

Adını 2004’te öldürülen komutanları Hüseyin Bedreddin el-Husi’den alan Şii Ensarullah Hareketi, 1992’de kuruldu. Yemen’in kuzeybatısındaki Sa’da kenti merkezli Husiler, ülkeyi 33 yıl boyunca yöneten ABD ’nin müttefiki Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih döneminde orduyla çatışmaya başladı. Büyük bir çoğunluğu Sünni olan Yemen’de Husiler, Şiiliğin Zeydiye koluna mensup.

ARAP YARIMADASI KAİDESİ’YLE DE SAVAŞIYOR
ABD’nin Irak işgalinin ardından, liderleri el-Husi, Salih’e karşı halkın hoşnutsuzluğunu da görerek bir isyan başlattı. 2004’te hayatını kaybeden el-Husi, yerini 33 yaşındaki Abdülmelik el-Husi’ye bıraktı.

Cumhurbaşkanı Salih, bölgenin Arap Baharı’yla çalkalandığı 2012’de devrildi ve yerine, Körfez ülkeleri ve Batı’nın desteğiyle başkan yardımcısı olan Abdurabbu Mansur Hadi geçti. O günden bugüne Husiler, Arap Yarımadası Kaidesi ile de savaşan ulusal siyasi bir harekete dönüştü. Husilerin destekçileri, grubun yolsuzlukla mücadele edeceğine ve bölgede Arap Baharı’nda başlayan istikrarsızlığı yeneceğine dair umut besliyordu. Husiler, Yemenlilerin kendilerini, eski rejimin domine ettiği geçiş hükümetine duydukları kızgınlık nedeniyle “kucakladığını” düşünüyor.

Yemen'de önce hükümet sonra Cumhurbaşkanı istifa etti


‘YEMEN’İ DAHA İYİ TEMSİL EDEN HÜKÜMET’
Kuzeyde ele geçirdikleri toprakların ardından Husi lideri Abdülmelik el-Husi, geçen yıl Ağustos’un ortalarında Cumhurbaşkanı Hadi’den, ülkenin düşük gelirli kesimlerine yapılan devlet desteğinin iptal edilmesi kararını geri çevirmesini ve “yozlaşmış” hükümeti, Yemen’i “daha iyi temsil eden bir hükümetle” değiştirmesini istedi. Daha sonra aralarında Sünnilerin de bulunduğu binlerce Husi destekçisi, Sana’daki hükümet binalarının önünde eylemler yapmaya başladı ve kentin havaalanına giden ana yolu engelledi.

2 Eylül’de, Cumhurbaşkanı Hadi, krizi bitirmek amacıyla hükümeti feshetme ve yakıt fiyatını yüzde 30 azaltma sözü verdi. Ancak, bu girişim Husiler tarafından yetersiz bulundu ve reddedildi. Bir hafta sonra, güvenlik güçlerinin Husi destekçilerine ateş açmasıyla kriz derinleşti.

HÜKÜMET BİNALARINI İŞGAL ETTİLER
Eylül ortasında Husiler ve ordu arasında Sana’da birkaç gün süren şiddetli çatışmalar yaşandı. O günlerde Husiler hükümet binalarını işgal etti.

Ölü sayısının artmasıyla birlikte 20 Eylül’de, Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Cemal bin Ömer hükümetin Husilerle anlaşmayı kabul ettiğini duyurdu. Bir sonraki gün Başbakan Muhammed Basindava, Ulusal Barış ve Katılım Anlaşması’nın yürümesi için istifa ettiğini açıkladı.

SANA’DAN ÇEKİLMEYİ REDDETTİLER
Anlaşma kapsamında Husiler, ana taleplerinin (yakıta devlet desteği, yeni bir hükümetin kurulması, Husilerin başkanlık danışmanı ataması ve Ulusal Diyalog Konferansı’nda kararlaştırılan politikaların uygulanması) karşılanması koşuluyla Sana’dan çekilmeyi kabul etti. Ne var ki, Husi temsilciler anlaşmanın, militanların başkentten ve diğer kuzey kentlerden çekilmelerini ve 45 gün içinde silahlarını yetkililere temsil etmelerini şart koşan güvenlik bölümünü imzalamayı reddetti.



SON KRİZİN NEDENİ NE?
Geçen yılın Şubat ayında Cumhurbaşkanı Hadi, Yemen’in altı bölgeden oluşan bir federasyon olmasını planladıklarını açıklamış ve Husiler buna şiddetle karşı çıktıklarını birçok kez dile getirmişti.

Bu ayın başında Hadi ve destekçileri, Husilerin desteğini almadan, bünyesinde Yemen’in altı bölgeye ayrılmasını içeren yeni bir anayasa tasarısı üzerinde çalışmaya başladı. Federal bir ülkeye karşı çıkan militanlar Cumhurbaşkanlığı Ofis Müdürü Ahmed Avad bin Mübarek’i kaçırdı ve hali hazırda gergin durum çatışmaya dönüştü. Üst düzey Husi yetkilisi Osama Sari, “Yemen’in altı eyalete bölünmesine yol açan bir anayasaya izin vermeyeceğimizi vurguladık. Hadi bunun kırmızı çizgimiz olduğunu biliyor” demişti. Bunun yanı sıra Husiler, Ulusal Barış ve Katılım Anlaşması’nın uygulanması, anayasa taslağının değiştirilmesi ve ülkede yaşanan güvenlik sıkıntılarının giderilmesini istiyor.

İRAN DESTEK VERİYOR MU?
Yemenli yetkililer ve diplomatlar, Husilerin İran tarafından desteklendiğini savunuyor. Husiler bu iddiaları reddederken, Yemenli yetkililer, iki yıl önce yakalanan ve içinde İran’dan gelen silahların bulunduğu gemilerin Husilere gönderildiğini öne sürüyor.

MEZHEP ÇATIŞMASINA DÖNÜŞÜR MÜ? 
Yemen’de hükümet son aylarda giderek güç kaybetti. Uzmanlar, Suudi Arabistan ve İran gibi güçlerin müdahalesinin, ülkede çatışmaları artıracağından endişe duyuyor. El Kaide’nin Husilere karşı Şiileri aşağılayan bir retorik kullanmasının da ülkede mezhep çatışmasına yol açacağından korkuluyor. Husiler, ülkenin çoğunlukla Sünni olan merkez ve batısındaki kentlerde de varlık göstermeye başladı ve buralarda El Kaide militanlarıyla çatışmalar yaşıyor.

(Bu haberde Telegraph, Al Jazeera, International Business Times, New York Times, Reuters ve BBC’den yararlanılmıştır.)