scorecardresearch.com

Sandy kasırgası, öncesi ve sonrası

Sandy kasırgası, öncesi ve sonrası
01/11/2012 07:56
11 Eylül gibi bir felaket geçirmiş New Yorklular için Sandy kasırgasının gelişi o kadar da korkunç değildi...
Haber: GAMZE ATEŞ / Arşivi

Bunun en önemli sebeplerinden biri, New York eyaletinin felaket öncesi hazırlığı ve New york’luların moralini yüksek tutmak konusunda kararlı tavrıydı. Süpermarketlerde her ne kadar büyük kuyruklar olsa da, herkese yetecek kadar kum torbası (cam ve kapılarını blok etmek için) pil , elfeneri, erzak vardı. Şimdiye kadar New York marketlerinin raflarını hiç bu kadar boş görmemiştim. Bu arada New York belediye başkanı sık sık şehrin Sandy kasırgasına karşı hazırlıklarını radyo ve televizyondan halka iletirken, bizden de evlerimizde oturup, önüne geçilemeyecek kazalara engel olmamızı rica ediyordu... Kasırganın kaçta New York’u etkisi altına alacağı tahminlerinin üstüne, saat 19.00 gibi bütün metro, köprü ve tünellerin kapatılacağı duyuruldu. Bütün iş yerleri ve çalışanlar evlerine rahatlıkla ulaştı. Bu arada Manhattan’ın kalbi Central Park da halka kapatıldı. New Yorklular, kasırgadan çok, üzerlerine düşebilecek ağaçların da kendilerini öldürebileceğini geçmiş tecrübelerinden biliyordu.
Kasırga öncesi hazırlıklardan biri olarak okulların kapatılmasına tabii çocuklar sevindi. Felaketin ne derece büyük olduğunu kestiremeyen çocuklar, okulların kar fırtınasında kapatılıyormuş gibi sevinmelerine karşılık, New York Stock Exchange’in ve bütün iş yerlerinin kapatılması işveren ve politıkacıları pek sevindirmedi. Broadway Show’larının ve uçuşların iptali de turistlerin işine gelmedi.
Bu ara da New Yorklular genelde ya dışarıda yemek yer ya da paket servis ister. Diyebilirim ki bizler için belki de en zoru kapalı restoranların kapatılmasıydı. O gün aldığım email kadar e-mail’i da ömrümde almamış olabilirim. Bankalardan gittiğim Gym’e kadar ilgim olan her kurumdan Sandy ile ilgili ne kadar hazırlıklı olduklarını anlatan ve yardım hatlarını bildiren mail’ler aldım. Güzellik salonlarından gelen Sandy Masajı önerileri ya da “Haydi Sandy Kasırgası’nı bizim evde karşılayalım” davetleri sanırım en ironik olanlarıydı.
20.00 sularında hafif yağan yağmur ve rüzgarı görünce, “Upper East Side”daki, yani Manhattan’ın ortalarında olan evimde dayanamayıp resim çekmek için dışarı çıktım. Uyumayan New York, adeta sonsuz bir sessizliğe bürünmüş, bütün şehir sadece havada uçan sonbahar yapraklarına kalmıştı. Yollarda tek tük insan vardı ki, onlar da evine doğru hızla yürüyordu. Her gün duyduğumuz siren sesleri yerini, rüzgarla oraya buraya çarpan demir levhaların seslerine bırakmıştı. Aman ne güzel, Sandy bize uğramayacak diyerek akşam yemeği için eve döndüm. Aslında olayın o kadar da sessiz olmadığını ise televizyonda gördüm. Manhattan adasının güneyinde yüksek dalgalar, sokaklara taşıyordu. Rüzgarın kuvvetini yüksek binalar nedeniyle biz içlerde hissetmiyorduk ama New Jersey sahillerinde kasırga yavaş yavaş barikatları aşıyor, dalgalar sokaklarda ilerliyordu.
Con Edison (şehrin elektrik su gaz idaresi) suların metro ve yer altına geçerek bütün elektrik sistemini çökertebileceğinden endişelendi ve şehrin güney kısmında 300 bin kişinin elektriğini kesmek zorunda kaldı. Bundan en çok etkilenen NYU hastanesindeki hastalar oldu. Elektrikleri kesik olduğu için asansörü ve ışığı olmayan hastanedeki 250 hasta merdivenlerden indirilerek başka hastanelere taşındı. Aralarında küvezde çoçuklar, dialize bağlı hastalar ve kanserli hastaların olduğu bu operasyon çok üzücü olsa da transferde hiçbir aksaklık çıkmaması hayranlıkla izlenecek bir operasyondu. Polis, hastane yetkilileri ve belediye birlikte ve organize çalışmıştı.
Evde oturmuş televizondan izlediğimiz kasırgadan etkilenmediğimiz için şanslı olduğumuzu düşünürken 57. Cadde’deki lüks bir apartman kompleksinin en üstünde duran devasal vincin, kuvvetli rüzgar yüzünden ortadan ikiye katlanıp havada savrulmasıyla tansiyonlar tekrar yükseldi. Binanın etrafındaki bütün konut ve otellerin yine kusursuz bir şekilde boşaltılmasını seyrettik. Buna rağmen vincin yere düşmesi halinde yer altındaki gaz hatlarını patlatabileceği olasılığı gergin anlar yaşattı. Bu tehlikeyi önlemek için de bu kez de şehrin Midtown bölgesindeki gaz ve elektriği kestiler. Gaz ve elektrik kesintisi halkı zorluğa soksa da can kaybı olmadı. İlerleyen dakikalarda metrolar sularla dolmuş, bir binanın ön cephesi tamamen yıkılmıştı ama yaralı yoktu... Derken ilk can kaybı haberini aldık. Yolda yürüyen biri, yıkılan bir ağacın altında kalmıştı.
Gecenin ilerleyen saatlerinde biz Sandy’i sadece televizyondan takip ettik. Ne elektriğimiz kesildi ne de yüksek sesli şimşekler duyduk. Ama bu sadece bizim yasadığımız “Upper East side” bölgesi için geçerliydi. Evlerinden son dakikada boşaltma talimatı ile çıkıp geceyi belediyenin organize ettiği sığınaklarda geçiren birçok insan vardı. Sonunda toplam 5 milyon insan elektriksiz kalmış, binlerce ev hasara uğramış, pekçok dükkan sular altında kalmıştı. En önemli toplu taşım metro sistemi çökmüştü. Böyle bir felakatte 20 kişi kaybetmiştik.
Bu sabah uyandığımızda Sandy artık New York’u terk etmişti. Sokaklar iki gündür evlerinden çıkmayan insanlarla tekrar dolmuş, trafik yoğun olmasa da yollar artık boş değildi. Sabah evden çıkarken apartman görevlimiz Kurt, sular altında kalan yollara rağmen işinin başına geçmişti. Her gün gittiğim kafe açıktı. 15 kişi yerine 6 çalışan gelebilmişti. Kahvaltı için yaptıkları kruvasan yoktu ama kahve makinaları hala çalışıyordu ve kahve için kuyruk vardı. Markette raflar hala boştu, çünkü yeni mal gelememişti ve 6 kasa yerine sadece bir kasa açıktı. Yüne de taze ekmek alabildim.
Ben Sandy Kasırgasını şanslı atlatanlardanım... Evleri ve iş yerleri hasara uğrayan, geceyi sığınakta geçirenlerden değilim. Bu felaketi, Türkiye ’den beni ziyaret eden annem ve babamla geçirdim. Ben belki de 23 senedir burada yaşadığım için felaket öncesi hazırlık ve sonrasında Amerika’nın iyi organize olmasına alışıktım. Annem ve babamsa böyle bir felaketin Türkiye’nin başına gelmesi halinde bizim imkanlarımızla, bu kadar az hasarla çıkıp çıkamayacağımızı tartışıyordu. Ne diyeyim, her felaketten öğrenebileceğimiz birşey var!

http://www.radikal.com.tr/110612211061220

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.