Sanıklar sorulara cevap vermedi

Sanıklar sorulara cevap vermedi
Sanıklar sorulara cevap vermedi

Fotoğraflar: AP

11 Eylül'ü planlamakla suçlanan ve yaklaşık 10 yıldır Guantanamo'da bulunan sanıklar, yargılamanın adil olmadığını söyleyerek soruları cevapsız bıraktılar. Duruşma sırasında bazı sanıklar kağıttan uçak uçururken, sanıklardan birinin Amerikalı avukatı da konuşmasını örtünerek yaptı.

Küba’nın Guantanamo Körfezi’ndeki Amerikan üssünde tutulan 11 Eylül sanıkları, hafta sonunda yargı önüne çıktı. Sanıklar işkence gördüklerini ve mahkemenin adil olmadığını söyleyerek, sorulara cevap vermedi.

Beş terör zanlısı hakkındaki iddianamenin okunması yaklaşık on iki saat sürdü. Guantanamo'daki Amerikan esir kampının mahkeme salonunda, davayı izleyenlerin belirttiklerine göre kaotik sahneler yaşandı. Beş sanık da mahkeme heyetini tahrik etmek ve duruşmayı sabote etmek için elinden geleni yaptı. Kimi kâğıttan uçak yapıp fırlatırken, kimi sohbet etti, kimi de kitap okudu. Duruşma esnasında sanıklardan ikisi ayağa kalkarak dua etmeye başladı.

Hâkim Albay James Pohl'un yönetimindeki davada, dikkatler 11 Eylül saldırılarını planlamaktan yargılanan baş sanık Halit Şeyh Muhammed üzerinde yoğunlaşmıştı. ABD 'ye getirildiğinden beri ilk kez kamuoyunun önüne çıkarılan Muhammed hâkimin sorularını yanıtlamayı reddederken, avukatı da müvekkiline işkence edildiğini ve davanın adil olmadığını söyledi.

Duruşmanın usulüyle ilgili saatlerce süren tartışmaların ardından sanıklardan Remzi Binalşib, “Belki bizi bir daha görmezsiniz. Bizi öldürüp, intihar ettiğimizi söyleyecekler!” diye bağırdı. Binalşib, New York'taki ikiz kulelere çakılan uçaklardan birinin pilotluğunu yapan Muhammed Atta ile uzun süre Hamburg'da birlikte kalmıştı.

183 kez boğulma hissi
Muhammed, daha önce askeri duruşmada 11 Eylül saldırılarının "fikir babası" olduğunu kabul etmişti. Pakistan'da 2003 yılı Mart ayında yakalanan, 2006 yılında Guantanamo'ya getirilen Muhammed, buradaki tutukluluğu süresince defalarca işkenceye uğradığını iddia etmişti. ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) belgeleri, Muhammed'in, 183 kez boğulma hissi veren işkence yöntemine maruz kaldığını doğruluyor.

Savcı Mark Martins, Muhammed ve arkadaşlarını terörist saldırı planı, sivillere saldırı, kasten yaralama ve adam öldürme, terörizm ve uçak kaçırma ile resmen suçladı. Martins, Muhammed ve arkadaşlarını saldırılarda hayatını kaybeden 2976 kişinin her birinin ölümünden sorumlu olmakla da suçladı. Suçlu bulunmaları halinde ölüm cezasına çarptırılabilecekler.

Diğer tutuklulardan Velit Bin Attaş, Afganistan'da El Kaide eğitim kampı yönetmekle, uçuş tarifeleri ve simülatörleri hakkında araştırma yapmakla; Remzi Binalşib, uçakları kaçıranların uçuş eğitimi veren okullar bulmalarına yardım etmekle; Ali Abdülaziz Ali, uçakları kaçıran 9 kişinin, ABD'ye seyahat etmelerine yardımcı olmakla, bu kişilere uçuş eğitimi ve masraflar için 120 bin dolar göndermekle; Mustafa El Havsavi ise uçakları kaçıranlara para vermekle, Batı tarzı giysiler, seyahat çekleri ve kredi kartları sağlamakla suçlanıyor.

Sivil elbiseye izin yok
Sanıkların avukatları, müvekkillerinin istedikleri sivil elbiselerin giyilmesine izin verilmemesinden şikayetçi olurken, Muhammed'in beyaz sarık taktığı ve uzun sakallı olduğu görüldü. Muhammed'in avukatı David Nevin, müvekkilinin sorulara cevap vereceğini sanmadığını, çünkü mahkemenin adil olmadığını düşündüğünü söyledi. Mahkeme Başkanı Pohl ise davalıların mahkemeyi engellemesine izin vermeyeceğini ve katılmasalar bile yargılamanın süreceğini ifade etti.

Mahkemede bulunan kadınlar hicap giymeli
Velit Bin Attaş’ın Müslüman olmayan kadın avukatı, dünkü mahkemeye hicap giyip örtünerek katıldı. Müvekkili böyle istediği için kapandığını söyleyen 52 yaşındaki Cheryl Bormann, mahkemeye katılan diğer kadınların da ‘uygun’ kıyafetler giymesini ve müvekkilinin dinine saygı göstermesini istedi. Bormann, müvekkiliyle buluştuğu her seferde hicap giydiğini de belirtti.

6 aile kurayla seçildi
Askeri mahkeme, maktul yakınlarıyla subay ve medya mensuplarından oluşan küçük bir grubu duruşma salonuna almıştı. Yakınlarını ikiz kulelerin enkazı altında kaybeden ve davayı izlemek için başvuruda bulunan 250 aile arasından kurayla belirlenen altı aile de duruşma salonundaydı.

"Ölüm cezasını hak ettiler"
İkiz kulelerle yapılan saldırıda kardeşini kaybeden Chris Russell suikastçıların ölüm cezasına çarptırılmalarını talep etti. Russel Amerikan televizyonuna verdiği demeçte, ‘ölüm cezasını hak ettiler. Acı çekmeleri gerekmez. Bu işin uzmanları var' dedi. (Radikal.com.tr ve ajanslar)