Sarkozy'den Başbakan Erdoğan'a mektup

Sarkozy'den Başbakan Erdoğan'a mektup
Sarkozy'den Başbakan Erdoğan'a mektup
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, Fransa kanunlarınca tanınan soykırım inkarlarını cezalandıran yasa tasarısı ile ilgili mektup yazdı.

Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği tarafından gazetecilere dağıtılan mektupta Türkiye- Fransa ilişkilerine büyük önem verdiğini belirten Sarkozy, Fransa’nın iki ülke arasındaki diyaloğun devam ettirilmesi yönünde hareket etmeye hazır olduğu vurgulandı. Sarkozy mektupta şunları yazdı:

"Sayın Başbakan, Sizin gibi ben de, ülkelerimizin tarih boyunca oluşturdukları ilişkilere çok büyük bir önem veriyorum ve ortak menfaatlerimizin karşılıklı anlayışında ilerlemek için diyalogumuzu devam ettirmeyi arzu ediyorum. Geçtiğimiz 22 Aralık’ta Ulusal Meclis, Fransa kanunlarınca tanınan tüm soykırımların inkarının cezalandırılmasını öngören parlamento kökenli bir yasa önerisini onayladı. Senato, birkaç gün içinde aynı metin üzerinde görüşecek.

Bu önerinin kabul edilmesinin Türkiye’de anlaşılmayabileceğinin bilincindeyim. İşte bu nedenle, bir şeffaflık ve dostluk anlayışı içerisinde, aşağıdaki unsurları bilginize sunmak istiyorum.

Her şeyden önce Fransa’da ve Fransa vatandaşlarına uygulanacak bu yasanın amacı, atalarının yaşadıkları gerçeklerin inkar edildiği duygusunu çok uzun bir süredir içlerinde taşıyan ulusal topluluğumuzun üyelerinin anılarını korumak ve onların yaklaşık 100 yıl önce açılmış yaralarını kapatmalarına yardımcı olmaktır. Bu yasa aynı zamanda, yaralanmış tüm hatıraların korunmasını da sağlayacaktır. Bu girişim, ırkçı veya yabancı sevmez sözlerin cezalandırılmasını hedefleyen hukukumuzun genel bir hareketi çerçevesinde yer almaktadır. Bu metnin kaleme alınmasında hiçbir şekilde ne bir halk, ne de bir devlet özel olarak hedef alınmıştır.

Bu metnin yazarları da bu konuya dikkat etmişlerdir. Zira onlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun ortadan kalkışı ve Birinci Dünya Savaşı esnasında Türk halkının yaşadığı acıları da bilmektedirler. Hafıza çalışılmaları, trajik olaylar söz konusu olduğunda daima karmaşık ve acılı konulardır. Fransa, zenci köle ticaretindeki sorumluluğunu üstlenerek, Fransa Yahudilerinin veya işgal esnasında Fransa’ya yerleşen Yahudilerin toplama kamplarına gönderilmelerine Fransız devletinin katkısını tanıyarak, görevi olduğunu düşündüklerini, sıkıntı çekmeksizin yerine getirmiştir.

Bizzat ben de 2007’e Cezayir topraklarındaki Konstantin’de Cezayir’deki Fransız sömürgeciliğin kör hoyratlığını resmi olarak dile getirdim. Türkiye’nin ülkelerimizi ve halklarımızı birleştiren ortak menfaatler konusunda önlemler alması temennisinde bulunuyorum.

Her iki tarafa da fayda sağlayan ve Dünya Ticaret Örgütü’nün ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasının kuralları içinde yer alan ticari alışverişlerimizin ve yatırımlarımızın öneminden başka, PKK ’ya karşı mücadeledeki işbirliğimizin niteliği ve özellikle Ortadoğu ’da olmak üzere krizlerin yönetimi konusundaki faaliyetlerimizin koordinasyonunun ortaya koyduğu katma değeri de kastediyorum.

Aynı zamanda, Atlantik Paktı çerçevesindeki ve Türkiye’nin 2015’te dönem başkanlığı yapmasını Cannes Zirvesi esnasında beraberce karalaştırdığımız G20 bünyesindeki işbirliğimizin zenginleştiğini de kastediyorum. Dost ve müttefik iki ülke arasında olması gerektiği şekilde mantığı üstün kılabilmemizi ve diyalogumuzu korumayı temenni ediyorum. Fransa’nın bu yönde hareket etmeye tümüyle hazır olduğunu biliniz. En derin saygılarımın kabulünü dilerim". (dha)