Savaşın böldüğü bir mahalle

Şam'da yılda 2 milyon ziyaretçi çeken Seyyide Zeynep Türbesi rejim ile muhalifleri ayıran bariyere dönüştü. Cıvıl cıvıl mahallede artık acılar konuşuluyor.
Haber: HEDİYE LEVENT / Arşivi

ŞAM- Suriye’nin başkenti Şam’ın mahallelerinden Seyyide Zeynep, ayaklanmanın başladığı 17 ay öncesine kadar dar sokakları, seyyar satıcıları, keşmekeşi, çoğu İranlı misafirleri ile 24 saat ayakta olan bir mahalleydi. Mahalle çoğu İranlı olmak üzere yıllık 2 milyona yakın yabancı turistin uğrak yeriydi. Renkler, sesler ve baharat kokularının birbirine karıştığı mahalledeki oteller dolu olurdu. Yoğun talepten dolayı, 2-3 yıldızlı vasat ve altı otellerin gecelik oda kirası 100 dolara kadar çıkabiliyordu.
Altın sarısı kubbesi ve Acem işi desenli mavi minareleri ile mahallenin ortasına kurulmuş olan Seyyide Zeynep Türbesi yedi gün 24 saat doluydu. Hangi saatte giderseniz gidin, türbenin içinde Kerbela için ağlayan çeşitli ülkelerden Şiileri ve bu sahneyi fotoğraflamaya çalışan yabancı turistleri görebilirdiniz. 

Şiilerin kaçışı
Seyyide Zeynep Mahallesi ayaklanmanın başından beri hâlâ kalabalık, ancak şimdilerde misafirlerin ziyaret nedenleri, günlük konuşmaları, acıları çok farklı. ABD ’nin Irak’ı işgali sırasında mahalleye yerleşen çok sayıda Iraklı Şii, ‘Şiileri hedef alan saldırılar’ nedeniyle ya ülkesine dönmüş ya da Lübnan başta olmak üzere başka ülkelere dağılmış. Onların yerini Humus, Dera, İdlib, Halep gibi kentlerden ve Şam kırsalındaki çatışmalardan kaçanlar almış.
Otellerde bir ailenin bir odada yaşadığı, evlerin ise ailelere birer oda şeklinde kiralandığı mahallede temiz su, sağlık ve temel tüketim maddelerinin temininde sıkıntılar yaşanıyor. Mahalleye adını veren türbenin ana giriş kapısı, önüne yığılan kum torbalarıyla neredeyse kapanmış. Türbeye yönelik bombalı araçla yapılan saldırıda minarelerden biri hasar görmüş. Ses bombaları dahil çeşitli çaplardaki bombalı saldırıların sık aralıklarla yapılıyor olması nedeniyle türbe ziyarete kapatılmış. Türbenin etrafında çatışmalardan kalmış kullanılamaz durumda araçlar, yanmış bir otobüs ve yerlerde çok sayıda boş kovan neler yaşandığını anlatıyor. Etraftaki binaların çoğunun camları kırık, perdeler rüzgârda savruluyor. 

Kentte iki ayrı dünya
Mahallenin ortasında kalan türbe, bugünlerde muhaliflerin ve Suriye ordusunun kontrolündeki bölgeleri de birbirinden ayırıyor. Türbenin bir tarafında olağanüstü bir durum olduğu ilk bakışta belli olsa da dükkânlar kısmen açık, sebze-meyve tezgâhları sokaklara dizilmiş, insanlar dolaşabiliyor, az da olsa araç trafiği var. Diğer tarafta ise dükkanlar tamamen kapalı, her sokakta birkaç tane askeri kontrol noktası var. Nadir geçen arabalar didik didik aranıyor, yolcu minibüslerinde kimlik kontrolleri yapılıyor. Ara sokaklar beton bariyerlerle kapatılmış, sokakta tek tük insan görülüyor. Yollarda yakılmış lastik izleri, evlerin panjurları kapalı...
Bu kısmın biraz ilerisinde muhalifler hâlâ oldukça etkili. Burada yaşayanların çoğunun mahallenin diğer tarafına ya da başka şehirlere ve ülkelere göç ettiği söyleniyor. Birkaç sokak ötedeki evini apar topar terk edenler dahil birçoğu evlerinden sadece üstlerindeki elbiselerle gelmiş. Mahallenin yeni misafirleri binlerce acı hikâyeyi de yanında taşımış. Sünni-Şii fark etmiyor, kimin yüzüne bakacak olsanız öfkeyle ya da ağlayarak hikâyesini anlatmaya çalışıyor.



Halep’te postane çalışanlarına korkunç infaz
Suriye’nin Halep kentinde ordunun geçen çarşamba başlattığı kara operasyonu ve bombardıman sürerken, muhalifleri ele geçirdikleri bir postanede öldürdükleri memurları ve güvenlik görevlilerini binanın çatısından atarken gösteren görüntüler ülkedeki savaşın boyutlarını gözler önüne serdi. Halep’in El Bab kasabasında 10 Ağustos’ta kaydedildiği belirtilen ve devlet televizyonunda yayımlanan görüntülere göre 6 kişi rejim destekçisi oldukları gerekçesiyle öldürüldü. Hükümet ise Şam’da silahlı bir muhalif liderin öldüğünü bildirdi. Resmi haber ajansı SANA, Şam’da önceki gece muhabirleri Ali Abbas’ın evinde uğradığı suikastta hayatını kaybettiğini belirtti. Şam’da El Arabiya için çalıştığı belirtilen bir muhalif de öldü. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, dün ülke çapında 47 kişinin öldüğünü açıkladı. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) yargılanmasını istediğini, sürgüne gitmesinin de bir seçenek olduğunu ifade etti. {HALEP-ŞAM/AA-AP}