Saygın gazeteler hep 'küçüldü'

Saygın gazeteler hep 'küçüldü'
Saygın gazeteler hep 'küçüldü'
Britanya 1712'de vergi yükü koyunca gazeteler basabildikleri en büyük kağıdı kullanmaya başladı. 20. yüzyıl alışkanlıklar yüzünden bu 'galat-ı meşhur'la geçtı. 21. yüzyılda ise dünyanın saygın gazeteleri yeniden daha ufak formatlara dönüyor.

Matbaanın icadının ardından çıkan ilk gazetelerin boyutu yaklaşık olarak günümüz dergileri kadardı. 1712’de Britanya hükümeti gazetelerden sayfa başına vergi almaya karar verince, yayımcılar da çareyi dönemin matbaalarının basabileceği en büyük sayfa boyutunu kullanmakta buldular. Halen ülkemizde de yaygın olarak kullanılan, boyu 55 eni 35 santimetrelik gazete boyutu da böylece doğmuş oldu. Yani anlayacağınız, günümüzün en yaygın gazete formatı 18. yüzyılın gereklilikleri gözetilerek tasarlanmış. Bu nedenle, son yıllarda dünya çapında pek çok gazete 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren tasarımlar arayışında. Elinizde tuttuğunuz ‘yeni’ Radikal, bu arayışın Türkiye ’deki öncü adımlarından birini simgeliyor.

Tabloid’in haketmediği şöhreti
Ülkemizde de baskın olan klasik gazete boyutu dışında kullanılan diğer iki boyut Berliner ve tabloid. Tabloid terimi ilk defa 1880’lerde o zamana kadar toz olarak alınan ilaçları tabletlere basan ilk ilaç şirketlerinden olan Londra merkezli Burroughs Wellcome’ın tablet haplarının reklamını ‘İhtiyacınız olan herşey bir tabloid hapta’ diye yapmasıyla ortaya çıkmış. Tabloid formatının boyu 35 eni ise 25 santimetre; taşıması ve okunması klasik formata göre çok daha kolay. Aynı sayfada çok sayıda haberin yer aldığı klasik formatın aksine okuyucunun dikkatini manşette toplayan tabloid formatı 20. yüzyılın başlarından itibaren özellikle haftalık dergilerin ve siyasi propoganda yayımlarının gözdesi oldu. 1920’lerde ise başta Britanya’da olmak üzere, sansasyon yaratmak peşindeki, entellektüel derinliği olmayan yayımlar tabloid formatını tercih etmeye başlayınca, tabloid ismi bu tür gazetelerle anılır oldu. İspanya’nın saygın gazetesi El Pais ve New York’un köklü yerel gazetesi Daily News gibi pek çok ciddi gazetenin uzun yıllar tabloid formatını tercih etmesi bile ‘tabloid’ adının kötü bir şöhret edinmesine engel olamadı. Ancak dünyanın saygın gazeteleri son yıllarda teker teker tabloid formatına dönüyor. 2003 yılında, Britanya’nın önde gelen liberal sol gazetelerinden The Independent, metroda uzun zamanlar geçiren Londralıların daha rahat okuyabilmesi için Londra baskısını tabloid formatında hazırlamaya başladı. Londra baskısının büyük beğeni kazanması üzerine The Independent bütün baskılarını tabloid formatında yapmaya başladı. 2004’te ise 219 yıl geniş kağıda basılan London Times gazetesi tabloid formatına geçti. Buna rağmen her iki gazete de tabloid ismine yapışan kötü şöhret yüzünden kullandıkları baskı formatını ‘kompakt’ olarak isimlendiriyor.

Fransız’a isyan eden Berlinli
Son yıllarda giderek yaygınlaşan bir başka gazete formatı da Berliner. Boyu 47, eni 31 santimetre olan Berliner formatı, Birinci Dünya Savaşı sırasında geliştirildi. Klasik formata göre basımı daha kısa süren Berliner, gazetelerin cepheden daha çabuk haber geçmesini sağlıyordu. Formatın ismi o dönemlerde ‘Fransız formatı’ olarak bilinen klasik formata bir gönderme olarak seçilmiş. İronik olarak Berliner Zeitung gazetesi klasik formatta basılıyor. Britanyalı The Guardian, İtalyan La Republlica, İsrailli Haaretz ve Fransız Le Monde bu formatta basılan gazetelerin en önemlileri. Ülkemizde de yayın hayatına geçen sene başlayan Habertürk Gazetesi Berliner formatında basılıyor.

NYT bile direnemedi
Klasik format Avrupa’nın yanı sıra ABD’de de değişime uğruyor. Bugün çoğu ABD gazetesi klasik formatın eni daha dar bir versiyonunu kullanıyor. 2004 yılında, The Wall Street Journal’ın başını çektiği önde gelen ABD gazeteleri baskı masraflarını azaltmak ve gazetelerini daha kullanışlı hale getirmek adına boyu 55, eni ise 30 santimetre olan standart bir format kullanmayı kararlaştırdılar. Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı, renkli fotoğraf basmamak konusunda dahi uzun yıllar direnmiş The New York Times bile 2006’dan beri bu formatta çıkıyor. Pek çok yerel gazetenin tabloid formatında basıldığı ABD’de, Berliner formatında basılan tek gazete ise Indiana’nın yerel gazetesi Journal and Courier. 

 

Gazeteler niye boyut değiştiriyor?

Dünyaca ünlü gazetelerin yeni formatlarına kafa yoranlar, şu yorumları yapıyor: Yeni formatlar daha kullanışlı, daha renkli ve daha dinamik. 21.yüzyılın hızlı yaşayan bilgi toplumunun ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebiliyor. Gazeteyle okuru birbirlerine yakınlaştırıyor. Vapurda, metroda, otobüste klasik formattaki gazetelerle güreşmektense, daha küçük formatları okuması kolay. Yeni formatlar sayesinde bayiden alınıp göz gezdirildikten sonra çöpe atılan değil, eve, işe okula taşınarak tüm gün okunacdk bir gazete yapmak daha kolay. Üstelik küçük gazete formatları daha az kağıt harcadığı ve daha kolay depolanabildiği için basım ve dağıtım için gereken maddi kaynak ve enerjiden de tasarruf sağlıyor. Başka bir enerji kazancı da dilin pratikliğinden sağlanıyor. Medya uzmanlarının klasik Daily Mirror ile tabloid Guardian’ı karşılatırırken yaptığı gibi:
Mirror: Britanya Sağlık Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili “Yeni stratejiyle milyonlarca insanın hayatı kurtarılacak” açıklamasını yaptı.
Guardian: Sağlık bakanlığı yeni stratejiyle milyonların hayatını kurtaracak


Basılı nüsha tehdit altında

Ekonomik krizin pençesindeki ABD’de gazeteler okur ve reklam kaybedip internet medyasına rağbet artarken, basılı nüshaların yok olma tehlikesi belirdi. Geçen yıl 146 yaşındaki The Seattle Post-Intelligencer (P-I) son kez gazete olarak dağıtılıp dijital yayına geçmişken, 3.5 milyonluk Seattle’da tek basılı gazete kaldı. 150 yıllık Rocky Mountain News’ın basımdan vazgeçmesiyle Denver tek gazeteye mahkum oldu. 100 yıllık Christian Science Monitor de 2009’da ilk ‘uluslararası online gazete’ oldu. ABD basınının ‘yaşlı hanımefendisi’ New York Times da internet gazetesine dönüşme sinyali veriyor. Gazetenin bir iki yıl içinde her bilgisayarın kimlik numarası sayılan bir sistemi kullanarak online aboneliğe geçeceği konuşuluyor.

 

Sanal alem de medyaya ortak

Gelişen teknoloji dünya çapında haberciliği giderek sanal aleme taşıyarak medyanın yüzünü hızla değiştiriyor. Amerikalı bir grup liberal siyasi yorumcunun kendi mütevazi imkanlarıyla kurduğu internet gazetesi The Huffington Post ziyaretçi sayısında New York Times’la yarışırken, kağıt versiyonu Washington’da bedava dağıtılan bir başka internet gazetesi Politico ABD siyasetinin gündemini belirliyor. New York merkezli ProPublica ise Magnetar yatırım fonunun mortgage dolandırıcılığını belgeleriyle ortaya çıkararak 2010 Pulitzer Ödülüne layık görüldü. ProPublica gazeteciliğin en büyük ödülünü kazanan ilk internet gazetesi. Ancak sonuncusu olmayacağı kesin. Çünkü 21. yüzyılın yeni ‘radikal’ medyası ‘klasik formatları’ yıkmaya devam edecek.

Bloglar gazetelere meydan okuyor
Klasik gazete formatına en yeni tehditler ise Twitter gibi mikro blog siteleri ile bloglar. Örneğin 2009’da Seattle’lı West Seattle Blog adlı haber sitesi, yarattığı ‘vatandaş gazeteci’ heyecanıyla, ünlü The Seattle Post-Intelligencer’ı da dijital yayına geçmek zorunda bıraktı. Medya uzmanları artık gazetecilerle bloggerları karşılaştırır oldu. En son Long Island Üniversitesi’nin verdiği George Polk ödülünü ilk kez bir gazeteci ya da gazete değil ‘talkingpoints.com’ blogu kazandı. New York Times bloggerlarla başetmek için kentin en bıçkın blogcusunu yüksek maaşla işe aldı.Yine bir araştırmaya göre haberlerin yüzde 80’inin henüz basılmadan bloglarda ya da haber sitelerinde çıkıyor.