Senato 'tarih' yazdı

Senato 'tarih' yazdı
Senato 'tarih' yazdı
Fransa Senatosu, 1915 olaylarını "soykırım" olarak kabul etmeyenleri hapis ve para cezasına çarptırmayı öngören yasa teklifi dün çoğu vekaletle kullanılan 86'ya karşı 127 oyla onayladı.

Fransa Senatosu Genel Kurulu’ndaki tarihi oturum TSİ 16.00’da başladı. 13 senatörün konuşma yapmak için kayıt yaptırdığı oturuma katılım, oylama saati yaklaştıkça arttı. 348 senatörden 60 kadarının katıldığı oturumda öncelikle Anayasa Komisyonu’nun önergesi oylandı.  Çoğu vekaletle oy kullanan 262 Senatör’den 166’sı Anayasa Komisyonu’nun “Teklif Anayasa’ya aykırı” önergesini reddetti. 86 Senatör komisyonun önergesine destek verdi. 10 oy ise geçersiz sayıldı. Oylamaya kadar 7.5 saat süren oturumda ilk konuşmayı hükümet adına söz alan Parlamento ile İlişkilerden Sorumlu Bakan Patrick Ollier yaptı. Hürriyet Gazetesi'nden Arzu Çakır Morin'in haberine göre, sözkonusu teklifin Fransız yasalarına ve AB yasalarına uygun olduğunu iddia eden Ollier özetle şunları söyledi:

Amaç ‘uyumlaştırmak’
“Bu yasa teklifi sadece şunu öngörüyor. Bir kanuna saygı gösterilmemesini cezalandırıyor. 10 sene öncesinde kabul edilen bir kanuna uyulmamasını cezalandırıyor. Biliyorsunuz daha önce Yahudi soykırımı tanınmıştı. Bugün artık tekrar tartışmayı başlatmak söz konusu değil, bu tartışma yapıldı. Burada sadece kanun tarafından tanınmış soykırımlara eşit muamele öngörüyoruz. Burada kendi mevzuatımızı uyumlu hale getirmek amaçlanıyor. Bir takım soykırımlar tanınmıştı. Fransa kanunları tarafından iki tane soykırım tanınmışsa, o zaman birinin inkârı cezalandırırken, diğerinin inkarının cezalandırılmamasını kabul edemeyiz. Ceza hukuku açısından bakıldığında bir uyumlaştırma söz konusudur. Bu yasa ile Türkiye hedef alınmamaktadır. Türkiye büyük bir ülkedir. Ve Türkiye ile ilişkilere büyük önem veriyoruz. Cumhurbaşkanı da bu yönde Başbakan Erdoğan ’a bir mektup göndermiştir.”

Başkan yine karşı çıktı
Ollier’in konuşmasının ardından daha sonra Senato’nun Anayasa Komisyonu Başkanı ve Raportör Jean-Pierre Sueur söz aldı. “Fransız Anayasası’nın 34’üncü maddesine aykırı” olduğu gerekçesiyle yasa teklifinin reddedilmesini isteyen Sueur, siyasi bir eğilim adına değil, sadece hukukçu kimliğini ön plana çıkararak konuştuğunu vurguladı. Komisyonun büyük bir çoğunlukla, 23’e 9 oyla bu yasayı anayasaya aykırı bulduğunu belirten Sueur şu ifadeleri kullandı: “Burada Ermeni soykırımını tanımayı ya da reddetmeyi tartışmıyoruz. Bu parlamento bunu 2001 yılında tanıyarak tavrını ortaya koydu. 

Bugün burada bir yasa ne yapabilir, ne yapamaz bunu tartışıyoruz. Burada bir parlamentonun anayasal yetkisi nedir onu tartışıyoruz. Meclis Başkanı bu tür yasaları reddeden bir rapor yayınladı. Geçtiğimiz yıl bu Senato bu yasayı reddetti. Eski Anayasa Mahkemesi başkanı Robert Badinter, bu yasanın anayasaya aykırı olduğunu açıkça koydu. Komisyonumuz da bunu doğrulayan bir önergeyi kabul etti. Pierre Nora tarihçi olarak, parlamentoların tarih yapamayacağını söyledi. Bu yasa Anayasa’nın 34’üncü maddesine ve ifade özgürlüğüne aykırıdır. Bu sorunun çözüm yeri burası değildir.”

İktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP) adına konuşan Senatör Roger Karoutchi ile Anamuhalefet Sosyalist Grup adına konuşan Philippe Kaltenbach yasa teklifine destek verdi. Ermeni diasporasının yoğun olarak yaşadığı Clamart bölgesinden Senatör olan Kaltenbach, Senato’daki konuşmasında “Clamart’ı selamlıyorum” diyerek açıkça “seçmene selam” mesajı verdi. Teklifin gündemde düşürülmesi önergesinin reddedilmesinin ardından asıl oylamaya geçildi. Tasarı, çoğu vekaletle kullanılan 86’ya karşı 127 oyla kabul edildi. 7.5 saat süren oturumun ardından Senato önündeki Ermeniler sevinç gösterileri yaparken, Türklerin çoğu oylamadan önce dağılmıştı. 

Dışişleri'nden sert açıklama 
Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Fransa Senatosunun Ermeni yasa teklifini kabul etmesiyle ilgili olarak, her yönüyle sorunlu ve bir sorumsuzluk örneği olan bu kararın şiddetle kınandığını ve Türkiye'nin bu karara tepkisini her türlü platformda dile getireceğini ilan ederek, "Kanunun kesinleşmesi sürecinin tamamlanması durumunda, daha önceden üzerinde düşündüğümüz önlemleri uygun gördüğümüz şekilde süratle devreye sokmaktan çekinmeyeceğimizin hatırlatılmasında fayda görüyoruz" ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, iktidardaki Halk Hareketi için Birlik (UMP) milletvekilleri tarafından Ulusal Meclise sunulan ve amacı 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının sorgulanmasının Fransa'da cezai yaptırıma tabi tutulması olan yasa teklifinin 23 Ocak'ta Senato genel kurulunda oylanarak kabul edildiği hatırlatılarak, "Her yönüyle sorunlu ve bir sorumsuzluk örneği olan bu kararı şiddetle kınıyoruz ve bu karara tepkimizi her türlü platformda dile getireceğimizi ilan ediyoruz" denildi. Benzer nitelikteki bir karar tasarısının, Senato Kanunlar Komisyonu'nun anayasaya aykırı olduğuna dair görüşü doğrultusunda, 4 Mayıs 2011'de Senato Genel Kurulu'nda 196'ya karşı 74 oyla reddedildiği hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi: 

'Fransa için bir kayıptır'
"Bu kez de Kanunlar Komisyonu anayasaya aykırılık görüşü vermiş, ancak Senato buna rağmen söz konusu tasarıyı kabul etmiştir. Geçen sürede konunun özüne yönelik bir değişiklik olmadığına göre, bu gelişme, böyle hassas bir konunun Fransa'da iç siyaset hesaplarına nasıl alet edilebildiğinin açık bir göstergesini teşkil etmektedir. Bu, Fransız siyaseti adına son derece talihsiz bir adımdır. Tarihin ve adalet anlayışının, başka halkların geçmişleri üzerinden siyasileştirilmesi, ifade özgürlüğünün bu kadar özensizce zedelenmesi öncelikle Fransa bakımından bir kayıptır.

Tarihi olayların yorumunu, tek taraflı görüşlerden hareketle başka halkları yargılama, uluslararası hukuk ilkelerini de gözardı ederek soykırım gibi ciddi bir suç iddiası üzerinde hüküm beyan etme hakkını kendilerinde gören Fransız siyasetçilerin tavırlarının belirleyemeyeceği açıktır. Esasen hiçbir ülke parlamentosunun da ne böyle bir hakkı ne de yetkisi vardır. Alınan karar bunun da ötesine geçerek, ifade özgürlüğü ve bilimsel araştırma özgürlüğüne darbe vurmaktadır. Evrensel değerlerin gelişmesinde rolü bulunan ve hukuk devleti olmakla övünen bir ülkede dahi dar siyasi hesapların bu tür sonuçlar verebilmesi, bu değerlerin dünya genelinde yayılması için olumlu örneklere ihtiyacımız olduğu bir dönemde düşündürücüdür.

Tarafımızdan yapılan tüm girişimlere ve uyarılara, önde gelen Fransız kurum ve hukukçularının görüşlerine rağmen Türkiye ile Fransa arasındaki tarihi ve çok boyutlu ilişkilerin iç siyasi takvim gözetilerek kurban edilmesi ayrı bir talihsizliktir. Bunun sorumluluğunun kime ait olduğu açıktır." 

'Her türlü adım atılacak'
Türkiye'nin bu konuda gereğinden fazla tepki verdiğini veya bu tepkilerin sözde kalacağını düşünen çevrelerin, konunun özünü kavrayamadıkları gibi Türkiye'yi ve Türk halkını da anlayamadıkları vurgulanan açıklamada, "Kanunun kesinleşmesi sürecinin tamamlanması durumunda, daha önceden üzerinde düşündüğümüz önlemleri uygun gördüğümüz şekilde süratle devreye sokmaktan çekinmeyeceğimizin hatırlatılmasında fayda görüyoruz. Aynı şekilde, haksız suçlamalar karşısında, meşru temelde kendimizi savunma hakkımızı güçlü şekilde kullanmaya devam edeceğimiz de bilinmelidir. Hükümetimizin bu konudaki ilkeli tutumundan hiç kimse şüphe duymamalıdır" denildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Öte yandan bu süreçte, Fransız siyaseti içinde yapılan hatayı teslim eden, hatadan dönülmesi çağrıları yapan, Türkiye ile ilişkilerin bu kadar özensizce tahrip edilmesine karşı çıkan kesimlerin aklı selimin galip gelmesi yönündeki taleplerini paylaşıyoruz. Mevcut sürecin, Fransa'nın siyasi, hukuki ve ahlaki hatalar hanesine yazılmayacak şekilde sonuçlanması için bütün yolların denenmesi gerektiği açıktır. Türkiye, temel insani değerleri ve kamuoyu vicdanını hiçe sayan bu haksız tasarrufa karşı gereken her türlü adımı atmak konusunda kararlıdır."

Yasa ne diyor
Yasa, “Fransa’nın kanunla tanıdığı bütün soykırımların inkârının suç sayılmasını” öngörüyor. Fransa, meclis kararıyla sadece Yahudi Soykırımı’nı ve 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyor. Teklif yasalaşırsa, Fransız mahkemeleri, suçlanan kişilere bir yıl hapis ile 45 bin euro’ya kadar ceza isteyebilecek.

Oylama öncesi Türk ve Ermeni göstericiler, polis tarafından geniş güvenlik önlemlerinin alındığı Senato önünde toplandı. Türk ve Fransız bayraklarıyla Ermenilerin 200 metre uzağında toplanan Türkler, “Tarihi olaylara parlamentolar değil tarihçiler karar versin”, “ifade özgürlüğünü ihlal eden yasa teklifine hayır” yazan pankartlar taşıdı. (Ajanslar)