Sibirya'nın merkezi: Novosibirsk

Sibirya'nın merkezi: Novosibirsk
Sibirya'nın merkezi: Novosibirsk
Uçsuz bucaksız karlı steplerle dolu, karayoluyla ulaşmanın imkânsız olduğu Sibirya ve merkezindeki Novosibirsk kenti... Yerli halkın deyişiyle yılın dokuz ayının kış olduğu, kalan üç ayında da yazın beklendiği bu 'buzdan kent'i gördük ve rehberimize göre 'dünyayı da görmüş' sayıldık!
Haber: EFKAN BUCAK / Arşivi

Sanırım yazıma, babama teşekkür ederek başlamam gerekiyor. Lise yıllarında beni zorla gönderdiği Kafkas Kültür Derneği’nde aldığım Rusça dersleri sayesinde Kiril Alfabesi’ni okuyabilmem Sibirya Özerk Yönetimi’nin başkenti Novosibirsk’te epey işime yaradı!
Fenerbahçe ve Grundig’in davetlisi olarak, Lokomotiv Novosibirsk ile Fenerbahçe Grundig arasında oynanacak Avrupa Erkekler Voleybol Şampiyonlar Ligi maçını takip etmek üzere, geçen ay iki gün Novosibirsk’teydik. Rusça ‘Yeni Sibirya’ anlamına gelen Novosibirsk, Sibirya’nın güneyinde kalan, Kazakistan ve Çin sınırlarına yakın bir kent ve 1.5 milyonluk nüfusuyla Moskova ve St. Petersburg’un ardından üçüncü sırada. Voleybol takımları Avrupa kupalarına katılsa dahi Novosibirsk Asya’nın göbeğinde ve Türkiye ’den de beş saat ileride. Bu nedenle giderken neredeyse bir gününüzü yolda geçiriyorsunuz! 

Bir Türk için ‘soğuk’ kelimesi Novosibirsk’te başka bir anlam kazanıyor. Havalimanından çıkıp otobüslerimize yürürken akşam saatlerinde -15 derece olan havayı burun deliklerime çektiğimde burnumdaki kılların bile donduğunu hissettim. Aynı şekilde soğuktan beni koruyacağını düşündüğüm sakallarım da 1 dakika içinde dondu ki sanırım bu nedenle Rusya’da erkekler tıraşlı geziyor zira caddelerde dolaşırken gördüğüm kadarıyla kentte sakallı tek erkek bendim! Novosibirskliler kışı ortalama -20 dereceyle geçiriyorlar. Gündüz -14 en iyi sıcaklık, bizim bulunduğumuz zaman gece -20’yi gördü ve hatta bu dönüşte uçağımızı bozdu. Karasal iklim olduğundan yazlarıysa sıcaklık 20 derece. Bize kent turu yaptıran rehberimiz Bayan Olga, ikisi arasında tercih yapılması gerektiğinde soğuğu tercih ettiğini söylüyor ve ekliyor: “Rusya’da hava sıcakken kafalar çalışmıyor, herkes kedi gibi mayışıyor.” Hava sıcaklığıyla ilgili Novosibirsk’te güzel bir söz var, onu da ekleyeyim: “Burada yılın 9 ayı kıştır, kalan 3 ayda yazı beklersin.” 

Taksi bulmak bir dert 
Soğuk, Rusya için kötü değil, hatta hayati önem taşıyor zira bu topraklar aslında kumlu ve bataklık halinde. Global ısınma nedeniyle topraktaki buzlar eriyince bazı binaların temelleri de sarsılmaya başlamış. Bu nedenle burada insanlar havanın hep soğuk, toprağın donmuş olmasını istiyorlar.
Sıcaklık mevzuunu kapayıp havalimanına geri dönelim. Uluslararası Tolmachevo Havalimanı kentin epey dışında. Eğer özel bir organizasyonla gitmiyorsanız ya taksiye bineceksiniz ya da minibüse. Novosibirsk’te toplu taşıma ucuz ancak araçların hali içler acısı. Tramvay, troleybüs ve minibüs kullanılıyor. Minibüslerini görünce bizim beğenmediğimiz İkitelli-Topkapı minibüslerinin aslında ne büyük nimet olduğunu anlıyorsunuz zira Novosibirsk’te Ford Transit’ten bozma minibüslerle ulaşım sağlanıyor. Taksi bulmak da ayrı bir dert. Otelden taksi istediğinizde misal, en erken 5 dakikada gelebiliyor, o da şanslıysanız. Bununla beraber özel otomobiller lüks ve trafik gerçekten de yoğun! Bir de metroları var ve istasyon sayısı İstanbul Metrosu’ndan az olan bir metro görünce insanın morali düzeliyor!
Ancak buranın esas olayı tren. Zaten Novosibirsk, Rusya’nın batısı ve doğusunu birleştiren, dünyanın en uzun demiryolu hattı olan Trans-Sibirya vesilesiyle kurulmuş. Lokomotif şeklinde hoş bir tren garları var ve buradan günde 450 tren hareket ediyor. Tren buranın can damarı zira karayoluyla ulaşım, özellikle kış şartlarında, olası değil.

‘Artık 90’larda değiliz, caddelerde rahat rahat yürüyebilirsiniz!’
Köklü bir tarihi olmayan Novosibirsk’te haliyle gezilip görülecek fazla da bir yer yok. Kent kurulurken endüstri bölgeleri ve kent arasında çok büyük boşluklar bırakıldığından şimdilerde o boşluklar doldurulmaya çalışılıyor. Bu nedenle Novosibirsk bir Moskova gibi düzenli değil.
Caddeleri gezmeye çıktığınızda Novosibirsk ne yazık ki size fazla bir şey vaat edemiyor. Belli başlı görülecek yerlere gelince… Dünyanın en büyük ikinci opera binasına sahipler (Birincisi Venezüella’da) ve burada her gece farklı bir eser sergileniyor. Aziz Nikola, yani Noel Baba Kilisesi görülebilir (Aziz Nicolaus sonra Aziz Claus’a dönüşmüş, yani Santa Claus). Ayrıca tur rehberimiz bizi kentteki camiye de götürdü. Novosibirsk’te nüfusun yüzde 3’ü Müslüman. Bunlar da genelde buraya çalışmaya gelen Tacik ve Özbekler. Bir de hayvanat bahçesi var ancak kentin biraz dışında. 

Kente çıkıp vitrinlere bakma şansınız da pek yok zira ‘vitrin’ aşırı soğuklar nedeniyle çok az yerde var. Mağazaların pencereleri ufak ve camların arkasında da perde vb. var genelde. Buralara demir bir kapıdan giriyorsunuz, girdiğiniz holde esas kapı var. Bu nedenle tabelaları okuyabilmek önemli.
Rusya’da ruble kullanılıyor. Hayat ne pahalı ne de ucuz. 50 euro karşılığı 2 bin küsur ruble elinize geçiyor, bu da bol keseden harcayabileceğiniz bir para değil. Misal güzel bir hediyelik eşya için 800-1000 ruble vermeniz gerekiyor. Hediyelik eşya olarak Novosibirsk’in spesiyalitesi tahta oymacılığı.
Açıkçası Novosibirsk’e biraz çekinerek gittim zira Doğu Bloku ülkelerinde sokaklarda güvenlik sorunları olduğunu duymuştum. Akşam kenti gezmeye çıkarken oteldeki resepsiyon görevlisi, otelin bulunduğu bölge için “Caddelerde yürümek güvenli mi?” şeklindeki soruma alaycı bir şekilde sırıtarak “Elbette, 90’larda değiliz artık” yanıtını verdi. Gerçekten de caddelerde kimse dönüp size bakmıyor ve akşam geç saatlerde kadınlar bile tek başlarına rahatlıkla gezebiliyor. 

Yemek konusunda ne yazık ki çok fazla bir şey yazamayacağım zira spor muhabirleri yemek konusunda biraz muhafazakârdır ve yurtdışında da fast-food yer. Ben de gördüğüm ilk Kentucky’ye girdim. Bir mönü 129 ruble tuttu. Bu arada ekleyeyim, Novosibirsk’te İngilizce hak getire, kimse bilmiyor. Bu nedenle ya Rusça ya da ‘Tarzanca’ anlaşacaksınız. Ancak bunda ayıplanacak bir nokta yok zira İspanya veya Portekiz’e gitseniz de aynı sorunla karşılaşıyorsunuz.
Burada her 6 kişiden 1’i üniversite öğrencisi, kentte de, sıkı durun, 48 üniversite var. Novosibirsk’te eğitim seviyesi çok yüksek ve bu büyük bir sorun zira herkes çok akıllı, çok eğitimli olunca inşaatta çalışacak, çöp toplayacak insan yok! Bu nedenle yurtdışından Tacik, Kazak, Özbek işçiler getiriliyor. Eğitim seviyesini düşürmeyi planlıyorlarmış. Boşuna dememişler her şeyin fazlası zarar diye.