Sıfır noktasında Taliban avı

Sıfır noktasında Taliban avı
Sıfır noktasında Taliban avı

TRT Türk ün Pakistan temsilcisi Levent Öztürk, Yukarı Dir de aşiret üyeleriyle bir araya geldi.

Pakistan’da 2009’daki operasyonla bölgeden tamamen temizlenen Taliban sığındığı Afganistan’ın Kunar eyaletinden sık sık sınırı geçerek sınır karakolları ve köylerine saldırılar düzenliyor. Geçen yılki bir saldırıda 12 güvenlik görevlisini kaçıran Taliban militanları sıraya dizdikleri polisleri kurşuna dizerek görüntülerini internette yayınlamışlardı. Bu sınır saldırıları üzerine Pakistan ordusu Duran Line (Duran Çizgisi) olarak bilinen ve 1892’de kabul edilen Afganistan-Pakistan sınırında Dır, Bajaour ve Hayber bölgelerindeki sınır karakollarının sayısını arttırdı. Zaman zaman sınıra kurduğu topçu bataryalarıyla Taliban’ın geçiş noktalarına top ve roket atışları yapan Pakistan, Afgan köylerindeki sivil kayıplar nedeniyle Afgan hükümetinden sert tepkiler aldı. Sınırın diğer tarafındaki NATO üsleriyse Taliban’ın Pakistan’a saldırılarına müdahale etmiyor. Bu Pakistan ile NATO arasında sık sık alevlenen sınır gerginliğini de körüklüyor. Geçen yıl kasımda Pakistan ordusunun sınır üs noktalarından Salala’ya düzenlenen saldırıda 25 Pakistan askerinin ölmesi ABD-Pakistan ilişkilerini kopma noktasına getirmişti.

NAMLULAR AFGANİSTAN’A DÖNÜK
Başkent İslamabad üzerinden 12 saate yaklaşan uzun bir yolculuğun ardından sınırdaki Yukarı Dir bölgesindeyiz. Yol boyu askeri konvoy eşliğinde onlarca kontrol noktasından geçerek vardığımız bölge yüksek dağların eteklerindeki vadilerde kurulan kasaba ve çevresindeki köy ve mezralardan oluşan bir yapıya sahip. Önce Dir bölge komutanlığında ağırlanıyoruz. Yüksek bir tepe üzerindeki garnizonda bizi bölge komutanı Tuggeneral Zahir Malik karşılıyor. Kısa bir brifingin ardından yeniden konvoyla sınır karakollarının bulunduğu bölgeye hareket ediyoruz. Yol boyunca yine birçok kontrol noktası dikkat çekiyor, özellikle araçlar da kimlik kontrolü yapılmadan geçişe izin verilmiyor. 3 saat sonra sınır köylerinin içinden dağlık alana ilerliyoruz. Karşımızda 4000 metrelik dağlık sınır hattı var. 1 saat kadar patika yollardan jeeplerle yaptığımız yolculuğun ardından ilk üsse ulaşıyoruz. 155’lik Howitzer bataryalarının namluları Afganistan’a çevrilmiş durumda. Birlik komutanı topçu ateşinin sadece kalabalık Taliban gruplarının saldırılarında kullanıldığını anlatıyor.

Afganistan’da sınır köylerinde yaşanan sivil can kayıpları nedeniyle çok ciddi bir saldırı olmadıkça bu uzun menzilli bataryalar kullanılmıyor. Top bataryalarının bulunduğu üs bölgesinden zirvedeki mevzilere yöneliyoruz. Buradan Taliban’ın geçiş noktaları vadilerden sızdıkları bölgeler sürekli gözetleniyor. Barawal bölgesi tabur komutanı d yerel aşiretlerin desteğiyle sağlanan istihbarat sayesinde sızan gruplara hemen müdahale edebildiklerini anlatıyor: Bizim en büyük sorun ikişerli üçerli gruplar halinde iç bölgelere sızmak isteyen Taliban militanları. Kontrol noktalarının gözetiminden rahatlıkla saklanarak kurtulabiliyorlar ve köylere giriyorlar. İşte burada bizim en büyük destekçimiz yerel aşiretler çünkü bu bölgede herkes birbirini tanır. Yabancı biri olduğunda hemen bize bilgi veriliyor, biz de mutlaka bu bilgileri değerlendirip iç bölgelere intihar saldırıları için girmek isteyen militanları yakalıyoruz. Tüm yollarda sıkı güvenlik önlemleri var ama dağdaki patikalardan geçen militanları fark etmek köylüden ayırmak imkânsız. Bunun için yerel halkın desteği Taliban’la mücadelede çok önemli.”

MALALA ÖRNEK OLDU

Pakistan’da 11 Eylül’de Svat Vadisi’nden gelen bir haber dünya gündeminin ilk sıralarında yer aldı. Ülkenin kuzeybatısında 2009’da şer-i hükümleri uygulamaya koyan Taliban’ın kız çocuklarının okula gitmelerini yasaklayıp okulları bombalaması sonrası yazdığı günlüklerle bölgede yaşanan dramı dünyaya aktaran 14 yaşındaki uluslararası barış ödülü sahibi Malala Yusufzai Taliban’ın silahlı saldırısında ağır yaralanmıştı. Ülkeyi Taliban’a karşı seferber eden bu saldırının ardından tepkiler büyürken tedavi için Britanya’ya gönderilen Malala’nın sağlık durumu hızla iyiye gidiyor. Ancak bu saldırı Svat Vadisi’nde Taliban tehdidinin yarattığı endişeyi de arttırdı. Kız çocuklarının okula gitmesine karşı olan aşiret liderleri bile verdikleri fetvalarla Malala saldırısını kınadı. Sınır köylerindeki okullarda kız ve erkek çocukları birlikte eğitim görüyor. Dersliklerinde yeterli teçhizatları ve eğitim malzemeleri olmayan çocuklar yerde eğitimlerini sürdürmeye çalışıyorlar. 12 yaşındaki minik Saima Yukarı Dir bölgesindeki Barawar’da bulunan sınır köylerinden Nusrat Darra’da yaşıyor. Çok zor koşullarda da olsa arkadaşlarıyla eğitim mücadelesini sürdüren minik Saima için Malala Pakistan’da eğitim görmek isteyen küçük kızların kahramanı. Saima da Malala gibi gelecekte kız çocuklarının aşiretler bölgesinde okutulması için mücadele etmek istiyor.

Pakistan ordusu bölgedeki okulların güvenliğinin yanı sıra yerel aşiretlerin liderleriyle görüşerek ikna edip kız çocuklarının da eğitilmesine destek oluyor. Afganistan ve Pakistan kırsalında tüm yönetim aşiret liderleri ve köylerin yaşlılarıyla saygın üyelerinden oluşan Jirgalar tarafından gerçekleştiriliyor. Pakistan’ın aşiretler bölgesinde de kontrol yerel Jirgalarda. Bölgeyi temsil edecek olan milletvekilleri Jirgalar tarafından seçiliyor. Jirgalar aynı zamanda İslam kanunları çerçevesinde bölgede kanun uygulayıcıları. Federal hükümetin sadece temsilci gönderdiği bölgede Jirga onayı olmadan hiç bir şey yapılamıyor. Kavgalarda, anlaşmazlıklarda, düğünlerde, boşanma ve benzeri durumlarda tüm kararlar Jirga tarafından alınıyor ve mutlak uygulanıyor. Pakistan ordusu da yerel Jirgaların onayı olmadan her hangi bir operasyona giremiyor. Ancak yerel aşiretlerin onayı ardından kapsamlı operasyonlar yapılabiliyor. Onur konuğu olduğumuz Jirga’da hem bir Türk gazetecinin ziyaretinin memnuniyeti hem de Taliban’a karşı gerçekleştirilen operasyonlarla Afganistan’dan sızan Taliban militanlarına karşı mücadele edilmesi gerektiği dile getirildi. Jirga başkanı olan 75 yaşındaki Meşvani aşireti lideri Hak Israr-ul Han İslamiyet adı altında savaştıklarını iddia eden Taliban gruplarının aslında yabancı güçlerin kontrolünde olduklarını, masum insanları katlederek şeytana hizmet ettiklerini söylüyor.

LAŞKAR’LAR TETİKTE
Yaklaşık 100 kişinin katıldığı Jirga 2 saat sürüyor. Ordu temsilcisi bölgede yaşanan saldırılara karşı nasıl hareket edileceğini anlatırken, Jirga üyeleri de köylüleri nasıl hareket etmelri gerektiği konusunda bilgilendiriyor. Jirga toplantısının korumasını Pakistan ordusu değil bölge köylerinden seçilmiş savaşçılar, yani ‘Laşkar’lar’ sağlıyor. İlk bakışta Taliban militanlarından hiç farkı olmayan bu gözü pek savaşçılar hem arazi yapısını hem de Taliban’ın hareket tarzını çok iyi bildiklerinden Taliban’ın korkulu rüyası. Ancak Laşkar köyleri aynı zamanda Taliban’ında 1 numaralı hedefi konumunda. Son 2 yılda 100’ün üzerinde savaşçısını kaybeden Laşkar’lar Afganistan’dan sızmak isteyen gruplara dağlık alanda ilk müdahaleyi yapan güçler. Türkiye ’deki koruculuk sistemine benzer oluşturulan laşkar’lar. Jirga’ların denetiminde. Pakistan ordusu da Laşkar’a bağlı savaşçıların eğitimlerine ve teçhizatlarına katkıda bulunuyor. (LEVENT ÖZTÜRK-TRT TÜRK / İSLAMABAD)