Sokakla gurur duyan bir lider

Sokakla gurur duyan bir lider
Sokakla gurur duyan bir lider
Brezilya lideri Rousseff halkın isyanı karşısında "İnsanların sokağa çıkmış olmasından gurur duyuyorum, değişim sesini dinlemeliyiz" dedi.

Brezilya’da Sao Paulo kentinde toplu taşımaya 20 sentlik zamla fitili ateşlenip 2014 Dünya Kupası ve 2016 Yaz Olimpiyatları için yapılan harcamalara yönelik tepkilerle büyüyen isyan karşısında Devlet Başkanı Dilma Rousseff’in tutumu güne damgasını vurdu. Pazartesi 11 kentte en az 200 bin kişinin sokaklara döküldüğü eylemler önceki gün de sürerken Rousseff ‘mesajı aldığını’ vurguladı: “On binlerce kişinin daha iyi bir ülke ve imkânlar için sokağa çıkmış olmasından gurur duyuyorum.” Brasilia’da önceki gün Kongre binasının çatısına çıkan eylemcilerin, siyasi geçmişine atfen “Gerilla nerede” sloganıyla tepki gösterdiği Rousseff “Barışçıl gösteriler meşrudur. Gençlerin protestolar yapması normaldir” demekle kalmayıp şiddet ve yağma olaylarına rağmen eylemcileri övdü.

‘Değişim sesini duyuyoruz’

Roussef halka şöyle seslendi: “Brezilya güne daha güçlü bir ülke olarak uyandı. Yürüyüşlerin büyüklüğü demokrasimizin gücünün göstergesi.Çok sayıda gencin ve yetişkinlerin ellerinde Brezilya bayraklarıyla milli marşımızı söyleyerek daha iyi bir ülke için mücadele ettiğini görmek güzel. Halk hizmetlerin iyileştirilmesinin yanı sıra yolsuzluğa son verilmesini istiyor. İlerleme yıllarından sonra Brezilya, daha fazlasını isteyen ve buna da hakkı olan vatandaşlarının ayağa kalktığını gördü. Hükümetim 40 milyon kişinin orta sınıfa yükselmesini sağladı ancak parasız eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi geliştirmek için daha fazlası yapılmalı. Ülke sokaklardan gelen değişim sesini dinlemeli.
Hükümetim de bunu yapacak.”
Rousseff daha sonra Belediye Başkanı Fernando Haddad ve selefi Luiz Inacio Lula da Silva ile görüşmek için Sao Paulo’ya gitti. Zamma atfen ‘20 Sent Devrimi’ ya da biber gazına karşı sirke taşıyanlar sebebiyle ‘Sirke Devrimi’ diye anılan protestoların ardından Cuiaba, Recife ve Joao Pessoa dahil pek çok kentte ulaşım ücretleri düşürüldü.

Futbol aşkı buraya kadar

21 yıl diktatörlükle yönetildikten sonra 1985’te demokrasiye geçen Brezilya’da, 1992’de dönemin Devlet Başkanı Fernando Collor de Mello’nun yargılanması talebiyle gerçekleştirilen eylemler heyecan yarattı. Kongre çatısına çıkan protestoculardan 24 yaşındaki işadamı Bruno Pastan “Bazıları, Brezilya’nın futbol için her şeye katlanacağını, halkın sadece futbol için yaşadığını düşünüyordu. Ancak bu eylemler, ölü bir halk olmadığımızı göstermek için ilk adımdı” dedi. Bir eylemci de “Hükümetin uyanması için halkın ayaklanması gerekiyordu. Bugün ayaktayız. Yarın da ayakta olacağız” ifadelerini kullandı. Eylemciler spor tesisleri için 15 milyar dolar harcanırken eğitim ve sağlığa yatırım yapılmamasına tepkili. Bir eylemci, “Çocuğunuz hastalanırsa, onu stadyuma götürün” diye slogan atarken, bir diğeri “Çok güzel statlarımız var ama benim hâlâ bir sağlık sigortam yok” dedi. 16 yaşındaki oğluyla Sao Paulo’daki gösterilere katılan eylemci Maria Cardoso ise şunları söyledi: “İyi okullar yok. Hastanelerimiz korkunç. Yolsuzluk yaygın. Vergiler bizi öldürdü. Ama yine de işe gitmek zorundayız, hem de sokaktaki şiddet yüzünden eve canlı dönüp dönemeyeceğimizi bilmeden. Ancak bu eylemlerle tarih yazdık ve artık buna katlanmayacağımızın anlaşılmasını sağladık.” 41 yaşındaki memur Maria do Freitas ise katılmasa da eylemlerden heyecanladıdığını söyledi: “Sokaklara inmeyeli epey olmuştu. Ağır vergiye karşı hizmetler çok kötü. Devlet hastaneleri ve okullar kötü, toplu ulaşım ise korkunç” dedi. Hulk lakaplı futbolcu Givanildo Vieira de Souza, “Protestoları izlerken sanki onların arasındaymış gibi hissettim” derken, iki futbolcu daha destek mesajları yayımladı.

Ordu devreye girdi

Dilma Rousseff’in yatıştırıcı açıklamalarına karşın sokağın tansiyonu düşmeyince hükümet orduyu devreye soktu. Konfederasyon Kupası maçlarının yapıldığı başkent Brasilia’nın yanı sıra Rio de Janeiro, Minas Gerais, Bahia ve Ceara’ya asker sevk edildi. Rio de Janeiro ve Minas Gerais’te eylemler sürerken özellikle Sao Paulo’da çatışmalar yaşandı. Belediye Başkanı Fernando Haddad’ın ofisi önünde arbede çıktı. Öğrenciler kapıyı kırmaya çalıştı, taşlarla camlar kırıldı ve bir araç yakıldı. Polis memurları bina içine sığındı, bir polis göstericilere katıldı. Bir karakol ateşe verildi.

Yeni orta sınıfın isyanı

Brezilya’da son 2 yıldır enflasyonun arttığını ve büyümede gerileme yaşandığını belirten uzmanlar, örgütsüz olan eylemleri ‘yeni orta sınıfın yolsuzluk, zayıf sosyal güvenlik ve bürokrasiye tepkilerine’ bağladı. Datafolha’nın anketi, Sao Paulo’da eylemcilerin herhangi bir siyasi örgütle bağlantısı olmadığını ve yüzde 75’inin ilk kez bir eyleme katıldığını gösterdi. Brasilia Üniversitesi’nden Virgilio Caixeta, eylemcilerin hiçbir ayrım gözetmeksizin siyasi partiler ve dernekleri eleştirdiğine dikkat çekti: “Tepkiler zaten sorunları çözmeyen siyasi partilere yönelik.” Ekonomist Andre Perfeito ise son 10 yılda orta sınıfa 40 milyon kişinin dahil olduğunu ve bunun da nüfusun yarısından fazla olduğunu vurguladı: “Yeni bir sosyal sınıfın yükselişiyle kendini gösteren derin bir sosyal değişim var.” Campinas Üniversitesi’nden Ricardo Antunes ise kredi kullanımının tüketici harcamalarında patlamaya yol açtığını ve eğitim seviyesinin önemli ölçüde arttığını belirtti: “Mevcut durum yıllardır maaş zammı ve istihdamla dengelenip telafi ediliyordu. Ancak artık sınıra dayanıldı. Spor organizasyonları, bu birikmiş öfkenin taşıyıcısı oldu.”