'Suriye'deki kriz gösterdi ki BM'de köklü değişim şart'

'Suriye'deki kriz gösterdi ki BM'de köklü değişim şart'
'Suriye'deki kriz gösterdi ki BM'de köklü değişim şart'
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

KİEV - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM sistemi nedeniyle uluslararası toplumun Suriye konusunda gereken adımları atamadığına dikkat çekerek, bu durumun Suriye rejiminin kendini güvende hissetmesine ve politikalarını sürdürmesine imkân verdiğini söyledi. Davutoğlu, BM’de herkeste bir suçluluk duygusu olduğuna işaret ederek buna yol açan BM sisteminin “Genel Kurulu’nun büyük çoğunlukla kabul ettiği kararların Güvenlik Konseyi’nde veto edilemeyeceği” bir şekilde değişmesini istedi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Büyükelçiler Konferansı’na katılan Davutoğlu, Kiev yolunda BM Genel Kurulu toplantılarında ortaya çıkan durumu anlattı.

Esad kendinden emin

BM’de ikili bir yapı ortaya çıktığını belirten Davutoğlu, “Bu yapı nedeniyle uluslararası toplum maalesef atması gereken adımları atmıyor ve her gecikme daha fazla ölüme neden oluyor. Rejim kendini güvende hissediyor. BM’nin bir karar alamayacağı intibası bile rejime şu ana dek sürdürdüğü politikayı devam ettirme imkânı veriyor. Ayrıca bölgesel olarak İran desteğini alması ve bölgesel desteğinin olması da takviye ediyor” dedi. BM’de herkeste bir suçluluk duygusu ya da bir şey yapamamış olmanın getirdiği bir psikolojik hava olduğunu anlatan Davutoğlu, “Umarım bu konuda ilerleme sağlanabilir. BM sisteminin, uluslararası toplumun bu derece acz içinde kalmasını, sistemi tartışmaya açan büyük bir zaaf olarak görüyorum” dedi. BMGK daimi üyelerinden birinin kararları veto edebildiği sistemin kabul edilebilir olmadığını söyleyen Davutoğlu, Suriye’deki durumdan etkilenen komşu ülkelerin hiçbirinin BMGK içinde olmadığına işaret edip ekledi: “Böyle bir GK yapılanmasının nasıl barış ve istikrar üreteceğini anlamak mümkün değil. Bu bizi karamsarlığa sevk ediyor.”

Fazlası Türkiye ’nin hakkı

Güçlünün haklı olduğu tezinin ahlaken tartışmalı olduğunu söyleyen Davutoğlu, “Buna başkaldırmış bir şekilde söylüyorum. Güçlü ile haklı arasında böyle bir ilişkiye karşıyız” dedi. BMGK’da veto hakkı olan 5 daimi üyenin en güçlü 5 ülkeyi temsil ettiğini söylemenin de artık zor olduğuna dikkat çeken Davutoğlu şöyle konuştu: “O zaman öyle bir yapı kurulsun ki BM Genel Kurulu’nda belli oyu alan kararlar GK’da veto edilemesin. Diyelim üçte iki ya da beşte üç. Bu uluslararası toplumun vicdanını yansıtır. 192 üyeli genel kurulda güç ve hak dengesi yönlendirilemez. Öyle olsa ( ABD ’nin tek başına veto ettiği) Filistin devleti tanınmıştı. (Rusya ve Çin’in vetosu nedeniyle yaşanan) Suriye konusundaki atalet ortadan kalkmış olurdu. Veto kalksın, olağanüstü durumlarda kullanılsın. Mesela daimi üye kavramını yok edip uzun dönemli üye kavramı getirilebilir. Genel kurul tarafından seçilen belli ülkeler daha uzun süre görev alabilir.” BMGK’nın 10 gündem maddesinin en az 8’inin Türkiye ile doğrudan, geri kalan ikisinin de dolaylı ilgili olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, böyle bir ortamda Türkiye’nin 20 yılda 50 yılda bir GK üyesi olmasının tuhaflığını vurguladı. Bu nedenle 6 yıl aradan sonra yeniden GK üyeliğine aday olduklarını söyleyen Davutoğlu, “Herkes şaşırdı. Ancak bu anlayışı yıkmak için bunu yaptık. Ortadoğu , barış süreci, Irak, Körfez, Kafkaslar, Balkanlar’la uğraşan biz, ama göstermelik üye olacağız. Bu sürdürülebilir değil” diye konuştu.