Suriyeli Hıristiyanlardan birleşme çağrısı

Suriyeli Hıristiyanlardan birleşme çağrısı
Suriyeli Hıristiyanlardan birleşme çağrısı

Humus ta Özgür Suriye Ordusu nun bir üyesi, 25 Haziran da bir kiliseye düzenlenen saldırı sonrası elinde haçla böyle poz vermişti.

Süryani, Keldani ve Asuriler Suriye'de İslamcı bir yönetim kurulmasının Hıristiyanlar için felaket olacağı uyarısı yaptı.

VERCİHAN ZİFLİOĞLU / HDN

Suriye dışındaki Süryani, Keldani ve Asurilerden oluşan bir grup aydın, hazırladıkları bildiriyle Beşşar Esad sonrası oluşabilecek ‘İslamcı’ bir oluşumun tüm bölge Hıristiyanları için felaket olacağını vurgulayıp, Hıristiyanlara birlik çağrısı yaptı. Suriye’deki sıcak gelişmeler üzerine aydınlar Türkçe, Süryanice, İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinde bir bildiri yayımladı. ABD , İsveç, İsviçre, Almanya, Hollanda ve Türkiye dahil farklı ülkelerden Hıristiyanların desteklediği bildiride aydınlar, Baas rejimini, Hıristiyanları meşru haklarından mahrum ettiği için desteklemediklerini belirterek “Ancak Suriye’deki Baas diktatörlüğüne karşı ilk başlarda demokratik olarak başlayan muhalefet zamanla büyük ölçüde dış destekle İslamcı bir eğilime dönüştü” dedi. 

Federasyon talebi
Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ı İslamcı harekete silah ve maddi destek vermekle suçlayan aydınlar “İslamcı, El Kaideci, Selefist, Müslüman Kardeşler’den oluşturulacak bir iktidar Suriye’de halkımıza ve Ortadoğu ’daki tüm Hıristiyanlara bir felaket olacaktır. Halkımız, uzun ve trajik tarihinde Allahüekber ve salavat nidaları ile defalarca katliamlara ve soykırımlara uğramıştır” ifadelerini kullandı. Bildiride ‘işgal, tampon bölge ve benzer girişimler’ protesto edildi. Hıristiyan nüfusu Suriye’nin yüzde 10’nu oluşturuyor. Bildirinin öncülerinden Brüksel merkezli Süryani televizyonu Suryoyo’nun siyasi yorumcusu Adnan Challma, HDN’ye şu değerlendirmeyi yaptı: “Hıristiyanlar neden Ortadoğuda bir ülke kurmasın. Federatif bir yapılanmanın gerekliliği derinden hissediliyor. Sınırları biz çizmedik, sınırlar çizilirken halkımız bölündü, bizim kalbimiz ve beynimizdeki sınırlar çok farklı.”