Suriyeli muhaliflerin sözcüsü: Türkiye tampon bölge sağlamalı

Suriyeli muhaliflerin sözcüsü: Türkiye tampon bölge sağlamalı
Suriyeli muhaliflerin sözcüsü: Türkiye tampon bölge sağlamalı
Suriye Ulusal Konseyi Sözcüsü Abdullah Türkmeni 'Biz kesinlikle Türkiye'nin Suriye sınırları içerisinde halkın güvenliğini sağlamak amacıyla tampon bölge sağlamasını istiyoruz' dedi.

BURSA - Bursa'da, Genç Siviller Platformu tarafından, Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde (AKKM), Suriyeli muhaliflerin katılımıyla düzenlenen “Sıradan Kahramanların Sıra Dışı Öyküleri” konulu panele katılan Türkmeni Suriye'deki gelişmeleri değerlendirdi.

Kofi Annan planı üzerinde konuşulduğunu, bu plana göre Suriye'nin kendi güçlerini çekmesi, halka yönelik şiddeti ve zulmü durdurması gerektiğini belirten Türkmeni, “Suriye yönetiminin plana uymadığını, zulme ve öldürmeye devam ettiğini, barışçıl amaçlı gösterilere izin vermediğini” ileri sürdü.

Türkmeni, BM ve Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın da açıklamaları arasında mevcut yönetimin uyacağı 6 ilke konusundaki şüphelerini dile getirdiğini kaydederek, Annan'ın “En azından güvenli geçişler oluşturulsun ki mazlum Suriye halkına insani yardımlar ulaşsın” talebinde bulunduğunu hatırlattı.

Abdullah Türkmeni, “Genel olarak Türkiye , bizim çok değer verdiğimiz ve ağırlığı bulunan bir komşumuzdur. Şimdiye kadar genel olarak Türkiye'nin Suriye olaylarına karşı takındığı tavrı iyi ve olumlu olarak görüyoruz. Bunun daha somutlaşmasını, etkin bir hale gelmesini talep ediyoruz. Türkiye'nin Suriye mültecilerine kucak açması, onları barındırması elbette ki Türkiye'yi minnet duygusuyla anmamızı ve çok derin teşekkürlerimizi sunmamızı gerektiriyor” diye konuştu.

TAMPON BÖLGE TALEBİ
Türkiye'den 3 somut istekleri bulunduğunu kaydeden Türkmeni, taleplerini şöyle sıraladı:

“Biz kesinlikle Türkiye'nin Suriye sınırları içerisinde halkın güvenliğini sağlamak amacıyla tampon bölge sağlamasını istiyoruz. Özgür, hür Suriye askerine teçhizatında ya da lojistik destekte kolaylık sağlamasını istiyoruz. Suriyelilere insani yardımların ulaşabileceği güvenlik kanallarının kurulmasını istiyoruz. Suriye'nin Türkiye topraklarına taarruz ateşleri açması, bu söylediğimiz 3 şey hususunda Türkiye'nin adım atmasına gerekçe sunuyor.”

“MUHATABIMIZ, BARBAR BİR REJİM”
Humuslu aktivistlerden Midia Daghstani ise Humus'un hareketin başladığı ilk şehirlerden biri olduğunu ve geçen yılın mart ayında ilk defa Humus'ta halkın Beşşar Esed'in fotoğrafını yırtma cesareti gösterdiğini söyledi.

Daghstani, tavizsiz duruşundan dolayı Humus şehrinin, mevcut yönetim için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, “Şu anda da rejimin şöyle bir düşüncesi var. Eğer ben krizi Humus'ta çözebilirsem, diğer şehirlerde de krizi çok daha basit ve kolay bir şekilde çözebilirim. Bu yüzden neye mal olursa olsun, oradaki krizi, yani oradaki ayaklanmayı bitirmeyi kafasına koymuş durumda” diye konuştu.

Yüzlerce ölü, yıkılan binlerce ev ve yerinden yurdundan memleketinden edilen yüz binlerce insanın bulunduğunu anlatan Daghstani, şunları kaydetti:

“Bir mahalle yıkıldığında halk diğer mahalleye geçiyor. Daha sonra yıkım sırası o mahalleye geliyor. Yani insanlık durumu, insanların şu anda ki durumları çok kötü. Halk şu anda orada evlerinde oturamıyor. Gerek yıkıldığı, gerekse güvenlik kaygısından dolayı evlerine giremiyor. Bu yüzden camilerde kiliselerde ve okullarda ikamet ediliyor. Muhatabı olduğumuz rejim, hiçbir ahlaki ilkeyi gözetmeyen barbar bir rejim, vahşi bir rejim. Bu yüzden açıkçası dış müdahale olmadan, meselenin Suriye'nin içinde çözülmesi konusunda benim şüphelerim var. Yani oradaki halkı korumak için belki de bizim ilk beklentimiz Suriye rejiminin değilde Birleşmiş Milletler gözetimcilerinin oraya gönderilmesidir.” (aa)