'Suriye'nin bölünmezliği kırmızı çizgimizdir'

'Suriye'nin bölünmezliği kırmızı çizgimizdir'
'Suriye'nin bölünmezliği kırmızı çizgimizdir'

Roma'daki 'Suriye'nin Dostları' toplantısında Muaz el-Hatib, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu Başkanı Muaz el-Hatib, "Suriye'nin bölünmezliği kırmızı çizgimizdir. Siyasi çözüm koalisyonun koyduğu 8 madde çerçevesinde olmalıdır. Esad gitmeden diyalog olamaz" dedi.

ROMA – Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu Başkanı Muaz el-Hatib, “Biz Müslüman savaşçılar olduğumuzu söylemekten çekinmiyoruz” dedi. Toplantının ardından ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Muaz el-Hatib'in ortak basın toplantısı sırasında, ismi öğrenilemeyen bir kadın protesto eylemi yaptı. 'Suriye Dostu' olarak bilinen ülkeleri teröristlere destek vermekle suçlayan bir döviz açan kadın ikiliyi protesto etti.

İtalya'nın başkenti Roma'daki “Suriye Halkının Dostları Grubu” toplantısında konuşan Hatip, “Biz Müslüman savaşçılar olduğumuzu söylemekten çekinmiyoruz. Bizim İslamımız, onuruyla yaşamak, adalet ve barış içindir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında SMDK'nın “Suriye Halkının Dostları Grubu”ndan istediklerine değinen Hatib, “BM anlaşmasının 7'inci maddesi çerçevesinde Suriye'ye güvenli yardım koridoru açılmasını, Suriye halkının kendini savunması için gereken her şeyin verilmesini, Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) silah ambargosunun kaldırılmasını ve eski anlaşmalar bahane edilerek rejimin silah temininin artık durdurulmasını istiyoruz. Öte yandan Suriye vatandaşlarının pasaport işlemlerinin kolaylaştırılmasını ve Suriyeli mültecilerin desteklenmesini istiyoruz” diye konuştu.

Suriye rejimine diyalog çağrısına bulunmasına ilişkin olarak Hatib, “Beşar Esed'in bir kere de olsa insanca bir tavır sergileyeceğini düşünmüştüm” ifadesini kullandı.

Hatib konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Suriye'nin bölünmezliği kırmızı çizgimizdir. Siyasi çözüm koalisyonun koyduğu 8 madde çerçevesinde olmalıdır. Beşşar Esad gitmeden ve güvenlik birimleri çekilmeden diyalog olamaz. Önümüze bizi bıktıran, 'terör, kimyasal silahlar ve azınlıkların geleceği' konularıyla geliniyor. Terör, Esad rejiminin şu an halkına uyguladığı şeydir. Kimyasal silahlara gelince, Esad rejiminin halkına uyguladığı yıkım, tüm kimyasal silahların yapabileceği tahribattan daha fazladır. Azınlıklar konusunda ise rejim, onların haklarını koruyacağını söylüyor, ama Lübnan'a gidip işgal sırasında Esad rejiminin azınlıklara neler yaptığını kendi gözlerinizle görün.”

BM antlaşmasının 7'inci maddesi, Suriye hükümetinin ağır silahlarını şehir merkezlerinin dışına çekmemesi durumunda BM ülkelerine silahlı müdahale hakkı tanıyor.

AA