Tayland'da yeni bir rota Krabi

Tayland'da yeni bir rota Krabi
Tayland'da yeni bir rota Krabi
Tayland'da çılgın eğlence ve alışveriş hayatıyla turist istilasına uğramış Phuket'ten sonra yeni bir destinasyon var artık: Krabi. Rengârenk balıklarla yüzüp mavi yengeçlerin izini sürmek isterseniz işte size yepyeni bir fırsat.
Haber: VEDAT ATASOY / Arşivi

Benim için gelişmiş ülke , hammaddeye sahip olan değil, onu işleyerek işe yarayan bir ürün haline getirecek teknolojiye sahip olandır. Bunun için de Ar-Ge (Araştırma-Geliştirme) çalışmaları gereklidir. Bir ülkenin gelişmişlik seviyesini öğrenmek için Ar-Ge’ye harcadığı zamana ve paraya bakmanız yeterli.
Türkiye , Ar-Ge çalışmalarında maalesef çok gerilerde. Birçok büyük firma, yasal olarak yapılması şart olan Ar-Ge çalışmalarını yalan aktivitelerle geçiştiriyor. Bu da üreten, kendine ait politikası olan kurumlar yerine, dışarıya hem teknoloji hem de yaklaşım olarak bağlı bir toplum olma halini meydana getiriyor. Fakat bu çalışmaların sadece teknoloji değil, her alanda yapılması lazım. Bu alanlardan biri de turizm. ‘Sürdürülebilir turizm’ anlayışıyla kaynaklara asgari zarar vererek azami kazanç sağlamanın tek yolu, önceden yapılmış plan, çalışma ve düzenlemeler. 

Bu hafta Türkiye’de bu çerçevede yapılan araştırmalardan birine katıldım. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nin (TÜRSAB) organize ettiği çalışmada, Türkiye’nin turizm ilişkisi kurduğu ülkelere gidilerek, o ülkenin yöneticileri ve turizmcileriyle tanışma ve araştırma yapılması sağlanıyor. Projenin ana hedefi, Türk turizmini uluslararası standartlara ulaştırmak. İki ülke turizmcilerini bir araya getiren proje, diğer ülkelerin turizm anlayışını kavramak ve Türkiye turizminin gelişmesi açısından önemli. TÜRSAB’ın projedeki en büyük destekçisi de Türk Hava Yolları (THY). Bunu bir sivil toplum kuruluşunun organize etmesi ise diğer meslek örgütlerine örnek olmalı. 

Sükûnet içinde bir cennet 
Daha önce 24 kez yapılan organizasyonda bu seferki rota Tayland’dı. Güneydoğu Asya’nın bu egzotik ülkesiyle Türkiye’nin ilişkisi tek taraflı. Türkiye’ye yılda çok az miktarda Taylandlı gitmesine rağmen, bizden gidiş sayısı yılda resmi rakamlara göre yaklaşık 50 bin. Bunun en büyük sebebi, Tayland’a uyguladığımız vize. Bu vize yakın bir tarihte kalkacak. Fakat dünya üzerindeki algısı giderek güçlenen Türkiye’ye ne kadar önem verildiğini, bu gezi sırasında anladık. Türk seyahat acentelerinin bulunduğu kafileye Krabi, Phuket ve Bangkok’taki turizm organizasyonlarının tanıtımı yapıldı.
Gezi, 9 saatlik, uzun ama konforlu bir uçuşla başladı. Ardından Bangkok Havaalanı üzerinden transit uçuşla Krabi’ye ulaştık. Taylandlıların özellikle tanıtmak istediği Krabi, ülkenin güneyindeki yemyeşil tropikal ormanların içinde ve birçok küçük adaya sahip ama Phuket kadar gözde olmayan bir şehir. Krabi güzel otelleri, zengin doğası ve muhteşem adalarıyla karşıladı bizi. Plansız birçok bina ve kalitesiz ürünlerin satıldığı mağazalarla dolu merkezine inat, adaları tertemiz. Diğer bölgelere göre nispeten daha az turist gelmesi sebebiyle tıklım tıkış tatil anlayışından farklı, sakin ve huzurlu bir yer. Sahilden kalkan teknelerle yapılan turlar keyifli, kolay ve ucuz.
Fakat beni en çok etkileyen yer, arkasında bir milli park barındıran Centera Grand Oteli’ydi. Tertemiz kumsalına, ormanın içine gizlenmiş bungalovlarına bayıldım. Bembeyaz kumlara sahip olmasından ötürü turkuvaz rengine bürünmüş denizi ise binbir renkteki balıkların istilasına uğramış. 4-5 metre derinlikte herkesin görebileceği balıklarla birlikte yüzmek bambaşka bir deneyim. 

DiCaprio’nun ‘Beach’i 
Denizin yanı sıra kalabalık ve eğlenceli bir tatil de isterseniz şayet, gideceğiniz adres Phuket. Tayland’ın bu gözde şehri 7 gün 24 saat yaşıyor. Leonardo DiCaprio’nun oynadığı ve sırt çantalı turizm anlayışının dünyada patlamasına yol açan ‘Beach’ filminin çekildiği Phuket’te, artık filmdeki gibi bakir koylar bulmak imkânsız. Marinadan kalkan teknelerle ulaşılan yüzlerce ada var. Krabi’nin sakin ve temiz deniziyle kıyaslandığında, kalabalıkların doğaya nasıl zarar verdiğini daha iyi anlıyorsunuz. Zira filmde herkesi kendine hayran bırakan bembeyaz kumsal, turistlerin istilasına uğramış. Kıyıdaki onlarca tekne ve insanların atıkları yüzünden deniz artık turkuvaz değil. Herkesin merak ettiği kumsalda biraz kalıp sakin koylara yelken açtık.
Phuket bir yandan büyük otelleri, spa merkezleri, eğlence parkları, pahalı lokantalarıyla lüks tatil imkânı sunarken, diğer yandan ucuz tatil seçenekleri de sunuyor. Gece hayatı zaten efsane! Her türlü eğlence anlayışını barındıran Phuket’te, gün ağarana dek eğlenmek mümkün. 

Gezinin son durağı ise Tayland’ın en kalabalık şehri Bangkok. Sarayları ve tapınaklarıyla dünyanın en zengin kişisi olan Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej’in bu görkemli başkentine hayran kalmamak imkânsız. Sadece 20 saat kaldığımız Bangkok’ta, herkesin sözünü ettiği çılgın gece hayatını görmedik ama çılgın alışveriş hayatını gördük. Binlerce turistin ve Taylandlının akınına uğrayan bu yerlerde aklınıza gelebilecek tüm ürünleri bulmak hem de çok ucuza bulmak mümkün.
Türk seyahat acenteleri ve Tayland Turizm Tanıtım Ofisi yöneticileriyle yaptığımız geziyle, hem turizm ve Tayland hakkında birçok bilgi edindim hem de acentelerin sorunlarını anlama fırsatı buldum. TÜRSAB’ın bu projesi beni gelecek için umutlandırdı. Zira bu kadar bilinçli turizmcilere sahip bir ülke olarak, doğru turizm politikaları uygulamanın, eskinin içe dönük politikaları yerine Ar-Ge çalışmalarıyla evrensel bakış açısını geliştirmenin ve ‘sürdürülebilir turizm’ anlayışını temel almanın zamanı geldi de geçiyor bile.

Mavi yengeçleri suya bırakmak
Krabi’de hayatım boyunca unutamayacağım an, davet edildiğimiz ‘Mavi Yengeçlerin Suya Bırakılması’ organizasyonuydu. Tayland’da çok tüketilen yengeçlerin neslini korumayı amaçlayan etkinliğe yüzlerce kişi katıldı. Özellikle yabancı katılımcıların çokluğu dikkatimi çekti. Sebebini, Sheraton Krabi Oteli’nde etkinlik kapsamında verilen yemekte anladım. Biraz önce kurtulması için çabaladığımız mavi yengeçler, sofranın en önemli yemeğiydi. Ne yaparsanız yapın, Taylandlılar mavi yengeç yemekten vazgeçmeyecek.

‘Amacımız 5 yılda 60 ülke’
BAŞARAN ULUSOY (TURSAB BAŞKANI) 
TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, bu projenin hayata geçmesi için çok uğraşmış. Ulusoy, “Proje üyelerinin kendilerini geliştirmesi, evrensel turizm anlayışını kavraması için çok önemli. Amacımız, 5 yılda 60 ülkeyi ziyaret etmek ve onlarla yüz yüze turizm ilişkileri kurmak. Ancak proje muhtemelen planlanan 60 ülkeyi de aşacak. Zira gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik, yurtdışında oldukça ses getirdi. Birçok ülkenin davetini alıyoruz. Bu da Türk turizminin dünyadaki yükselen gücünün önemli bir göstergesi” diyor.