Tehdit değiliz müzakereye hazırız

Tehdit değiliz müzakereye hazırız
Tehdit değiliz müzakereye hazırız
İran lideri Ruhani ılımlı mesajlarına BM kürsüsünde de devam edip "Tahran dünyaya bir tehdit değil. Nükleer program konusunda müzakerelere hazırız" dedi.

İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani önceki gün BM Genel Kurulu’nda ülkesinin nükleer programı konusunda ‘karşılıklı güven oluşturup karşılıklı belirsizlikleri yok etmek için bir takvim çerçevesinde ve sonuç odaklı müzakerelere başlamaya hazır olduğunu’ söyledi. Reform vaadiyle iktidara gelişinden beri Batı’ya verdiği ılımlı mesajları, uluslararası kamuoyu önüne çıktığı bu ilk platformda da pekiştiren Ruhani, ‘dünyaya karşı herhangi bir İran tehdidi’ olmadığını vurguladı. ‘İran tehdidi propagandasının hayali olduğunu’ belirten Ruhani ‘barışa ulaşılabileceğini’ ancak uluslararası toplumun da Tahran’ın uranyum zenginleştirme hakkını tanıması gerektiğini belirtti: “İran ne bölgesi ne de dünya için bir tehdit oluşturuyor. İran’ın güvenlik ve savunma doktrininde nükleer silah ya da diğer kitle imha silahlarının yeri yok. Bu dini inançlarımıza ve ahlaki yargılarımıza ters. Ulusal çıkarlarımız, İran’ın nükleer programıyla ilgili makul kaygıları gidermemizi gerektiriyor. Bununla birlikte bazı aktörlerin militarizmi ve Batı değerlerinin genelleştirilmesi küresel güvenlik açısından gerçek tehlikeyi oluşturmaktadır.” Ruhani, Batı’nın İran’a uyguladığı ‘zorbaca ve aptalca’ yaptırımların da ‘siyasileri ya da seçkinleri değil sıradan insanları etkilediğine’ dikkat çekip bunları ‘Saddam iktidardayken Irak’a uygulanan ambargolara’ benzetti. İran lideri, ABD Başkanı Barack Obama’nın BM’deki konuşmasını da ‘çok dikkatli dinlediğini’ belirtti. Ruhani, “Washington savaş kışkırtıcılarına teslim olmazsa, ABD ve İran farklılıklarını yönetebilmek için bir çerçeve oluşturabilir” ifadelerini kullandı.
İran lideri, Suriye konusunda da ‘askeri çözüm olmadığını’ savundu. Şam’ın kimyasal silahlarının uluslararası denetim altına alınması yönündeki adımı da öven Ruhani, “Suriye’nin Kimyasal Silah Sözleşmesi’ni kabulünü memnuniyetle karşılıyoruz. Çağımızda, nükleer silahlar ve diğer kitle imha silahlarına yer yok” dedi.

Siyonist rejim demedi

Ruhani konuşmasında İsrail’in adını ise ismen hiç anmadı. Ancak İsrail’e yönelik başta Ahmedinejad olmak üzere İranlı siyasilerin alışıldık ‘Siyonist rejim’ ifadesini kullanmaması da ‘ılımlı bir tavır’ olarak yorumlandı.
Öte yandan Ruhani’nin, Batı tarafından ‘memnuniyetle karşılanan yeni tonu’, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya ise yeterli gelmedi.
İsrail Başbakanlığı tarafından yayımlanan açıklamasında Netanyahu, Ruhani’nin BM konuşmasını “Beklendiği gibi ikiyüzlülüklerle dolu alaycı bir konuşma” diye niteledi: “İran güçleri, Suriye’deki masum sivillere karşı büyük ölçekli katliamlara katılırken, Ruhani insan haklarından bahsediyor. Ruhani terörü kınadığını söylüyor ancak İran rejimi, onlarca ülkede teröre başvuruyor. İran balistik füzelere ve yeraltındaki nükleer tesislere sadece elektrik üretimi için yatırım yapmadı. Ruhani’nin konuşmasında, hem İran’ın nükleer programının sona erdirilmesi için uygulanabilir önerilerin hem de BM Güvenlik Konseyi kararlarına tam riayet sözünün yer almaması tesadüf değil. İran’ın stratejisi tam da bu: Nükleer silah elde etme yeteneğini geliştirmek için konuşmak ve zamana oynamak. Ruhani de bunu çok iyi biliyor. Uluslararası toplum İran’ı sözleri ile değil eylemleri ile test etmeli. İran’ın uzlaşmacı sözleri şeffaf ve doğrulanabilir bir eylemle eşleşmeli.”
Samimi diplomatik çözüme İsrail’in de hazır olduğunu ancak İran’ın yatıştırıcı sözler ve sembolik eylemlerle bomba edinme yolunda devam edebileceğini düşündüğünü savunan Netanyahu, “Kuzey Kore gibi İran da kozmetik tavizler aracılığıyla nükleer kabiliyetini koruyarak yaptırımları kaldırmaya çalışacaktır. Yarım tedbirlere aldanmayacağız” dedi.

‘Yahudi soykırımı insanlığa karşı suçlar arasında’

Ruhani, CNN’e demecinde ‘Yahudi Soykırımı’nı ‘insanlığa karşı suçlar’ arasında saydı. Ünlü haberci Christiane Amanpour’a konuşan Ruhani, selefi Ahmedinejad’ın ‘Holocaust’u tanımadığına’ sözlerine dair yorumu sorulunca şöyle dedi: “Önceden de söyledim: Tarihçi değilim, Holocaust’un farklı boyutları konusunda düşünmek tarihçilerin işi. Ancak genel olarak şunu söyleyebilirim: Tarih boyunca insanlığa karşı işlenmiş tüm suçlar; Nazilerin savaşta Yahudilere yaptığı dahil kınanmalı. Naziler Yahudilere karşı hangi suçu işlemişse bunu kınıyoruz. Yahudi, Hıristiyan ya da Müslüman olsun, birinin canına kastetmek, bizim için aynı.” Ancak Ruhani, ‘bu tip bir suçun başkalarının topraklarını gasp ya da işgali meşrulaştırmayacağını’ da vurgulayıp İsrail’in Filistin işgalini eleştirmekten de geri durmadı ve “Bu da aynı şekilde kınanmalı” dedi. Ruhani, ayrıca ‘İran halkının dünyayla yeni ilişki dönemi’ istediğini de vurguladı. Amerikan halkına İngilizce olarak seslendi: “ABD halkına şunu söylemek istiyorum: İran halkından size barış ve dostluk getirdim.”
Ancak tıpkı BM konşması gibi Ruhani’nin bu demeci de İsrail’e ‘yetmedi.’ İstihbarat Bakanı Yuval Steinitz, “Ruhani’nin Holocaust’u reddetmediği doğru. Ancak selefi Ahmedinejad ve diğer İran liderleri gibi Holocaust’u inkâr edenleri kınamadı” eleştirisi yaptı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Zeev Elkin de, “Aydın ve kültürlü kabul edilmek için sadece Holocaust’un yaşandığını kabul yeterli mi? Holocaust’u inkar eden İran’ın dini liderleri de hâlâ görevdeyken” dedi.

‘Ruhani-Obama görüşmesini alkol engelledi’

BM zirvesinde en çok merak edilen konu olan Obama-Ruhani görüşmesi ihtimali gerçekleşmedi. Üst düzey ABD’li bir yetkili “İranlılara hem kamuoyu önünde hem özel toplantılarda BM Genel Kurulu toplantıları çerçevesinde, ikili görüşmelere değil gayri resmi istişarelere açık olduğumuzu söyledik. Eğer fırsat ortaya çıkarsa, iki liderin görüşebileceğini söyledik. Ancak ülkelerindeki şu zamanki dinamik düşünüldüğünde, İranlılara bu aşamada bunu yapmanın karmaşık geldiği açıktı” dedi. Uzmanlar, ‘İran kamuoyunun hazır olmaması’ sebebiyle Tahran’ın görüşmeyi reddettiği yorumu yaptı. Ancak İran devlet medyasında, ikilinin BM Genel Sekreteri Ban’ın verdiği öğle yemeğinde bir araya gelmemesine dair farklı bir iddia vardı. Ruhani’nin alkollü içki servis edildiği için yemeğe katılmadığı öne sürüldü. Bu arada ABD’nin ilk kez bu sene, Ruhani’yi oturum salonundan ayrılarak boykot eden müttefiki İsrail’in bu protestosuna katılmaması dikkat çekti.
Bu arada İran basını Obama’nın ‘ABD’nin geçmiş hatalarını kabul ettiği’ BM konuşmasını memnuniyetle karşıladı. Muhafazakâr medya ‘ABD’nin İran’a teslim oluşu’, reformcu medya ise ‘ikili diyaloğun başlangıcı’ yorumunu yaptı.

Batı ile ilk temas Hollande’la

Obama ile bir araya gelemeyen Ruhani’nin görüştüğü ilk Batılı lider Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande oldu. 40 dakika süren görüşme sonrası açıklama yapan Ruhani, iki ülke ilişkileri için ‘iyi bir gelecek’ temennisinde bulundu.