Tehlikeli vaat kritik uyarı

Tehlikeli vaat kritik uyarı
Tehlikeli vaat kritik uyarı
ABD'de Cumhuriyetçi başkan adayı Romney "Seçilirsem Suriyeli muhalifleri silahlandıracağım" derken Ban taraflara silah temin eden ülkeleri uyardı.
Haber: WASHINGTON / AP-REUTERS / Arşivi

ABD ’de Cumhuriyetçi başkan adayı Mitt Romney ‘ABD’nin Ortadoğu ’daki düşmanlarını yenmek için Suriyeli muhalifleri silahlandıracağını’ vaat ederken BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ‘taraflara silah tedarik eden ülkelerden siyasi çözüme yönelmelerini’ istedi. Virginia Ordu Enstitüsü’nde takip edeceği dış politikayı açıklayan Romney “Seçilirsem Suriyeli muhalifleri silahlandıracağım” ifadelerini kullandı. Romney, Başkan Barack Obama’yı ‘pasiflikle’ suçlarken ‘ABD muhalifleri silahlandırmalı’ tezini şöyle gerekçelendirdi: “Suriye lideri Beşşar Esad muhaliflerle tank, helikopter ve savaş uçaklarıyla mücadele ediyor. Muhalifler de ağır silahlara ihtiyaç duyuyor. İran da, Esad’ın devrilmesinin kendileri için stratejik bir yenilgi olacağını bildiği için Şam rejimine silah gönderiyor. Uluslararası ortaklarımızla muhalifleri desteklemek ve İran’ı yenilgiye uğratmak için en az onlar kadar çalışmalıyız.”
Romney, Obama’yı 2008’deki seçim sloganı olan ‘umut’a atfen şu eleştiriyi yöneltti: “Başkan’ın ABD’yle müttefik olacak, daha güvenli, daha özgür ve daha refah içinde bir Ortadoğu umut ettiğini biliyorum. Bu umudu paylaşıyorum ama umut bir strateji değildir. Sözlerimiz, icraatlarımızla desteklenmezse, Ortadoğu’daki dostlarımıza arka çıkmayı ve düşmanlarımızı yenmeyi başaramayız.”

‘Silah akışı durmalı’
Strasbourg’daki ‘ Dünya Demokrasi Forumu’nun açılışında konuşan Ban ise Türkiye -Suriye sınırındaki karşılıklı top atışını ‘çok tehlikeli’ diye nitelerken, hükümet güçleri ve muhaliflere silah tedarikinden ‘derin kaygı duyduğunu’ söyledi. Ban, “Silah sağlayan ülkelerden, bir kez daha buna son vermelerini istiyorum. Askeri çatışma, işleri daha da kötüleştirir. Krizden çıkışın tek yolu şiddetten vazgeçerek siyasi çözüme yönelik girişimlerin başlatılmasıdır” dedi.

Bölgesel facia
Suriye’deki çatışmaları ‘küresel çapta dallanıp budaklanan bölgesel bir facia’ olarak nitelendiren Ban, “Suriye’deki durum önemli ölçüde kötüleşti. Suriye-Türkiye sınırındaki zıtlaşmanın kızışması ve krizin Lübnan’a etkisi son derece tehlikeli” dedi. Genel Sekreter, Esad’a da ‘çok geç olmadan halkına kulak vermesi’ çağrısı yaparak “Amacımız halkın meşru isteklerini karşılayan güvenilir bir siyasi geçiş için elverişli koşullar yaratmak ve tüm Suriyeliler için aynı hakları güvence altına almaktır” dedi. Ban ‘yaklaşan kış nedeniyle 300 binden fazla mülteci için daha fazla yardım’ istedi.

Zuabi: Şam’a vali atama dönemi geçti
Suriye Enformasyon Bakanı Umran Zuabi, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Beşşar Esad yerine yardımcısı Faruk el Şara’nın geçiş sürecini yönetmesi önerisine tepki gösterdi. Davutoğlu’nun sözlerini ‘kafa karışıklığı ve gaf’ olarak niteleyen Zuabi, “Artık Osmanlı döneminde yaşamıyoruz. Türk Dışişleri Şam’a, Mekke’ye, Kahire’ye, Kudüs’e vali atamıyor” dedi. Türk hükümetinin halkının geleceğini mahvetmeyi bırakması gerektiğini söyleyen Zuabi, “Türk hükümetine iktidarı Türk halkının kabul edebileceği kişilere bırakmalarını tavsiye ediyorum” diye konuştu. Bu arada Suriye’den atılan top mermisi dün yine Hatay’ın Altınözü ilçesinde bir pamuk tarlasına düştü.

‘En kötü senaryo gerçekleşiyor’
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Suriye’de şu anda en kötü senaryoların gerçekleştiğini belirtti. Estonya Büyükelçisi Miko Haljas’ı kabul eden Gül, Suriye halkının acı çektiğini, bunun Türkiye’yi de etkilediğini dile getirdi: “Kaybettiğimiz vatandaşlarımız var. Böyle bir süreçte, hükümetimiz, Genelkurmay Başkanlığımız ile devamlı istişare içindeyiz. Ne gerekiyorsa anında yapılıyor ve yapılmaya da devam edecek. Durum böyle devam edemez. Eninde sonunda bir değişiklik, geçiş olacaktır. Ama bütün arzumuz daha çok kan dökülmeden ve Suriye kendini harabeye çevirmeden bunun olması ve uluslararası camianın da burada etkin davranması şarttır. ” Dün akşam saatlerinde Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de, kuvvet komutanları ile birlikte İskenderun’a giderek birliklerde kısa süreli inceleme yaptı.